Uluslararası Uyuşturucu ile Mücadele ve Eğitim Derneği Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Leblebici, uyuşturucu kullanım alışkanlıkları, kaçakçılık yöntemleri ve organize suç ağlarının son yıllarda büyük bir dönüşüm geçirdiğini belirterek, toplumun artık yalnızca sokaktaki tehlikeye değil, dijital dünyanın görünmeyen risklerine karşı da bilinçli olması gerektiğini söyledi.
Leblebici, yaptığı açıklamada uyuşturucu sorununun yalnızca güvenlik güçlerinin operasyonlarıyla çözülebilecek bir mesele olmadığını, aileden okula, sağlık sisteminden yerel yönetimlere kadar toplumun tüm kesimlerinin ortak hareket etmesini gerektiren çok yönlü bir toplumsal sorun olduğunu ifade etti.
"Geçmişte uyuşturucu denildiğinde akla belirli sokaklar, parklar veya metruk binalar gelirdi. Günümüzde ise suç örgütleri teknolojiyi de kullanarak yöntemlerini değiştirmiş durumda. Dijital platformlar, şifreli mesajlaşma uygulamaları ve sosyal medya üzerinden kurulan bağlantılar, gençleri hedef alan yeni risk alanları oluşturabiliyor. Bu nedenle mücadele anlayışımızı da değişen koşullara göre güncellemek zorundayız." dedi.
Dijital Dünya Yeni Risk Alanları Oluşturuyor
Leblebici, çocukların ve gençlerin internet ortamında uzun süre vakit geçirdiğine dikkat çekerek, ebeveynlerin yalnızca fiziksel güvenliği değil, dijital güvenliği de önemsemesi gerektiğini belirtti.
"Eskiden anne ve babalar çocuklarının kimlerle arkadaşlık yaptığını sokakta takip etmeye çalışıyordu. Bugün ise çocuklarımızın cebindeki akıllı telefonlar, onları dünyanın herhangi bir yerindeki kişilerle saniyeler içinde iletişim kurabilecek bir noktaya getiriyor. Teknoloji hayatımızı kolaylaştırırken, kötü niyetli kişiler tarafından da istismar edilebiliyor. Bu nedenle ailelerin dijital farkındalığını artırması ve çocuklarıyla açık iletişim kurması büyük önem taşıyor."
Bağımlılık Yaşı Düşüyor
Uyuşturucu kullanımına başlama yaşının giderek düştüğünü ifade eden Leblebici, çocukların ve gençlerin merak, arkadaş baskısı, sosyal kabul görme isteği, yalnızlık, psikolojik sorunlar ve yanlış yönlendirmeler nedeniyle risk altında olabileceğini söyledi.
"Hiçbir çocuk 'Ben bağımlı olacağım.' düşüncesiyle ilk adımı atmaz. Çoğu zaman merak, özenti veya çevresel baskılar etkili olur. Ancak atılan ilk yanlış adım, zamanla hem bireyin hem de ailesinin hayatını derinden etkileyen bir bağımlılık sürecine dönüşebilir."
Sentetik Maddeler Endişe Veriyor
Son yıllarda sentetik uyuşturucu maddelerin yaygınlaşmasının mücadeleyi daha da zorlaştırdığını belirten Leblebici, bu maddelerin içeriklerinin sürekli değişebildiğine dikkat çekti.
"Kullanıcıların önemli bir kısmı, kullandıkları maddenin gerçek içeriğini bilmiyor. Aynı isimle satılan iki farklı maddenin etkileri tamamen farklı olabiliyor. Bu durum ani zehirlenmelere, kalıcı sağlık sorunlarına ve maalesef ölümle sonuçlanabilen olaylara yol açabiliyor."
Uyuşturucu Sadece Sağlık Sorunu Değildir
Uyuşturucu bağımlılığının bireyin sağlığını etkilemenin ötesinde, aile bütünlüğünü, eğitim hayatını, iş yaşamını, ekonomik yapıyı ve toplumsal güvenliği de olumsuz etkilediğini ifade eden Leblebici, konunun çok yönlü ele alınması gerektiğini söyledi.
"Bağımlılık nedeniyle aileler parçalanabiliyor, gençler eğitim hayatından kopabiliyor, iş gücü kayıpları yaşanabiliyor ve toplumun sosyal yapısı zarar görebiliyor. Dolayısıyla uyuşturucu ile mücadele yalnızca bir güvenlik meselesi değil; aynı zamanda eğitim, sağlık ve sosyal politika meselesidir."
Toplumun Her Kesimi Sorumluluk Almalı
Leblebici, uyuşturucu ile mücadelede devlet kurumlarının yanı sıra aileler, öğretmenler, üniversiteler, sağlık çalışanları, medya kuruluşları, yerel yönetimler ve sivil toplum kuruluşlarının ortak hareket etmesi gerektiğini belirtti.
"Bir genci uyuşturucudan kurtarmak sadece onun hayatını değil, ailesini ve geleceğini de kurtarmaktır. Çocuklarımızı sporla, sanatla, kültürle ve bilimle buluşturmalıyız. Onları yalnız bırakmamalı, dinlemeli ve anlamalıyız. Sevgi, ilgi ve doğru iletişim, bağımlılığa karşı en güçlü koruyucu unsurlardır."
Dijital Farkındalık Artırılmalı
Leblebici, ailelerin çocuklarını sürekli denetlemek yerine onlarla güvene dayalı iletişim kurmasının daha etkili olduğunu belirterek şunları söyledi:
"Çocuklarımızın hangi uygulamaları kullandığını, internette ne kadar vakit geçirdiğini ve kimlerle iletişim kurduğunu bilmeli; bunu baskıyla değil, güven ilişkisi içinde sağlamalıyız. Dijital okuryazarlık artık anne ve babalar için de zorunlu hâle gelmiştir."
Okuyucuya Çağrı
Mehmet Leblebici açıklamasını şu sorularla tamamladı:
Çocuklarımızın dijital dünyada kimlerle iletişim kurduğunu gerçekten biliyor muyuz?
Ailemizle bağımlılık konusunda en son ne zaman açık ve samimi bir sohbet yaptık?
Çocuklarımızın yaşadığı sorunları fark edebiliyor muyuz?
Mahallemizde gördüğümüz şüpheli durumlara karşı duyarlı davranıyor muyuz?
Gençlerimizi spor, sanat ve kültürel faaliyetlere yönlendirmek için yeterince çaba gösteriyor muyuz?
Eğer uyuşturucu bir gün kendi ailemizin kapısını çalarsa buna hazır mıyız?
Son Söz
Açıklamasının sonunda toplumsal dayanışmanın önemine dikkat çeken Leblebici, şu ifadeleri kullandı:
"Uyuşturucu ile mücadele yalnızca emniyetin, yalnızca öğretmenin ya da yalnızca ailenin görevi değildir. Bu mücadele, 86 milyonun ortak sorumluluğudur. Bugün sessiz kalırsak, yarın kaybedeceğimiz gençlerin hesabını vicdanımıza nasıl vereceğiz? Unutmayalım; bir genci kurtarmak, bir geleceği kurtarmaktır."
Hazırlayan: Mehmet Leblebici
Uluslararası Uyuşturucu ile Mücadele ve Eğitim Derneği Genel Başkan Yardımcısı
İletişim: 0530 790 11 72
E-posta: [email protected]
#SokağınNabzı