Değişmek İstiyorum Ama Neden Hep Başa Dönüyorum? Hayat bazen bize yeni yollar sunmaz; aynı yolu farklı insanlar ve farklı olaylarla yeniden yürütür. Ta ki o yolun bize anlatmak istediğini anlayana kadar.

Hayatınızda hiç şu cümleyi kurdunuz mu?

"Ben bunu daha önce de yaşamıştım."

Belki farklı bir şehirde, farklı bir iş yerinde, farklı bir ilişkide... Fakat his aynıydı. Yine değersiz hissediyordunuz. Yine anlaşılmıyordunuz. Yine çok çabalıyor ama istediğiniz sonucu alamıyordunuz. Olaylar değişiyor, insanlar değişiyor ama yaşadığınız duygular neredeyse hiç değişmiyordu.

İşte buna yaşam döngüsü diyoruz. Çoğu insan bunu şanssızlık olarak yorumlar. Kimileri kader der. Bazıları ise "Benim hayatım hep böyle." diyerek kabullenir. Oysa gerçek çok daha farklıdır. Hayat, bizi cezalandırmak için aynı olayları tekrar etmez. Hayat, öğrenmediğimiz dersi farklı sahnelerde yeniden karşımıza çıkarır.

Ve biz o dersi görene kadar dekor değişir, oyuncular değişir ama senaryo değişmez.

Döngü Nedir?

Döngü; aynı sonuca götüren farklı başlangıçların tekrar etmesidir. Belki sürekli yanlış insanları seçiyorsunuz. Belki her yeni işiniz büyük umutlarla başlıyor ama birkaç ay sonra aynı hayal kırıklığını yaşıyorsunuz. Belki sürekli kendinizi kanıtlamak zorunda hissediyor, yoruluyor ve sonunda tükeniyorsunuz. İnsanlar bunu dışarıda aramaya alışkındır.

"Doğru insan çıkmadı."

"Patronlar hep aynı."

"Şartlar kötü."

Elbette dış koşulların etkisi vardır. Ancak aynı senaryonun yıllarca tekrar etmesi, sadece dış dünyayla açıklanamaz. Çünkü ortak nokta değişmez.

Siz.

Bu cümle suçlamak için değil, özgürleştirmek için önemlidir. Çünkü ortak nokta sizseniz, değişim gücü de sizdedir.

Bilinçaltı Neden Aynı Şeyi Seçer?

İnsan zihni mutluluğu değil, tanıdığı şeyi seçmeye eğilimlidir. Bu birçok kişiye şaşırtıcı gelir. Çünkü bilinçli zihnimiz "Mutlu olmak istiyorum." der. Bilinçaltımız ise şöyle cevap verir:

"Ben seni güvende tutmak istiyorum."

Ve güven, bilinçaltı için çoğu zaman konfor değil, alışkanlıktır. Çocukluğunuzda eleştirilerek büyüdüyseniz... Yetişkin olduğunuzda sizi sürekli eleştiren insanların yanında kalmanız tesadüf değildir. Küçük yaşta sevginin başarıyla kazanıldığına inandıysanız... Yetişkinlikte sürekli kendinizi ispat etmeye çalışmanız şaşırtıcı değildir. Çünkü bilinçaltı "doğru" olanı değil, "tanıdık" olanı seçer. Tanıdık olan ise çoğu zaman çocuklukta öğrendiğimiz hayatta kalma stratejileridir.

Çocukluk Biter, Kayıtlar Kalır

Hiç kimse dünyaya yetersizlik duygusuyla gelmez. Hiçbir çocuk doğduğu anda değersiz olduğunu düşünmez.

Bu inançlar sonradan öğrenilir, bazen bir öğretmenin sözü, bazen sürekli kıyaslanmak, bazen görülmemek, bazen sadece yeterince sevildiğini hissedememek ve bazen de hiç kötü niyet olmadan söylenen küçük cümleler...

"Sen yapamazsın."

"Daha iyisini yapmalısın."

"Ağlama."

"Uslu çocuk ol."

"İnsanlar ne der?"

Yıllar geçer. Bu cümleler unutulur. Ama hisleri unutulmaz. Çünkü bilinçaltı kelimeleri değil, duyguları kaydeder. Ve yetişkin olduğumuzda çoğu kararımızı farkında olmadan bu eski kayıtlarla veririz.

Bu Benim Kaderim Yanılgısı

En tehlikeli cümlelerden biri şudur: "Benim kaderim böyle." Çünkü bu cümle değişim ihtimalini daha başlamadan öldürür. Oysa kader ile alışkanlık çoğu zaman birbirine karıştırılır.

Bir davranışı yıllarca tekrar ettiğinizde...

Bir düşünceyi binlerce kez düşündüğünüzde...

Bir duyguya sürekli aynı tepkiyi verdiğinizde...

Artık o sizin kişiliğiniz gibi görünmeye başlar. Ama değildir. Bu sadece güçlenmiş bir zihinsel yoldur. Ve oluşturulan her yol, yeniden şekillendirilebilir. İnsan değişmez değildir. İnsan, fark etmediği sürece aynı kalır.

Döngüler Bize Karşı Değil, Bizim İçindir

Bu bakış açısı ilk başta rahatsız edici gelebilir. Çünkü hepimiz yaşadığımız acının bitmesini isteriz. Fakat hayat çoğu zaman acıyı değil, anlamı öğretmeye çalışır.

Belki sürekli terk ediliyorsunuz.

Belki sürekli reddediliyorsunuz.

Belki sürekli değersiz hissediyorsunuz.

Burada sorulması gereken soru şudur: ''Hayat bana neden bunu yapıyor?'' değil "Hayat bana burada neyi göstermeye çalışıyor?" İşte dönüşüm bu soruyla başlar.

Döngü Kırılmaz; Önce Görülür

İnsanlar çoğu zaman değişime davranıştan başlar.

Yeni kararlar alırlar.

Yeni hedefler koyarlar.

Yeni insanlar tanırlar.

Fakat eski bilinçaltı kayıtlarıyla yeni bir hayat kurulamaz. Çünkü görünmeyen yazılım değişmediğinde, görünen sonuç da değişmez. Gerçek değişim; Önce fark etmek, sonra anlamak, ardından yeniden seçmektir.

Döngüleri kıran şey mücadele değildir. Farkındalıktır. Çünkü görülen hiçbir zincir eski gücünü koruyamaz.

Benim Yolculuğumda Öğrendiğim En Büyük Gerçek

Yıllar boyunca farklı sektörlerden, farklı yaş gruplarından yüzlerce insanla çalışma fırsatı buldum. Kimi yöneticiydi, kimi girişimciydi, kimi kariyerinin başındaydı. Dışarıdan bakıldığında herkesin problemi farklı görünüyordu. Ama biraz derine indiğimizde aynı gerçekle karşılaşıyorduk.

İnsanların asıl mücadelesi bugünkü olaylarla değil, dün oluşturdukları anlamlarla ilgiliydi. Birçok kişi başarısızlıktan değil, başarısız olacağına dair eski inancından yoruluyordu. Birçok kişi yalnızlıktan değil, sevilmeye layık olmadığına dair sessiz bir inançtan kaçıyordu. Bu yüzden ben koçluk çalışmalarımda sadece hedeflere odaklanmıyorum. Çünkü hedefler değişmeden önce, hedefe yürüyen insanın kendisi değişmelidir.

İçsel dönüşüm olmadan dışsal başarı kalıcı olmaz. Belki de bugün hayatınızda tekrar eden bir döngünün tam ortasındasınız. Belki yine aynı hayal kırıklığını yaşıyor, yine aynı duygularla mücadele ediyorsunuz. Bu kez kendinize farklı bir soru sorun.

"Hayat bana neyi tekrar yaşatıyor?"

yerine,

"Hayat bana neyi fark ettirmeye çalışıyor?"

Çünkü yaşam, aynı kapıyı sizi cezalandırmak için çalmaz. Siz o kapının ardındaki gerçeği görene kadar nazikçe hatırlatmaya devam eder.

Ve unutmayın...

Döngüler kader değildir. Onlar, fark edilmemiş derslerin sessiz öğretmenleridir. Gerçek özgürlük ise onları yok etmekte değil, onları anlayacak kadar kendinizi tanımaktadır.

Kendinize Bir Soru Bırakıyorum

Bugün yaşadığınız hangi olayın aslında ilk kez olmadığını fark ediyorsunuz? Belki cevap, geleceğinizi değiştirecek ilk farkındalıktır. İçsel dönüşüm yolculuğunuzda yalnız yürümek zorunda değilsiniz. Eğer tekrar eden yaşam döngülerinizi anlamak, bilinçaltı kalıplarınızı fark etmek ve hayatınızı daha bilinçli seçimlerle yeniden şekillendirmek istiyorsanız, birebir koçluk çalışmalarıma katılabilir, seminerlerime ulaşabilir veya bu yolculuğu daha derinlemesine anlattığım kitaplarımı inceleyebilirsiniz.

Çünkü değişim, yeni bir hayat kurmakla değil; aynı hayata yeni bir bilinçle bakabilmekle başlar.