Bir şehrin gelişmişliği yalnızca yapılan yollarla, binalarla veya kamu yatırımlarıyla ölçülmez. İnsanların geçimini sağlayabildiği, gençlerin geleceğini kendi memleketinde görebildiği, esnafın iş yaptığı, çiftçinin ürettiği ve toplumun yarına güvenle bakabildiği bir yapı oluşturmak gerekir.

Şırnak’ı da ekonomi ve sosyal hayatı birlikte düşünerek değerlendirmeliyiz.

İlimizin önemli avantajları var. Genç bir nüfusa sahibiz. Habur Sınır Kapısı gibi Türkiye’nin dış ticaretinde önemli bir noktaya sahibiz. Cizre ve Silopi’nin güçlü ticaret yapısı, Şırnak merkez ve ilçelerimizin gelişme potansiyeli, tarım ve hayvancılık imkânlarımız bulunuyor.

Bütün mesele, bu imkânların vatandaşımızın günlük hayatına ne kadar yansıdığıdır.

Ekonomik gelişmenin en önemli göstergelerinden biri istihdamdır. Özellikle gençlerimizin iş bulabilmesi Şırnak’ın hem ekonomik hem de sosyal geleceği açısından büyük önem taşıyor.

Bir genç eğitimini tamamladıktan sonra kendi memleketinde iş bulamıyor ve başka şehirlere gitmek zorunda kalıyorsa bunun sonucu sadece ekonomik değildir. Aileler parçalanıyor, genç nüfus başka şehirlere yöneliyor ve bölgenin yetişmiş insan gücü azalıyor.

Bu nedenle Şırnak’ta oluşturulacak her yeni iş alanını aynı zamanda bir sosyal yatırım olarak görmek gerekir.

Şırnak, Cizre ve Silopi’deki organize sanayi bölgelerinin önemi de burada ortaya çıkıyor. Bu alanların fabrikalarla ve üretim tesisleriyle buluşması yalnızca ekonomik büyüme anlamına gelmez. Yüzlerce gencin kendi memleketinde çalışması, ailesinin yanında kalması ve geleceğini burada kurması anlamına gelir.

Tarım ve hayvancılık da unutulmamalıdır.

Köylerimizin kırsal nüfusun üretmeye devam edebilmesi için çiftçinin ve hayvancının para kazanması gerekir. Tarım ve hayvancılık desteklenirken ürünlerin işlenmesi, paketlenmesi ve pazarlanması da Şırnak’ta yapılmalıdır.

Böylece köydeki üretici ile şehirdeki sanayi ve ticaret arasında güçlü bir ekonomik bağ kurulabilir.

Şırnak ekonomisinin bir başka temel unsuru esnafımızdır.

Esnaf yalnızca ticaret yapan kişi değildir. Mahallenin, çarşının ve sosyal hayatın önemli bir parçasıdır. Esnafın işlerinin iyi olması şehirde ekonomik hareketliliğin göstergesidir.

Ancak esnafın güçlenmesi için vatandaşın da gelirinin artması gerekir. Bunun yolu yine üretimden ve istihdamdan geçmektedir. Fabrika açıldığında çalışan maaş alır, aldığı maaşı şehirde harcar; market, lokanta, nakliyeci ve diğer esnaf bundan faydalanır. Böylece ekonomik hareketlilik toplumun farklı kesimlerine yayılır.

Habur Sınır Kapısı ise Şırnak’ın sahip olduğu çok önemli bir ekonomik değerdir.

Yıllardır büyük bir ticaret hacmi ilimizin sınırlarından geçiyor. Bundan sonraki hedefimiz, Şırnak’ın sadece ticaretin geçtiği bir yer olması değil, üretimin ve ihracatın yapıldığı bir merkez haline gelmesi olmalıdır.

Şırnak’ta üretip Habur üzerinden dış pazarlara satabilen bir ekonomik yapı oluşturabilirsek bunun etkisi bütün ilimize yayılacaktır.

Ekonomik kalkınmanın sosyal hayata yansıması da önemlidir.

İnsanların gelir düzeyi yükseldikçe eğitimden kültüre, spordan sosyal yaşama kadar birçok alan gelişir. Gençlerin sosyal ve kültürel imkânlarının artırılması, kadınların ekonomik hayata daha fazla katılması, mesleki eğitimin geliştirilmesi ve çocuklarımızın daha iyi eğitim imkânlarına ulaşması güçlü bir şehir oluşturmanın parçalarıdır.

Bu nedenle Şırnak’ın geleceğini yalnızca ekonomik rakamlarla değil, insanın yaşam kalitesiyle birlikte değerlendirmeliyiz.

Şırnak’ın kalkınması merkez, Cizre veya Silopi ile de sınırlı kalmamalıdır. İdil, Uludere, Beytüşşebap ve Güçlükonak da kendi ekonomik ve sosyal özelliklerine göre bu gelişmeden pay almalıdır.

Bir ilçenin gelişmesi diğerinin kaybı değildir. Aksine Şırnak’ın bütün ilçeleri birbirini tamamladığında il olarak daha güçlü hale geliriz.

Bugün ihtiyacımız olan şey ortak bir Şırnak hedefidir.

Kamu kurumları, yerel yönetimler, üniversite, meslek odaları, iş insanları, esnaf, çiftçi ve sivil toplum kuruluşları aynı hedef etrafında buluşmalıdır.

Daha fazla üretim, daha fazla yatırım, daha fazla istihdam ve daha güçlü bir sosyal hayat.

Çünkü ekonomik kalkınmanın gerçek anlamı insanların hayatına dokunabilmesidir.

Gençlerimizin başka şehirlere gitmek zorunda kalmadığı, çiftçimizin toprağından vazgeçmediği, hayvancımızın üretmeye devam ettiği, esnafımızın kazandığı ve iş insanlarımızın kendi memleketine yatırım yaptığı bir Şırnak mümkündür.

Bunun için sahip olduğumuz imkânları doğru kullanmalı ve geleceği birlikte planlamalıyız.

Ekonomisi güçlü olan bir Şırnak’ın sosyal yapısı da güçlü olur.
İnsanımız kazanırsa esnaf kazanır, şehir kazanır, Şırnak kazanır.