Türkiye bugün yeniden önemli bir dönemeçten geçiyor. Barış süreciyle ilgili açıklamalar sürerken toplumun aklında tek bir soru var: Bu süreç gerçekten ilerliyor mu, yoksa bir kez daha umutlar erteleniyor mu?
Yıllardır acılarla, kayıplarla ve güvensizliklerle yaşayan insanlar artık somut adımlar görmek istiyor. Barış yalnızca silahların susması değildir; eşitlik, adalet, demokrasi ve huzur içinde yaşayabilmektir. Kürt halkının beklentisi de artık güzel sözlerden öte, hakların güvence altına alındığı kalıcı bir çözümdür.
Çünkü sürekli umut edip karşılığını görememek, zamanla umudu da tüketir.
Bu beklentilerin ortasında Amedspor'un başarısı ayrı bir anlam taşıyor. Amedspor yalnızca sahada kazanan bir takım değil; Diyarbakır'ın ve bölgenin gençlerine başarma inancı veren önemli bir değer. Onun başarısı, bir şehrin sevincinin bütün ülkenin ortak sevinci olabileceğini gösteriyor. Futbolun birleştirici gücünü görmek isteyenler için Amedspor'un yükselişi önemli bir fırsat.
Ancak gelelim Silopi'ye…
Habur Sınır Kapısı gibi stratejik bir ticaret merkezine ev sahipliği yapan Silopi, sahip olduğu ekonomik potansiyele rağmen istihdam ve yatırım konusunda hak ettiği noktada değil. Ticaretin, nakliyeciliğin ve üretimin merkezlerinden biri olabilecek bu ilçede gençler hâlâ iş bekliyor, aileler gelecek kaygısı yaşıyor.
Silopi'nin ihtiyacı yalnızca sınır ticaretinden söz etmek değil; sanayi yatırımları, üretim tesisleri, tarıma dayalı ekonomi ve kalıcı istihdamdır.
Bir de yıllardır gündeme gelen il olma meselesi var. Nüfusu, stratejik konumu ve ekonomik gücüyle il olmayı bekleyen Silopi, çoğu zaman kendi potansiyeliyle baş başa bırakılmış bir görüntü veriyor. İnsanların üvey evlat muamelesi gördüğünü düşünmesi boşuna değil.
Silopi'nin talebi bir ayrıcalık değil, hak ettiği hizmeti ve yatırımı görme talebidir. İl olma meselesi de seçim dönemlerinin söylemi olmaktan çıkarılıp ciddi kriterlerle değerlendirilmelidir.
Aslında bütün bu meselelerin ortak noktası gelecek beklentisidir.
Barış isteyen huzur, iş isteyen genç gelecek, Amedspor taraftarı başarı, Silopi halkı ise kalkınma ve hak ettiği değeri görmek istiyor.
Artık söz değil, sonuç zamanı.
Barış süreci siyasi hesapların gölgesinde kalmamalı, demokratik adımlar atılmalı, gençlere iş kapıları açılmalı ve bölgesel kalkınma gerçek bir devlet politikası hâline gelmelidir.
Unutulmamalıdır ki bir ülkenin büyüklüğü yalnızca ekonomik rakamlarıyla değil, en ücra ilçesinde yaşayan insanının geleceğe ne kadar umutla baktığıyla ölçülür.
Kürtlerin umutları beklentisizliğe dönüşmemeli, Amedspor'un başarısı ortak bir gurur olarak görülmeli, Silopi'nin potansiyeli kaderine terk edilmemelidir.
Çünkü bu coğrafya yeterince bekledi. Artık anneler huzur, gençler iş, şehirler yatırım, halklar eşitlik istiyor. Barışın gerçek karşılığı da insanların hayatında hissedildiği gün ortaya çıkacaktır.
Next