ŞIRNAK AJANS – Şırnak’ın Cizre ilçesinde, Kürt edebiyatının önemli isimlerinden Melaye Cizîrî’yi anmak ve onun düşünce dünyasını gelecek kuşaklara aktarmak amacıyla düzenlenen program kapsamında, tarihi Kırmızı Medrese’de (Medresa Sor) panel gerçekleştirildi.

Mela Cizîrî’nin hayatı, eserleri, şiir anlayışı ve Kürt edebiyatındaki yerinin ele alındığı programa akademisyenler, araştırmacılar ve edebiyatseverler katıldı. Yüzyıllar önce Cizre’de yetişen büyük şairin edebî ve düşünsel mirasının konuşulduğu panelde, onun eserlerinin günümüzde de taşıdığı önem vurgulandı.

Şırnak Ajans olarak program kapsamında gerçekleştirdiğimiz röportajda, bu kez Banga Haq Editörü Abdulsamet Yalçın ile bir araya geldik. Yalçın, Mela Cizîrî’nin Kürt edebiyatındaki eşsiz konumundan Divan'ının edebî gücüne, geçmiş ile gelecek arasındaki kültürel bağdan anma programının Kırmızı Medrese’de düzenlenmesinin taşıdığı özel anlama kadar birçok konuda değerlendirmelerde bulundu.

Asamet Yalçın2

"Mela Cizîrî, Kürt edebiyatının en büyük kurucularından biridir"

Mela Cizîrî’nin yalnızca Kürt edebiyatının değil, dünya edebiyatının da önemli şairlerinden biri olduğunu belirten Abdulsamet Yalçın, onun asırlara meydan okuyan edebî gücüne dikkat çekti.

Mela Cizîrî’nin Kürt edebiyatının en büyük kurucularından biri olduğunu ifade eden Yalçın, büyük şairin eserlerinin kendi dönemiyle sınırlı kalmadığını, bugün de dünya edebiyatı içerisinde önemli bir yere sahip olduğunu söyledi.

Mela Cizîrî’nin Divan'ının Kürt edebiyatında güç, derinlik ve edebî değer bakımından çok özel bir konumda bulunduğunu belirten Yalçın, bugüne kadar onun şiir anlayışına ve edebî seviyesine ulaşabilen eserlerin ortaya konulmasının oldukça güç olduğunu dile getirdi.

Yalçın, Mela Cizîrî’nin yalnızca geçmişte yaşamış bir şahsiyet olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek, dilinin gücü, şiirlerinin derinliği, Divan'ının değeri ve düşüncelerinin zenginliğiyle yeniden ele alınması gerektiğini vurguladı.

Asamet Yalçın1

"Geçmişini bilmeyen geleceğini inşa edemez"

Toplumların kendi tarihini ve geçmişini tanımasının geleceğin inşasında önemli bir yere sahip olduğunu ifade eden Yalçın, Mela Cizîrî gibi önemli şahsiyetlerin düşüncelerinin gelecek kuşaklara aktarılmasının gerekliliğine işaret etti.

Geçmişte yaşananların bilinmeden geleceğin sağlıklı bir şekilde kurulamayacağını belirten Yalçın, farklı dönemlerde toplumsal yaşamda, düşüncede ve dilde önemli değişimler yaşansa da geçmişten gelen manevi değerlerin varlığını sürdürdüğünü söyledi.

Mela Cizîrî’nin insan sevgisi, Allah aşkı ve manevi dünyasının önemli bir örnek oluşturduğunu dile getiren Yalçın, onun düşünce dünyasından toplumun yeniden istifade etmesi gerektiğini ifade etti.

Yalçın, Mela Cizîrî’nin şahsiyetinin ve eserlerinin insanlarla buluşturulmasının önemine değinerek, bu değerleri gelecek nesillere aktaracak çalışmaların artırılması gerektiğini kaydetti.

Asamet Yalçın

Silopi Belediyesi’nden istifa çağrısına gider tablosuyla yanıt!
Silopi Belediyesi’nden istifa çağrısına gider tablosuyla yanıt!
İçeriği Görüntüle

Mela Cizîrî için çalışmalar 2011 yılında başladı

Mela Cizîrî’nin mirasını yaşatmak ve daha geniş kitlelere tanıtmak amacıyla yürüttükleri çalışmaların geçmişine de değinen Yalçın, bu doğrultuda 2011 yılında iki ayrı proje hazırladıklarını anlattı.

Aradan geçen süreçte yaşanan gelişmeler nedeniyle çalışmaların zaman zaman kesintiye uğradığını ancak daha sonra yeniden devam ettiklerini belirten Yalçın, her programın farklı isim ve başlıklarla gerçekleştirildiğini söyledi.

Cizre’de düzenlenen son programın da uzun süredir kurdukları bir hayalin gerçeğe dönüşmesi olduğunu ifade eden Yalçın, programın hayata geçirilmesinde değerli konuşmacılardan Prof. Dr. Zafer Ertekin’in önerisinin etkili olduğunu dile getirdi.

Çalışmalar sırasında eksiklikler ve hatalar yaşanabileceğini ancak asıl önemli olanın bu kültürel mirasa sahip çıkmak olduğunu belirten Yalçın, Mela Cizîrî’nin Kürt halkı ve Kürt edebiyatı açısından taşıdığı değerin altını çizdi.

Kırmızı Medrese'de Melaye Cizîrî'yi anmanın özel anlamı

Anma programının tarihi Kırmızı Medrese’de düzenlenmesinin kendileri açısından ayrı bir anlam taşıdığını vurgulayan Yalçın, bu mekânın Mela Cizîrî’nin hayatı ve ilmî çalışmalarıyla özdeşleştiğini ifade etti.

Cizre Emirliği döneminde inşa edilen Kırmızı Medrese’nin uzun yıllar boyunca çok sayıda âlime ev sahipliği yaptığını belirten Yalçın, medresenin özellikle Mela Cizîrî ile özdeşleşen tarihî bir merkez olduğuna dikkat çekti.

Mela Cizîrî’nin bu medresede ders verdiğini ve önemli eserlerini burada kaleme aldığını ifade eden Yalçın, Kırmızı Medrese’ye geldiklerinde kendilerini adeta büyük şairin misafiri gibi hissettiklerini söyledi.

Yalçın, Kırmızı Medrese’nin yalnızca tarihî bir yapı olmadığını, aynı zamanda Mela Cizîrî’nin hatırasını yaşatan, onun ilmî ve edebî dünyasını günümüze taşıyan önemli bir kültür mirası olduğunu belirtti.

Bu nedenle anma programının burada gerçekleştirilmesinin etkinliğe farklı bir anlam kattığını dile getiren Yalçın, insanların aynı mekânda bir araya gelerek Mela Cizîrî’nin hayatını, şiirlerini ve eserlerini konuşmasının geçmişle bugün arasında güçlü bir bağ oluşturduğunu kaydetti.

"Melaye Cizîrî sadece geçmişte kalmış bir isim değil"

Mela Cizîrî’nin edebî ve düşünsel mirasının yalnızca belirli günlerde hatırlanmaması gerektiğini vurgulayan Yalçın, onun eserlerinin ve fikirlerinin sürekli gündemde tutulmasının önemine dikkat çekti.

Kürt dilinin, edebiyatının ve kültürel hafızasının yaşatılması açısından Mela Cizîrî gibi büyük şahsiyetlerin yeniden tanıtılması gerektiğini belirten Yalçın, bu mirasın gelecek kuşaklara aktarılmasının ortak bir sorumluluk olduğunu ifade etti.

Tarihi Kırmızı Medrese’de gerçekleştirilen panelin de bu amaca hizmet ettiğini belirten Yalçın, Mela Cizîrî’nin yalnızca geçmişin önemli bir ismi olarak değil, bugün de düşünceleri ve eserleriyle yol gösteren büyük bir değer olarak ele alınması gerektiğini vurguladı.

Muhabir: Cüneyt Özkaya