21. yüzyılda yaşıyoruz. Bilim ilerliyor, teknoloji gelişiyor, dünya her geçen gün biraz daha küçülüyor. Peki, Kumçatı’da (Dergul) yaşayan insanların hayatı neden hâlâ temel sorunların gölgesinde?
Elektrik, bugün bir lüks değil; yaşamın vazgeçilmez bir parçası. Bir evin ışığı, bir öğrencinin ders çalışması, yaşlı bir insanın huzuru, hastanın ihtiyaçlarının karşılanması demek. Elektrik sorunu yalnızca karanlıkta kalmak değildir; hayatın aksaması, umudun yorulmasıdır.
Bir düşünün… Evinde hasta bir yaşlı, bakım bekleyen bir insan, sınavına hazırlanan bir öğrenci, geleceği oyun ve güven içinde büyümek olan bir çocuk… Elektrik kesintileriyle ve çözülemeyen sorunlarla baş başa kalmak zorunda mı?
Peki, elektrik sorunu neden çözülemiyor? Diyalog yolları neden kapalı, halkla iletişim neden kurulmuyor? Bir kurum, kendini anlatmaktan ve halkı dinlemekten neden kaçınır?
Sorun yalnızca elektriğin kesilmesi değil; iletişimin de kesilmesidir. Çünkü diyalog yoksa çözüm, iletişim yoksa güven olmaz. Peki, asıl engel ne: Çözümsüzlük mü, yoksa konuşmaktan kaçınmak mı?
Üstelik beldede bazı salgın hastalıkların bulunduğuna ilişkin iddialar da dile getiriliyor. Bu iddialar doğruysa vakit kaybetmeden araştırılmalı; doğru değilse kamuoyundaki endişeler bilimsel açıklamalarla giderilmelidir. Sağlık söz konusu olduğunda belirsizlik de ihmal de kabul edilemez. Özellikle çocukların, yaşlıların ve hastaların sağlığı için ilgili kurumlar acilen harekete geçmelidir.
Asıl düşündürücü olan, sorunların varlığından çok, çözüm için kurulan iletişimin yetersiz kalmasıdır. Halkın sesini duymak, sorularına cevap vermek ve çözüm yollarını açıkça anlatmak bir lütuf değil, kamusal sorumluluktur.
Dergul halkı ayrıcalık değil, insanca yaşamın en temel şartlarını istiyor: Kesintisiz elektrik, güvenli bir çevre, sağlıklı bir yaşam ve kendisini dinleyen muhataplar…
Çünkü bir beldenin karanlığı yalnızca lambalar yanmadığında başlamaz. İnsanlar seslerini duyuramadığında, sorunlarına cevap bulamadığında da karanlık büyür.
Artık sorumluların sessizliği değil, çözümün sesi duyulmalı. Dergul’da yaşayan insanların hayatı ertelenecek bir mesele değildir.
Bir beldenin gerçek gelişmişliği, yollarının ve binalarının yüksekliğiyle değil; insanının ne kadar huzurlu, sağlıklı ve güvende olduğuyla ölçülür.
Next