Eskiden Ortadoğu’daki demokrasi yoksunu ülkelerle kendimizce alay ederdik.
Seçim olur, aylar geçer, hükümet bir türlü kurulamazdı. Biz de ekran karşısında “
Vay haline şu ülkelerin!” derdik.
Ama işte, gülme komşuna, gelir başına…
Şimdi bizde de durum onlardan farklı değil.
Seçim geçti, aylar geçti, hatta yıllar geçti; ama hâlâ ortada ne bir yönetim kararlılığı ne de bir hizmet heyecanı var.
Hükümet bir yana, bizde ilçe encümenleri bile toplanamaz hâle geldi.
Yarın, Silopi belediye başkanının ilçe encümenleri ile toplanacağı gün.
Temennimiz şu; Toplantı şahsi değil, Silopi odaklı olsun.
Belediye kapısında şahsiyet değil, hizmet konuşsun
Buradan tüm encümen üyelerine, eski başkanlarına bizim de yeni başkanımıza samimi bir çağrım var
Ne varsa şahsi, ne varsa bireysel, lütfen belediye kapısında bırakın.
O kapıdan içeri “ben” girmez, “biz” girer.
Biz diyoruz, çünkü o masanın etrafında oturanlar yalnızca birer isim değil, bir kentin kaderini belirleyen insanlardır.
Elbette her iki taraf diyecek ki “Bizim şahsi meselemiz yok, bizimki memleket aşkı, bizimki hizmet aşkı.”
İyi de, bu aşık olduğunuz memleket artık nefes alamıyor!
Bu halk, hizmet bekliyor.
Bazen aşk da yorulur, eğer sevdiğini ihmal edersen.
Hizmet aşkı lafla değil, icraatla olur
Silopi’nin yolları delik deşik.
Araçlar hurdaya dönmüş, insanlar çamura, toza, duman karışmış bir hayatın içinde nefes almaya çalışıyor.
Artık öyle bir noktadayız ki, yanı başımızdaki Ciner Termik Santrali’ne kayyım atanmasına bile sevinecek takat bırakmadınız.
Düşünün, bir halk artık “
yönetim değişikliği” haberine bile umut bağlar hâle gelmişse, orada sadece hizmet eksikliği değil, umut yorgunluğu vardır.
Ne yazık ki Silopi halkı, hizmet görmek için artık “
olağanüstü” durumlara bel bağlar hâle geldi.
Bu tablo utanç verici.
Silopi halkı artık “yönetilmek” değil, hizmet edilmek istiyor.
Yanı başımızdaki il ve ilçelerde hayat düzenli, yollar pırıl pırıl, parklar cıvıl cıvıl, belediye araçları çalışır durumda.
Bizde ise toz, ihmal ve sessizlik.
Sanki zaman burada durmuş, sadece halkın sabrı akıyor.
Bir kent, kavgayla değil ortak akılla yönetilir
Şimdi soruyorum
Bu memleket için elini taşın altına koyacak kaç kişi kaldı?
Kim, “Ben değil, biz” diyebilecek kadar yürek gösterecek?
Yarınki toplantı bir dönüm noktası olabilir.
Eğer ki ilçe encümen üyeleri ile mevcut belediye başkanı şahsi meseleleri değil, Silopi’nin meselelerini konuşursa…
Eğer ki herkes kendi siyasi, kişisel hesabını değil, halkın hesabını gözetirse…
Belki o zaman güneş yeniden doğar bu kentin üzerine.
Çıkmayan candan, doğmayan güneşten ümit kesilmez derler.
Biz de o ümitle bekliyoruz.
Yeter ki o kapıdan içeri memleket sevgisi girsin, hırs değil.
Çünkü biz, insanca yaşamayı ve yönetilmekten ziyade hizmet edilmeyi hak ediyoruz, azizim…
Halil Coşkun AZİZOĞLU
05 Ekim 2025 ( Cizre)