Silopi’de son günlerde peş peşe yaşanan genç ölümleri, yalnızca geride bıraktığı büyük acıyla değil, beraberinde getirdiği sorularla da toplumun vicdanını sarsıyor.
Özellikle genç yaşta yaşanan kalp kaynaklı ölümler, vatandaşların aklına aynı soruyu getiriyor:
Silopi’de ne oluyor?
Elbette her kalp krizinin tek bir nedeni olduğunu söylemek mümkün değildir. Kalp ve damar hastalıkları; genetik yapıdan yaşam tarzına, stres ve beslenmeden çeşitli çevresel faktörlere kadar birçok unsurun etkili olabildiği karmaşık bir sağlık sorunudur.
Ancak burada asıl mesele, çevresel koşulların ve sağlık hizmetlerinin yeterliliğinin birlikte, bilimsel veriler ışığında sorgulanmasıdır.
Silopi, termik santralin bulunduğu ve hava kalitesi konusunda zaman zaman kamuoyunda endişelerin dile getirildiği bir kent. Hava kirliliğinin kalp ve damar sistemi üzerindeki olası etkileri bilim dünyasında uzun süredir araştırılan bir konu. Bu nedenle bölgedeki hava kalitesi, emisyonlar ve toplum sağlığına ilişkin verilerin düzenli biçimde izlenmesi ve kamuoyuyla şeffaf şekilde paylaşılması büyük önem taşıyor.
Fakat mesele yalnızca çevreyle sınırlı değil.
Bir vatandaş kalp rahatsızlığı geçirdiğinde, zaman hayattır. Anjiyo gibi kritik müdahalelerin gerektiği durumlarda hastanın başka bir il veya ilçeye sevk edilmek zorunda kalması, sağlık hizmetlerine erişim konusunda ciddi soru işaretleri doğuruyor.
Çünkü bazen mesele sadece hastalığın ne olduğu değildir.
Mesele, o hastalığa ne kadar hızlı müdahale edilebildiğidir.
Silopi’de yaşayan vatandaşlar yıllardır sağlık yatırımlarının artırılmasını, uzman hekim ve tıbbi donanım kapasitesinin güçlendirilmesini, özellikle kalp-damar hastalıklarında hızlı müdahale imkânlarının geliştirilmesini bekliyor.
Bugün yapılması gereken, yaşanan her ölümü bir nedene bağlamak değil; ölümlerin ve kalp-damar hastalıklarının artıp artmadığını bilimsel verilerle ortaya koymak, varsa çevresel riskleri araştırmak ve sağlık sistemindeki eksikleri gidermektir.
Bunun için çok temel soruların cevabı kamuoyuyla paylaşılmalıdır:
Silopi’de son yıllarda kalp-damar hastalıkları ve kalp krizlerinde gerçekten bir artış var mı?
Bölgedeki hava kalitesi ve termik santral kaynaklı emisyonların sağlık üzerindeki etkileri düzenli olarak araştırılıyor mu?
Kentte acil kardiyoloji hizmetleri ve anjiyo kapasitesi neden yeterli değil?
Acil kalp hastalarının sevk süreleri ne kadar ve bu süreler sağlık sonuçlarını nasıl etkiliyor?
Bu soruların cevabı siyasi tartışmalarla değil, bilimsel araştırmalar, şeffaf veriler ve bağımsız sağlık değerlendirmeleriyle verilmelidir.
Çünkü Silopi halkı korkuyla değil, güvenle yaşamak istiyor.
Bir kentte fabrika ve sanayi olabilir, enerji üretilebilir, ekonomik faaliyetler sürdürülebilir. Ancak bunların yanında insan sağlığını koruyacak güçlü bir denetim ve sağlık altyapısı da olmak zorundadır.
Çevre sağlığı ile sağlık hizmetleri birbirinden ayrı düşünülemez.
Silopi’nin ihtiyacı yeni bir tartışma değil; kapsamlı bir araştırma, şeffaf bir sağlık politikası ve somut çözümdür.
Genç insanların hayatını kaybettiği bir kentte artık herkes aynı soruyu sormalıdır:
Silopi’de kalpler neden alarm veriyor ve bu alarmı ciddiye almak için daha ne kadar bekleyeceğiz?
Çünkü bazı soruların cevabı ertelenebilir.
İnsan hayatının cevabı ertelenemez.
Başsağlığı
Bu vesileyle hayatını kaybeden İsmail Dokumacı ve Serhat Mete’ye Allah’tan rahmet; başta kıymetli aileleri olmak üzere tüm yakınlarına ve Silopi halkına başsağlığı ve sabır diliyoruz.
Şırnak Ajans olarak genç yaşta aramızdan ayrılan İsmail Dokumacı ve Serhat Mete’yi rahmetle anıyor, ailelerinin acısını yürekten paylaşıyoruz.
Mekânları cennet, hatıraları daim olsun.
Next