Ama sadece takvimlerin bize söylediği bir sevinç günü değil bu. İçinde hem umudu hem de burukluğu taşıyan, dualarla birlikte iç çekişlerin de yükseldiği bir zaman dilimi. Ramazan Bayramı’nın o tanıdık sabahı; erken kalkılan, temiz kıyafetlerin giyildiği, kapıların çalındığı, sofraların paylaşıldığı bir sabah… Fakat bu yıl, pek çok yürekte eksik bir şeyler var. Çünkü sevinç, ancak herkes için olduğunda tamdır.

Bayramın hemen ardından gelen Newroz ise başka bir anlamın kapısını aralar. Direnişin, yeniden doğuşun, karanlıktan aydınlığa çıkışın simgesidir. Ateşin üzerinden atlayanların dilekleri, aslında çok eski ve çok tanıdık bir özlemi taşır: özgürlük, adalet ve barış.

Ama ne yazık ki bu iki kadim bayram da bugün, savaşların ve ölümlerin gölgesinde karşılanıyor. Çocukların gülüşüyle yankılanması gereken sokaklar, kimi yerlerde sessizliğe bürünmüş durumda. Annelerin bayram sabahı hazırladığı sofralar, bazı evlerde eksik kuruluyor. Ve insan, tam da böyle zamanlarda soruyor kendine: Bayram nedir?

Bayram; sadece kutlamak değil, hatırlamaktır. Unuttuğumuz değerleri yeniden çağırmak, birbirimize olan mesafeyi kısaltmaktır. Bir lokmayı bölüşmek, bir acıyı paylaşmak, bir yarayı birlikte sarmaktır. Bayram, “ben” demekten vazgeçip “biz” diyebilmektir.

İşte bu yüzden bugün, belki de en çok ihtiyaç duyduğumuz şey; mücadele ile merhameti aynı yürekte taşıyabilmektir. Dayanışmayı büyütmek, farklılıkları bir tehdit değil zenginlik olarak görebilmektir. Barışı, uzak bir hayal gibi değil; her gün yeniden inşa edilmesi gereken bir sorumluluk olarak kabul etmektir.

Çünkü huzur kendiliğinden gelmez. Refah, yalnızca belli bir kesime ait olduğunda anlamını yitirir. Gerçek barış, ancak toplumların birbirini duymasıyla, anlamasıyla ve kabullenmesiyle mümkün olur.

Bugün bayram…

Belki eksik, belki buruk ama hâlâ mümkün. Bir selamla, bir tebessümle, bir kapıyı çalmakla başlayabilir her şey. Küçük bir iyilik, büyük bir umudu doğurabilir. Ve belki de en karanlık zamanlarda yakılan en küçük ışık, en çok yolu aydınlatır.

Dilerim ki bu bayram; sadece sofralarımızı değil, kalplerimizi de genişletsin. Dilerim ki Newroz’un ateşi; sadece ritüellerde değil, içimizde de yansın ve bizi yeniden insan kılan değerlere doğru ısıtsın.

Çünkü en çok da şimdi, birbirimize iyi gelmeye ihtiyacımız var.

Bugün bayram…
Ve belki de yeniden başlamak için en doğru zaman.