Bazı vedalar vardır, insanın içine yerleşir. Öyle yüksek sesli değildir; kapılar çarpılmaz, gözyaşları gösterişle akmaz. Sessizdir. Bir gün fark edersin sadece: Artık biri hayatında yoktur. Ne büyük bir kavga olmuştur ne de keskin bir kırılma. Sadece yavaş yavaş eksilmiştir. Ve işin en tuhaf yanı, o eksilmeyi zamanında fark etmemiş olmaktır.

İnsan bazen en çok kalanı değil, en çok alıştığını kaybeder. Sabah mesaj atmayı, akşam bir şey anlatmayı, birinin “orada” olduğunu bilmeyi… Bunlar sevginin büyük cümleleri değildir belki ama hayatın omurgasıdır. İşte o omurga sessizce çatladığında, insan yürüyebildiğini sanır ama aslında hep biraz aksar.

Bugünlerde herkes güçlü görünmekle meşgul. Kimse “özledim” demek istemiyor mesela. Çünkü özlemek zayıflık gibi öğretilmiş bize. Oysa özlemek, bir şeyin gerçekten yaşandığını kanıtlar. İçinden bir parça kopmuş gibi hissetmek, aslında bir zamanlar bütün olduğunun işaretidir.

Garip olan şu ki, insan en çok yarım kalan konuşmaları hatırlıyor. Söylenmemiş cümleler, yarıda kesilmiş vedalar, “bir ara konuşuruz” diye ertelenmiş yüzleşmeler… Belki de bu yüzden bazı insanlar gitmez aslında; içimizde tamamlanmayı bekleyen bir hikâye gibi kalırlar.

Şunu fark ettim: Hayatta en ağır yük, yaşanan acılar değil; yaşanma ihtimali varken yarım bırakılanlardır. Çünkü acı, zamanla yerini başka bir şeye bırakır. Ama ihtimal… O hep orada durur. “Ya şöyle olsaydı?” diye fısıldar durur insanın içine.

Belki de bu yüzden, artık bazı şeyleri ertelememek gerekiyor. Birini seviyorsak söylemek, kırıldıysak açıkça ifade etmek, gitmek istiyorsak dürüstçe gitmek… Çünkü hayat, içimizde biriktirdiğimiz cümleleri kaldıracak kadar uzun değil.

Bugün kendime küçük bir söz verdim: İçimde kalacak hiçbir cümle bırakmamaya çalışacağım. Çünkü sustukça değil, konuştukça hafifliyor insan. Ve bazen en büyük cesaret, kalbinin titrediği yerde kalabilmektir.

Belki sen de bugün birine yazarsın. Ya da sadece kendine itiraf edersin bazı şeyleri. İnan, insanın en çok ihtiyacı olan şey bazen çözüm değil; içindeki düğümü fark etmektir.

Ve bazı düğümler, sadece kabul edilince çözülür.