Silopi’nin tam ortasından geçen Celal Deresi, yıllardır kentin en önemli çevre ve altyapı sorunlarından biri olarak karşımızda duruyor.
Bazen temizleniyor, çöpler alınıyor, dere yatağı bir süreliğine nefes alıyor. Fakat birkaç gün, birkaç hafta sonra aynı görüntü yeniden ortaya çıkıyor.
Çünkü mesele yalnızca derenin içindeki çöpü temizlemek değil.
Asıl mesele, o çöplerin ve atıkların neden tekrar tekrar dereye ulaştığını çözmek.
Bugün Celal Deresi; kanalizasyon atıklarının, mahallelerden taşınan çöplerin, çeşitli evsel atıkların ve yağmur sularıyla sürüklenen kirliliğin biriktiği bir alan haline gelmiş durumda. Kentin ortasından geçen bir derenin bu görüntüye sahip olması, yalnızca estetik açıdan değil, çevre ve halk sağlığı açısından da ciddi biçimde ele alınması gereken bir durumdur.
Günübirlik temizlik çözüm değildir
Bir derenin temizlenmesi elbette gereklidir. Ancak her yağmurdan, her temizlikten veya birkaç haftalık süreden sonra yeniden aynı noktaya dönülüyorsa burada bir hizmet eksikliğinden çok, sistem eksikliği vardır.
Bugün kepçeyle çöpü almak, yarın aynı çöpün yeniden dereye dolmasını engellemiyorsa yaptığımız şey temizlik değil, sorunu ertelemektir.
Celal Deresi'nin artık günübirlik müdahalelerle değil, kökten ve kalıcı bir projeyle ele alınması gerekiyor.
Bunun için öncelikle derenin tamamında kapsamlı bir inceleme yapılmalı. Kanalizasyon hatları tek tek kontrol edilmeli, dereye doğrudan veya dolaylı olarak atık su ulaşan noktalar tespit edilmeli ve gerekli altyapı çalışmaları bir an önce yapılmalıdır.
Mahallelerden gelen çöplerin dereye ulaşmasını önleyecek tedbirler alınmalı, dere kenarlarında gerekli düzenlemeler yapılmalı ve atıkların dere yatağına bırakılmasının önüne geçilmelidir.
Burada yalnızca bir kurumun yapacağı çalışmadan söz etmek de doğru değildir.
Peki sorumluluk kimde?
Celal Deresi konusunda “Bu iş belediyenin mi, DSİ'nin mi?” sorusu doğal olarak gündeme geliyor.
Aslında çözümün yolu kurumların birbirini işaret etmesinden değil, aynı masanın etrafında buluşmasından geçiyor.
Dere yatağı, taşkın kontrolü ve ilgili teknik çalışmalar bakımından Devlet Su İşleri'nin görev ve yetki alanına giren hususlar bulunurken; kanalizasyon, katı atık, temizlik, çevre düzenlemesi ve yerel altyapının önemli bölümleri belediyenin sorumluluk alanındadır.
Dolayısıyla vatandaş açısından kimin hangi maddeden sorumlu olduğu kadar önemli olan başka bir şey vardır:
Bu sorun çözülecek mi?
Vatandaşın beklediği, “DSİ yapacak”, “belediye yapacak” tartışması değildir.
Vatandaş temiz bir dere, sağlıklı bir çevre ve güvenli bir kent istiyor.
Bu nedenle Silopi Belediyesi, DSİ ve ilgili diğer kurumların bir araya gelerek Celal Deresi için ortak bir çalışma başlatması artık ertelenmemelidir.
Önce tespit, sonra proje, ardından kalıcı uygulama
Celal Deresi için günübirlik temizlik programı yerine kapsamlı bir “Celal Deresi Islah ve Çevre Düzenleme Projesi” hazırlanabilir.
Bu çalışma yalnızca dere yatağını temizlemekle sınırlı kalmamalı.
Dere boyunca kanalizasyon bağlantıları ve atık su noktaları tespit edilmeli.
Yağmur suyu ile kanalizasyonun birbirine karıştığı noktalar varsa ayrıştırılmalı.
Dere yatağına çöp ve atık girişini önleyecek fiziksel tedbirler alınmalı.
Mahallelerde çöp toplama sistemi ve konteyner noktaları yeniden gözden geçirilmeli.
Dere kenarlarında güvenlik, çevre düzenlemesi ve yaya kullanımı açısından gerekli düzenlemeler yapılmalı.
En önemlisi de yapılan çalışmaların ardından derenin sürekli kontrolünü sağlayacak bir bakım ve denetim sistemi kurulmalıdır.
Çünkü bir kere temizleyip bırakmakla sorun çözülmüyor.
Celal Deresi Silopi'nin kaderi olmak zorunda değil
Silopi büyüyor.
Kent büyüdükçe altyapının da aynı hızla gelişmesi gerekiyor. Bugünün sorununu yarının nüfusuna bırakmak, aslında sorunu daha da büyütmek anlamına geliyor.
Celal Deresi'nin bugün içinde bulunduğu durum, sadece derenin sorunu değildir. Bu görüntü, kentin altyapısının, çevre anlayışının ve ortak yaşam kültürünün de bir göstergesidir.
Bu nedenle meseleye yalnızca “dere temizlensin” diye bakmamak gerekiyor.
Dere neden kirleniyor?
Kanalizasyon neden dereye ulaşıyor?
Çöpler neden dere yatağına kadar geliyor?
Yağmur suları neden beraberinde bu kadar atık taşıyor?
Ve en önemlisi:
Bu sorun neden her yıl yeniden karşımıza çıkıyor?
Bu soruların cevapları bulunmadan yapılacak her temizlik çalışması geçici kalacaktır.
Artık kalıcı bir irade ortaya konulmalı
Celal Deresi'nin kaderi, her kirlendiğinde temizlenmek olmamalı.
Kent merkezinin ortasından geçen bir derenin çevresinde yaşayan insanların kötü kokuyla, görüntü kirliliğiyle, sivrisinekle, atıklarla ve olası sağlık riskleriyle karşı karşıya kalması normal kabul edilmemeli.
Burada yapılması gereken bellidir:
Sorunun kaynağı tespit edilmeli, altyapı eksikleri giderilmeli, kurumların görev alanları netleştirilmeli ve ortak bir proje hayata geçirilmelidir.
Silopi'nin kurumları bunu yapabilecek güce ve imkâna sahiptir.
Yeter ki mesele bir kurumun diğerini beklediği bir dosya olmaktan çıkarılıp, kentin ortak meselesi olarak görülsün.
Çünkü Celal Deresi yalnızca içinden su geçen bir kanal değildir.
O dere, Silopi'nin tam ortasından geçiyor.
Çocukların, gençlerin, yaşlıların her gün yanından geçtiği; mahallelerin, evlerin ve iş yerlerinin arasında kalan bir yaşam alanının parçası.
Bu yüzden Celal Deresi'ne yapılacak yatırım, yalnızca bir dereye yapılmış yatırım olmayacaktır.
Silopi'nin geleceğine, çevresine ve insanına yapılmış bir yatırım olacaktır.
Artık Celal Deresi için birkaç günlük temizlik değil, yıllarca sonuç verecek bir çözüm gerekiyor.
Ve bu çözüm için beklemenin değil, harekete geçmenin zamanı geldi.
Next