Sovyet Rusya’sında Türkiye Hududuna yakın günümüzde Ermenistan ve Azerbeycan arasında hala tartışmalı bölge olarak bilinen “ Karabağ’da “ çoğunluğu Kürt’lerin yaşadığı bölgede Stalin : Kürtleri “ güvenilmez unsur “ oldukları gerekçesi ile 1937-38 tarihlerinde halkın bir çoğunu Asya bozkırlarına sürmüştür.Hala bu bozkırlarda asimilasyonun bütün etkilerine rağmen dillerini,kültürlerini koruyabilen yüzlerce Kafkas Kürt’leri yaşamaktadır.Ancak bu sürgünlerden sonra Sovyet Rusya’nın çökmesi ile çok az Kürt eski yerleşim yerlerine dönebildiler.Tarihin belirli dönemlerinde savaşlar,göçler ve devlet politikaları nedeniyle burada yaşan asli unsurlar el değiştirmiş,günümüzde de Ermenistan ve Azerbeycan arasında da dönem tartışmalar ve hak talebi yaşanmaktadır.
Bozkırlara göç edip sürgünde yaşayan ve kendi içlerinde farklı aşiretlere mensup bu Kürtlerin bu topraklardaki geçmişi 1. Dönem göç yılları ( 1890-1900, Osmanlı Devleti'nin ve Hamidiye Alayları'nın Ezidi Kürtlere karşı uyguladığı kırım) ve 2. Dönem göç (1.Dünya savaşı yılları (1915-1920) ) dalgalarına dayanır.
Bir de bu Kürtlerden çok daha önce Kafkasya ya göç etmiş Simayilka- Cec Kürtleri ve Talışlar gibi topluluklar var. Bazı Kürdologlar Talışları Kürt olarak ele alıyorsa da Kürtçenin Kirmancki lehçesine yakın bir lehçeyle konuşan Talışların iyice irdelenmesi gerekiyor
Azeri bir Yazar olan Refig Celilov Talışlar hakkında şu ifadeleri kullanır ..
"Biz niye Talış dilini tebliğ edip onun ögrenilmesini vacip sayarız? Talışlar Azerbaycan'ımızın kadim halklarından biri olup bu toprakların esas unsurlarındandırlar. Zaten bunu ispatlamak için Amerika'nın yeniden keşfedilmesine de gerek yoktur. Bunu anlamak için Azerbaycan'ın topografyasına bakıp bir de dil yapısını incelersek Talışların farklı bir etnik unsur olduğu görülür. Fakat bunu hâlâ kabul etmeyen aydınlar var. Peki, neden kabul etmezler acaba gerçeği mi bilmiyorlar? Hayır, biliyorlar ama bunu saklamak devlete yaranmak için ellerinden geleni arkalarına koymuyorlar. Mesela bazı Talışça kelimeleri incelediklerinde bu ya Arapçadır, ya Farsçadır veya Latincedir diyerek işin içinden çıkıyorlar. Ermenice veya Gürcüce de olabilir ama Talışça değildir, gibi bir köhne zihniyete sahipler. Mesela Sovyet döneminde yazılan bir kitapta "Sakine" adının Arapların "sakin" sözünden geldiğini ileri sürerler hâlbuki bu kelime Talışçadır ve "Baş kız" anlamına gelir. Yine mesela Kız Kalesi'nin su sağnıçı olan yere "ovdan" ( Ovdon – sulamak –Kürdi bir cümledir ) derler oysa İrani dillerde suya bir tek Talışlar "ov" der. Veyahut "astronom" sözünü ele alalım tüm dünya bunun Latince bir söz olduğu konusunda hem fikir ama ben öyle düşünmüyorum ve "astronom" kelimesini 3 heceye ayırıyorum: Asto-yıldız, rö-yol ( re-rebar ) ve nom ad demektir yani -yıldız yolunun adı- bu kadar sade...
(..) Ben bunları yazarak kimseye karşı kötü bir niyet beslemiyorum. Tek amacım Talış dilinin aslında ne kadar değerli bir dil olduğunu ve kendine yeten bir dil olduğunu göstermektir.
Bunları vermemdeki amaç evet biz bunları biliyoruz ama bizim bilmemiz yeterli değil Azerbaycan halkının da bunları bilmeye hakkı var diye düşünüyorum. " Makalenin devamında da Talış dilinin bilinilmesi, korunması gerektiği ve bunun kimseye zarar vermeyeceği anlatılıyor.
“ Azeri yazar tarafından kaleme alınan makale ve içeriğindeki gerçekler bizlere günümüzde reddedilen dil ve kültür kıyımına da hatırlatmaktadır.Pek yabancı gelmiyor ve tarih tekerrürden ibaret deyip devam ediyoruz.”
Sovyetler birliği dağıldıktan sonra, hatırlanacağı üzere Ermeni - Azeri savaşı patlak vermiş, bu savaşta ihtilaflı bölge Karabağ'da binlerce sivil katledilmişti. 1990'ların ortasında Kafkasya Kürtleri'ne dair bir belgesel programında Bir Kürt bas bas bağırıyordu: "Karabağ ne Ermenilerin ne de Azerilerindir, Karabağ Kürtlerindir." diye. Detaylı bir araştırma yapıldığında savaş öncesi Karabağ'da onlarca Kürt yerleşim yeri vardı ve bu Kürtlerin tamamına yakını Karabağ'dan sürüldü. Savaş sonrası Ermenistan'da kalan Karabağ'a dair sorunlar günümüzde de güncelliğini koruyor.
1897 yılında yapılan bir sayıma göre yaklaşık 35 219 Talış Rus imparatorluğunda yaşıyordu. 1920 yılında Azerbaycan'da 76.800 Talış yaşıyordu. Günümüzde ise tam olarak sayılarını bilemesek de bilim insanlarının tahminlerine göre bu sayı 200 binden az değildir. Talış milliyetçileri bu sayıyı 500.000 olarak veriyorlar. İran'da ise resmi kaynaklara göre 112.000 Talış yaşamaktadır.
Tabi bir de bu rakamlara diğer Sovyet ülkelerindekileri de eklersek sanırım genel toplam 400.000 civarı bir sayıdan söz edilebilir. Talışları yaşadığı şehirlere gelecek olursak Azerbaycan'ın en güneyi ve İran’ın kuzeyinde Larnekan merkez olmak üzere: jelilabad, Masallı, Yardımlı, Lerik, Rezvanşar, Namin, Fuaman ve Astara bölgelerinde yaşarlar.
Sovyetlerin yıkılışından sonra Albay Süret Hüseynov önderliğinde bir ayaklanma gerçekleştirmişler başkent olarak Larnekan'ı seçmişlerdir. Haydar Aliyev'in başa geçmesiyle isyan kısa süre sonra bastırılmıştır. Ayrıca 1920 ve 1930'lu yıllarda bir otonomiye sahiptiler. Talışlıların bu dönem yazılı bir edebiyatlar oluşmuştur. Ayrıca Talışlar dini inanç olarak (İslam) Sünni ve Şif'lerdir Nakşibendi tarikatı da Sünni olanlarının arasında yaygındır.
Dil olarak İrani diller ailesine mensup Kürtçenin Kirmanckî lehçesine yakın olan Talışça (özerklik dönemin-de) edebi eserler verilmiştir. Sovyetler Birliği dağıldıktan sonra Azeriler Talışça'yı yasakladılar. Talışça dergi, kitap, gazete gibi her türlü yayının yasak olduğu görülmektedir.Kendi imkanları dahilinde yayın yaptıkları "Talışi Sedo" adlı derginin de etkisi cılız olsa da dil ve kültürlerini unutmamak adına mücadele veriyorlar. Talışlar kendilerini anlatan kitapları ancak Rusya'da basabiliyorlar.
Kürtlere çok yakın olan bu topluluğun ( Ki bazı Kürdologlara göre Talışlar bir Kürt topluluğudur.) kullandığı dilde binden fazla kelime Kirmanckî ile ya ortak ya da büyük benzerlik.taşımaktadır. Çok kısa birkaç örnek verecek olursak:
Talışça - Kürtçe (Kirmanckî) - Türkçe
Kina.=keyna=KIZ
rome=romeyış=sürmek
male.=mele=çekirge
anqivin=engimên=bal
sambuya=simbore=sincap
zivoni=zon/zîwan=dil
mor=mar=yılan
nıvaştay =nüşte =yazı, kelimelerini sıralayabiliriz.
Erkan ÖZKALAY – 21.07.2026
Kaynak = Kürdün Üç Hali - Direniş - Katliam - Sürgün ( Sedat Ulugana ) sayfa 111-112-113-114-115