Bazen insan, hiç beklemediği bir yerde güzel hikâyelerle karşılaşır. Sosyal medyada izlediğimiz birkaç dakikalık bir görüntü, bizi bir insanın emeğine, hayaline ve yaşadığı topraklara duyduğu sevgiye götürebilir. Mehmet Babat’ın hikâyesi de benim için tam olarak böyle başladı.
Mehmet Babat, Şırnak’ın Uludere ilçesine bağlı Şenoba beldesinde kendi marketini işleten bir esnaf. Ancak onu farklı kılan, esnaflığının yanında gönlünü verdiği bir başka işle uğraşması: klip çekimleri ve video düzenleme.
Sosyal medyada karşıma çıkan birkaç klipte adını görünce çok sevindim. Hemen kendisine ulaşmak istedim. Ulaştım, konuştuk. Sohbetimiz ilerledikçe gördüm ki karşımda yalnızca bir hobi edinmiş biri değil, yaşadığı coğrafyanın kültürüne gönül vermiş, bu kültürü yaşatmak ve daha geniş kitlelere tanıtmak isteyen bir insan var.
Her şey amatör çekimlerle başlamış. Zamanla kendini geliştirmiş, tecrübe kazanmış ve bugün profesyonel kliplere imza atan bir noktaya gelmiş. Üstelik Mehmet Babat’ın başarısı yalnızca klip çekimleriyle sınırlı değil. CapCut şablon düzenleme alanında da önemli bir başarıya imza atmış. Kendisinden edindiğim bilgiye göre, 2024 yılında bu alanda Türkiye birincisi olmuş. Bugün de hazırladığı şablonlarla sosyal medyada geniş kitlelere ulaşıyor; Türkiye’de en çok kullanılan şablonlardan birinin de kendisine ait olduğu belirtiliyor.
Beni en çok etkileyen ise Mehmet Babat’ın bu işe bakış açısı oldu. Kendi ifadesiyle amacı para kazanmak değil; kültürünü yaşatmak ve tanıtmak. İşte tam da bu noktada yaptığı işin anlamı büyüyor.
Çünkü kültür dediğimiz şey yalnızca geçmişten bize kalan hatıralardan ibaret değil. Onu yaşatan, anlatan, görüntüleyen ve gelecek kuşaklara aktaran insanlar oldukça kültürümüz de yaşamaya devam ediyor. Bazen bir türküde, bazen bir klipte, bazen de bir insanın içtenlikle yaptığı işte kendini gösteriyor.
Mehmet Babat’ın hikâyesi bize bir kez daha hatırlatıyor: Güzel işler yapmak için mutlaka büyük şehirlerde yaşamak, büyük imkânlara sahip olmak gerekmiyor. Bazen küçük bir beldede, kendi işinin başında duran bir insanın yüreğinde büyük bir sevda büyüyebiliyor.
Şenoba’da market işleten bir esnafın kamerasıyla kültürüne ışık tutması, belki de en çok bu yüzden kıymetli. Çünkü o, yalnızca klip çekmiyor; yaşadığı coğrafyanın sesini, rengini ve ruhunu da kayda alıyor.
Dilerim Mehmet Babat gibi gönlünü kültürüne veren insanların sayısı artar. Çünkü bir kültürü yaşatmanın en güzel yollarından biri, ona inanmak ve onu başkalarına anlatmaktan vazgeçmemektir.
Bazen bir kamera, bir kültürün hafızasına dönüşür. Bazen de bir insan, yaptığı işle memleketinin hikâyesini anlatır. Mehmet Babat’ın hikâyesi tam da böyle bir hikâye…
Next