Kürtlerde dengbêjlik geleneği öylesine köklüdür ki bazen bir kadının ölü evinde yaktığı ağıt, köylerden obalara, zozanlardan başka diyarlara kadar yayılır ve bir şekilde bir dengbêjin kulağına ulaşır. Dengbêj de o ağıda kendi yorumunu, sanatını ve duygusunu katar; onu bir makamla dile getirir.Kadının ağzından çıkan ağıt erkekte bir sanata dönüşür.
Ölü evinde yankılanan acı, dengbêjlerin sesiyle adeta yeniden hayat bulur. Böylece o klamlar yüzyıllar boyunca dilden dile dolaşır, insanların hafızasında yaşamaya devam eder. Eğer Kürtlerde dengbêjlik geleneği olmasaydı, belki de yaşanan birçok göçü, ölümü ve acılarla örülü tarihimizin önemli bir bölümünü bugün bilemeyecektik.
Bunun bir örneği de dönemin önemli dengbejlerinden ve “ Şakiro “nun da kendisinden eğitim aldığı Iğdır’lı Dengbej Reşo’dur.Reşo 1930’lu yıllarda bir gün köyüne giderken,Qisqani diye bir köyden geçti. Yaşlı bir kadının yayık sallarken aynı anda da ağıt yakarak ağladığını görür. Bu yaşlı kadın,Ağrı isyanı esnasında öldürülen ünlü savaşçılar Keremê Qolaxasî ile kardeşi Evdal’ın annesidir. Ağıdı da bu ölen iki oğluna yakmaktadır.Reşo o gün o yaşlı kadından o ağıdı derler, tekrar yola düşer ve köyüne varıncaya kadar da “ Lo Miro “ adlı klama dönüştürür.
Bu konuda hassasiyeti ve ilgisi olanlar bu klamları Dengbejlerin Şahı Şakiro’dan “ Lo Miro “ adlı eserini dinleyebilir.
Her klamda acı bir hikaye,ölüm,göç,aşk,efsaneler ve bazen de aşiretler arasında yaşanan çatışma-sürtüşmeler mevcuttur.Her klamda bir emek bir hikaye yatmaktadır.Reşo bazen köy köy dolaşarak hikayeler dinler bu aldıklarından stranlar derlerdi.Bazen at sırtında günlerce koşar ve o esnada stranlar oluşurdu.
Yaşanmış olaylardan derlediği klamlarının bir tarafı eksik kaldığında tekrar geri döner tekrar dinler ve düzeltirdi.
Bu klamlar hala günümüzde Kürt tarihi ve dengbejlikle ilgili çalışmalar yapan yayın evleri tarafından gerçek ses kayıtları ile korunmaktadır.
Tarihte bu sanatı icra eden dengbejlerin bir çoğu sürgün ve ağır cezalara çaptırılmışlardır.Nedeni ise dönemin siyasi koşullarında devletin mevcut otoritesine karşı çıkmış,isyana katılmış ismi geçen liderlerin,şex’lerin ve diğer aşiret reislerinin yaptığı kalkışmaları sesleri ile tarihe not düşmeleriydi.
“ Onlar sadece stran söylemediler tarihin unutulan olaylarını da gün yüzüne çıkardılar.. “
Reşo’da bu dengbejlerden birisi idi.Reşo 1960’lara kadar Muş ve çevresinden başka yere gitmez.1969’da urfaya bir yolculuk yapar ve Suruç’ta meşhur bir ağanın dengbeji ile tanışır ve atışmaya başlar.Bir gün bir gece süren atışmada ağanın dengbej’inin sesi kısılır Reşo’ya karşı koyamaz ; buna içerlenen ve kızan ağa,Reşo’nun kahvesine kına ( hıne ) katar.Böylece Reşo sesini yitirir.Her ne kadar sesi sonra geri gelse de artık o eski kıvamını bulmaz.Yıllarca süregelen mücadele hayatında yenilmeyen Reşo içerden yapılan bu ihanete yenilir.
81 yıllık ömrüne yüzlerce klam sığdıran ve efsanevi dengbej Evdale Zeynike ile “ malizma “ ( kontrollü –akıcı-nefes ) tekniğini meşhur Pavarotti’den daha iyi kullanan Reşo 1983 yılının bir Nisan gününde yaşamını yitirir…
İşte bu dengbejler yaşamlarının her alanında yaşadığı topraklara olan bağlılıklarını,atalarından aldıkları bu zengin mirası bizlere sesleri ile taşıdılar.Bazen gençlerin, “Bu klamlardan, stranlardan ne anlıyorsunuz?” diyerek bizi eleştirdiklerini görüyorum. İşte o zaman onlara hep şunu söylüyorum:
“Senin içi boş sandığın bu klamlarda; tarihi acılar, ölümler, göçler, bir dilin hafızası, bir kültürün direnci ve bir halkın onurlu yaşam mücadelesi saklıdır.”
Erkan Özkalay
Kaynak ; Kürdün Üç Hali ( Sedat Ulugana ) Kaynak Şahıslar ; Oğlu Abdulkerim Güler Ağustos 2013 Muş
Sait Deniz ( Dengbej Şakiro’un kardeşi ) Eylül 2014 İzmir
Faik Deniz ( Dengbej Şakiro’nun kardeşi ) Aralık 2015 Kuşadası
Salih Demir,Nisan 2016,Marsilya