ZÊRÎNOK kalesinden notlar... Metin RASTDİL/ Şırnak Ajans  Van’dan Hakkâri’ye giderken Aspêşîn (Çavuştepe) ile Hoşap arasında kalan, anayola çok yakın tarihi bir yerleşim yeri vardır. Anayoldan sağa sapıp birkaç kilometre ilerlediğinizde sizi tarihî Zêrînok köyü karşılar. Köyün sarp kayalık tepesinde bir Ortaçağ Kürt mirlik kalesi olan Zêrînok Kalesi tüm heybetiyle zamana direnmeye devam eder. Zêrînok’un sadece kalesi değil tarihi mezarlığı ve camisi de bizi tarihin derinliklerine yolculuğa çıkarır. Önce kaleden başlayalım. Zêrînok Kalesi, Hakkâri merkez (Colemêrg), Çatak (Şax) ve Gevaş’ta (Kawaş) bulunan birçok kale ve tarihi eser gibi Ortaçağ’a damgasını vurmuş, Ortaçağ Kürt Mirlikleri arasında en bilinenlerinden birisi olan Hakkâri Mirliği’ne bağlı bir kaleydi. Hoşab Kalesi’nin üzerinde kitabet olduğu için ne zaman ve kim tarafından yapıldığını biliriz ancak Zêrînok Kalesi üzerinde herhangi bir kitabet olmadığı için tam olarak ne zaman ve kim tarafından inşa edildiği belli değildir. Ancak yaygın kanaat, İbrahim Bey’in oğlu Bişaret Bey tarafından inşa edildiği yönündedir. Zêrînok Kalesi, Ortaçağ Kürt mimarisinin tipik bir örneği olan Hoşap Kalesi’nin adeta daha küçük bir versiyonudur. Günümüzde kalede en çok ayakta kalmış kısmı, yönetim merkezi olan qasr (köşk) kısmıdır. Hala heybetini koruyan köşkün birinci ve ikinci katı kısmen ayaktadır. Üçüncü ve dördüncü katların ise çok az bir kısmı günümüze ulaşmıştır. Köşkün güzel mimarisi, onu neden restore etmemiz ve korumamız gerektiğini âdeta bize haykırmaktadır. Zêrînok Kalesi, sadece yöneticinin oturduğu qasırdan ibaret değildir. Köşkten çıkıp ilerlediğinizde karşınıza kalenin yıkık hamamı ve duvarlarının hala zamana direndiği mutfak kısmı çıkar. Kalenin hemen dışında ise tarihî mezarlık bulunur. Hünerli ellerden çıktığı her halinden belli olan tarihî mezar taşları, maalesef hiç hak etmedikleri şekilde yerlerde kırık ve dökük halde bulunuyor. Çok az sayıda mezar ve mezar taşı ise neyse ki kabul edilebilir durumda. Tarihî mezarlıkta sahipleri bilinen iki mezardan birisi Mihemmedî Teyarî Gorandeştî’nin kızı olan Hanımzade’ye ( Xanımzade) ait, bir diğeri ise Zêrînok Beylerinden Bazîd Bey’e ait. Ne yazık ki bu iki tarihî mezar da hiç görmek istemediğimiz bir halde bakımsız, korumasız ve sahipsiz… Zêrînok Kalesi’nden köye indiğinizde ise köyün tarihi camisi sizi karşılar. Tarihi cami, yakın bir zamanda restore edilmiş. Cami avlusunun hemen aşağısında ise kaleyi yaptığı söylenen Bişaret Bey’in iki odalı bir türbeden oluşan mezarı var. Türbenin bir odasının ibadet için ayrıldığı oldukça açık ancak Bişaret Bey’in mezarı ne yazık ki tarihten bihaber, insanlık düşmanı mezar soyguncuları tarafından oldukça tahrip edilmiş durumda. Elbette mezarı, türbeyi o halde görmek insanın canını acıtıyor… Birçok tarihî alan taramalarımda seyahat arkadaşım olan Fikret Berwarî ile Zêrînok köyünün sakinleri ile sohbet etme imkânı bulduk. Köyde 20 hane kalmış. Köylülerin tamamı akraba ve tek bir aşiretten. Köylüler Hakkâri’den geldiklerini ve Abbasî aşiretinden olduklarını ifade ettiler. Elbette Ortaçağ Kürt Mirliklerinin tarihine hâkim olanlar Abbasî ismine yabancı değil. Colemêrg merkezli Hakkâri Kürt Mirleri, halk arasında meşruiyetlerini daha da pekiştirmek için kendilerini Abbasî kökenli olarak nitelendirirlerdi. Yani Zêrînok köylüleri, Zêrînok Kalesi’nin günümüzdeki canlı kanlı tanıklarıdır. Köylüler, kaleyi atalarının yaptıklarının gayet bilincinde. Hatta dedelerinin son yüzyılda bile hala kaleyi kullandıklarını ve kalede kaldıklarını ifade ettiler. Zêrînok köyü, 1.Dünya Savaşı sırasında zorunlu nedenlerle terk edilmişse de savaşın sonunda Zêrînoklular tekrar köye gelip atalarının mirasında yaşamaya devam etmişler. Kürtçe’nin saf ve duru halini güzel konuşan Zêrînok sakinlerinin tek bir isteği var. Aslında onların bu isteği, hepimizin isteği olmalıdır. Kalenin restore edilmesi, tarihî mezar taşlarının onarılması ve korunması için yıllardır başvurmalarına rağmen bir sonuç alamamışlar. Onların son derece haklı bu isteklerini bir kez de bu satırlardan haykıralım. Zêrînok Kalesi, tarihî aslına uygun olarak restore edilmelidir. Kırık halde, yerlerde sürünen tarihî mezar taşları onarılsın ve bakıma alınsın. Köyün içerisinde bulunan Bişaret Bey’in tahrip edilmiş tarihî mezar yeri yeniden düzenlensin. Hoşap Kalesi, tam da anayol üzerinde olduğu için oldukça ziyaret ediliyor. Unutmayalım ki Zêrînok da anayoldan sadece birkaç kilometre içeridedir. Her yönüyle tarih kokan Zêrînok sizleri bekler. Başka bir yazıdan buluşmak dileğiyle…