Son dönemlerde ekonomik koşulların ağırlaşmasıyla birlikte birçok işletmenin konkordato talebinde bulunduğunu görüyoruz. Ancak kamuoyunda konkordato kelimesi duyulduğunda çoğu zaman ilk akla gelen “şirket iflas etti” düşüncesi oluyor.
Oysa konkordato iflas değildir.
Bir işletme yıllardır faaliyet gösteriyor, üretim yapıyor, çalışanlarına istihdam sağlıyor ve ticaretine devam ediyor olabilir. Ancak ekonomik şartların değişmesi, finansman maliyetlerinin yükselmesi, tahsilatların gecikmesi, satışların azalması veya borçların kısa vadede yoğunlaşması nedeniyle geçici olarak ödeme güçlüğüne düşebilir.
Şirketin malı, tesisi, aracı, müşterisi ve alacağı bulunabilir. Hatta işletme faaliyetlerinden gelir elde etmeye devam ediyor da olabilir. Buna rağmen kasasına giren para ile vadesi gelen borçları aynı zamanda karşılayamaması mümkündür.
İşte konkordato esas olarak böyle bir ödeme güçlüğünün hukuk içerisinde çözülmesine imkân veren bir yoldur.
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 285 ve devamı maddelerinde düzenlenen konkordato, borçlarını vadesinde ödeyemeyen veya ödeyememe tehlikesi bulunan borçlulara belirli şartlarla borçlarını yeniden düzenleme imkânı sağlamaktadır.
Basit bir ifadeyle işletme şunu söylemektedir:
“Faaliyetimi sürdürüyorum. Ancak mevcut ekonomik şartlarda borçlarımın tamamını vadelerinde ödemekte zorlanıyorum. Bana makul bir süre ve ödeme planı verilirse faaliyetimi devam ettirerek borçlarımı ödeyebilirim.”
Konkordatonun mantığı budur.
Şirket kapanmaz, faaliyet devam edebilir
Konkordato talep eden şirketin kapısına kilit vurulması gerekmez.
Şirket üretim yapmaya, satış gerçekleştirmeye, hizmet vermeye ve gelir elde etmeye devam edebilir. Çalışanlar işlerine devam edebilir.
Süreç ise mahkeme gözetiminde yürütülür ve gerekli şartlarda konkordato komiseri görevlendirilir.
Dolayısıyla konkordato, şirketin ekonomik hayatının sona erdiğini değil; tam tersine faaliyetini devam ettirerek mali yapısını düzeltmeye çalıştığını gösteren hukuki bir süreçtir.
Konkordato borçtan kaçmak değildir
Bir başka yanlış düşünce de konkordato ilan eden şirketin borçlarını ödemeyeceğidir.
Konkordatonun amacı borçları yok saymak değildir.
Amaç, şirketin ödeme gücü ile borçlarının vadeleri arasında bozulan dengeyi yeniden kurmaya çalışmaktır.
Bir işletmenin bugün ödeyemediği borcu, faaliyetini sürdürmesi halinde altı ay veya bir yıl sonra ödeyebilme imkânı bulunabilir. İşletmenin hemen tasfiyeye sürüklenmesi yerine yaşamasına fırsat verilmesi, bazı durumlarda alacaklıların da daha fazla tahsilat yapmasını sağlayabilir.
Ekonomik şartları da görmek gerekir
Bir şirketin konkordato talep etmesini değerlendirirken yalnızca şirketin bilançosuna bakmak yeterli değildir.
Yüksek faizler, krediye ulaşmanın zorlaşması, finansman maliyetleri, artan girdi ve personel giderleri, müşterilerden tahsilat sürelerinin uzaması ve piyasadaki nakit sıkışıklığı işletmeleri doğrudan etkileyebilir.
Dün borcunu rahatlıkla çevirebilen bir işletme, değişen ekonomik şartlarda aynı borcu çevirmekte zorlanabilir.
Bu her zaman şirketin kötü yönetildiği veya ekonomik olarak tamamen bittiği anlamına gelmez.
Bazen sorun şirketin malvarlığından çok nakit akışındadır.
İflas ile konkordato arasındaki fark burada ortaya çıkıyor
İflasta temel yaklaşım tasfiyedir.
Konkordatoda ise öncelikli düşünce, şartları varsa işletmenin faaliyetini devam ettirmesi ve borçlarını bir plan içerisinde ödeyebilmesidir.
Bu nedenle konkordato kararı verilen bir şirket hakkında hemen “iflas etti” demek hem hukuken hem ekonomik açıdan doğru değildir.
Elbette her konkordato başarıyla sonuçlanacak diye bir garanti de yoktur. Şirketin gerçekten faaliyetini sürdürebilmesi ve sunduğu ödeme planının uygulanabilir olması gerekir.
Ancak konkordatonun varlık sebebi zaten şudur:
Ödeme güçlüğü yaşayan fakat ekonomik olarak yaşama şansı bulunan işletmeye toparlanması için hukuki bir fırsat vermek.
Bugün konkordato ilan eden her işletmeye “batmış şirket” gözüyle bakmak yerine, işletmenin neden ödeme güçlüğüne düştüğüne ve faaliyetini sürdürebilecek durumda olup olmadığına bakmak daha doğru olacaktır.
Çünkü ödeme güçlüğü başka, iflas başka şeydir.
Konkordato da bu iki durum arasındaki farkı gözeten önemli bir hukuki mekanizmadır.
Kısacası konkordato iflas değildir. Konkordato, ekonomik koşullar nedeniyle borçlarını zamanında ödemekte zorlanan işletmenin faaliyetini devam ettirerek borçlarını ödeyebilmesi için kanunun tanıdığı bir toparlanma fırsatıdır.
Next