Bir kenti sevmek, yalnızca adını anmak, sokaklarında yürümek ya da güzellikleriyle övünmek değildir. Bir kenti sevmek; taşına, toprağına sahip çıkmak, yaşadığı yerin sorumluluğunu yüreğinde taşımak ve kimsenin görmediği yerde bile iyilik yapabilmektir.

İşte bugün, bize kent sevgisinin en güzel hâlini gösteren bir genç var karşımızda: Merdo.

Belki bir makamı yok, belki elinde büyük yetkiler yok. Ama yaşadığı kentin sokaklarında eğilip bir çöpü yerden kaldırmanın, doğaya sahip çıkmanın ve gelecek nesillere daha temiz bir çevre bırakmanın ne demek olduğunu biliyor.

Çünkü kent sevgisi, unvanlarla ya da büyük vaatlerle ölçülmez. Asıl sevgi, kimse görmese bile yapılan küçük ama anlamlı davranışlarda saklıdır.

Whatsapp Image 2026 10 22 At 15.32.08

Bir izmariti yerden kaldırmak küçücük bir davranış gibi görünebilir. Oysa bir kentin geleceğini değiştirecek bilinç, bazen tam da böyle küçük adımlarla başlar. Çünkü temiz bir çevre, yalnızca belediyelerin değil, o çevrede yaşayan herkesin ortak sorumluluğudur.

Merdo’nun elindeki çöp torbası, aslında hepimize tutulmuş bir aynadır. O aynada kendimize şu soruyu sormalıyız: Yaşadığımız yeri gerçekten seviyor muyuz, yoksa yalnızca sevdiğimizi söylemekle mi yetiniyoruz?

Bir kenti sevmek için siyasetçi olmaya, belirli bir mesleğe ya da makama sahip olmaya gerek yok. Yaşadığın yere karşı sorumluluk duymak ve elinden geleni yapmak yeterlidir.

Çünkü bazen bir gencin taşıdığı çöp torbası, yetişkinlerin taşıyamadığı sorumluluğu anlatır. Bazen yerden kaldırılan küçücük bir çöp, en gösterişli konuşmalardan daha fazla şey söyler. Ve bazen bir kentin geleceğine dair umut, böylesine sade, gösterişsiz ve samimi davranışlarla filizlenir.

merdo

Merdo, belki bugün bir sokağı temizliyor ama aslında hepimize bir bilinç, bir sorumluluk ve bir insanlık dersi veriyor.

Bu topraklarda, özellikle de hepimizin ortak yaşam alanı olan Silopi’nin sokaklarında, böyle duyarlı gençlerin varlığı büyük bir umuttur. Çünkü bir kenti güzelleştirmek yalnızca yollar yapmakla, binalar yükseltmekle değil; o kentte yaşayan insanların çevresine, doğasına ve birbirine karşı duyarlılığıyla mümkündür.

Silopi’nin her sokağında biraz daha fazla temizlik, her köşesinde biraz daha fazla duyarlılık ve her insanında biraz daha fazla sorumluluk olsa, yaşadığımız yer çok daha güzel olmaz mı?

Unutmayalım; kentleri güzelleştiren yalnızca binalar, yollar ve meydanlar değildir. Onları asıl güzelleştiren, o sokaklardan geçen insanların vicdanı, duyarlılığı ve geride bıraktığı izdir.

Bir gün herkes yaşadığı yere Merdo gibi sahip çıkarsa, çevre temizliği yalnızca birkaç insanın çabası olmaktan çıkar; hepimizin ortak yaşam kültürüne dönüşür.

Çünkü bir kenti sevmek, uzaktan bakıp güzel sözler söylemek değil, gerektiğinde eğilip onun bir parçasını güzelleştirmektir.

Ve bazen bir kente bırakılabilecek en güzel iz, yerdeki bir çöpü kaldırırken insanlığından hiçbir şey eksiltmemektir.

Yolun açık olsun Merdo…

Sen bugün yalnızca bir sokağı değil, Silopi’nin yarınlarına dair umudumuzu ve kentimizin vicdanını da güzelleştiriyorsun.

merdo