Kadim ve güzide Cizre’mizde Ramazan ayı huzur ve huşu içerisinde idrak edilmektedir. Bu mübarek ayın manevi atmosferini yaşamak için şehir dışında bulunan hemşehrilerimiz dahi imkân buldukça Ramazan’ı Cizre’de geçirmek istemektedir. Yardımlaşma ve dayanışmanın güçlendiği bu rahmet ayında ihtiyaç sahipleri de bu manevi iklimden istifade etmektedir. İlçe insanımız özellikle bu ayda zekâtını titizlikle hesaplamakta, gerçek ihtiyaç sahiplerine ulaştırmak için gayret göstermektedir. Kimi nakdi yardımda bulunmakta, kimi gıda kolileriyle sofralara katkı sunmaktadır. Ramazan, Cizre’de paylaşmanın ve kardeşliğin en güzel şekilde yaşandığı müstesna bir zamandır.
Ancak her yıl olduğu gibi bu yıl da Ramazan ayında insanların dini ve vicdani duygularını istismar eden kişiler ortaya çıkmaktadır. Kimi zaman sağır ve dilsiz rolü yaparak, kimi zaman uzuvları üzerinden mağduriyet görüntüsü oluşturarak, kimi zaman küçük çocukları kullanarak ya da sözde hastalık raporlarını insanların gözüne sokarak merhamet sömürüsü yapılmaktadır. Nereden geldikleri dahi belli olmayan ve bu şehre ait olmayan bu kişiler; çarşıda, pazarda, iş yerlerinde, taziye evlerinde ve kahvehanelerde vatandaşları rahatsız edecek şekilde dolaşmaktadır.
Yılın diğer aylarında ortalıkta görünmeyen bu yabancı yüzlerin özellikle Ramazan ayında ortaya çıkması dikkat çekmektedir. Gelişigüzel iş yerlerine, evlere ve özel alanlara girmeleri hem esnafı hem de halkı tedirgin etmektedir. Bu durum yalnızca bir rahatsızlık değil, aynı zamanda toplumsal huzuru zedeleyen bir soruna dönüşmektedir.
Belediye zabıta birimleriyle yaptığımız görüşmelerde, mevcut mevzuat çerçevesinde uygulanabilecek yaptırımların sınırlı olduğu ifade edilmektedir. Bu da göstermektedir ki mesele yalnızca idari tedbirlerle çözülebilecek bir konu değildir.
Bu noktada en büyük sorumluluk bizlere düşmektedir. Duygularımızı istismar eden bu kişilere prim vermemek, yardımlarımızı gerçekten ihtiyaç sahibi olan, çevremizde yaşayan fakir ve yoksul insanlara yönlendirmek zorundayız. Verilecek her destek, gerçek ihtiyaç sahiplerinin hakkından eksilmek anlamına gelmektedir.
Kendi memleketimizde bizden yardım bekleyen, bizden medet uman insanlar varken; insani ve dini duyguları suistimal edenlere destek olmak doğru değildir. “Günahtır” diyerek vicdan muhasebesi yapmak yerine, yardımlarımızı doğru kişilere ulaştırmak en sağlıklı ve en vicdani olandır.
Lütfen kendi ailemizde, mahallemizde ve çevremizde bulunan gerçek ihtiyaç sahiplerinin rızkını; duygularımızı istismar edenlere kaptırmayalım. Ramazan’ın bereketini doğru adreslere ulaştıralım.