Modern hayatın hızına kapılmış halde yaşıyoruz. İnsanlarla tanışıyor, yanlarından geçiyor, haklarında fikirler üretiyor ve çoğu zaman bunu birkaç saniye içinde yapıyoruz. Peki bir insanı değerlendirirken gerçekten neye bakıyoruz? Karakterine mi, emeğine mi, insanlığına mı; yoksa üzerindeki kıyafete, kullandığı markaya ve sahip olduğu sosyal statüye mi?
Ne yazık ki günümüz dünyasında görünüş, çoğu zaman gerçeğin önüne geçmiş durumda. İnsanları tanımaya çalışmak, hikâyelerini dinlemek ve onları anlamak emek ister. Oysa dış görünüşe bakarak hüküm vermek çok daha kolaydır. Bu kolaylık ise beraberinde büyük yanılgıları getirir.
Bir insanın sade giyinmesi, mütevazı görünmesi ya da toplumun alışık olduğu kalıpların dışında olması, onun hakkında kesin yargılara varmamıza neden olabiliyor. Daha da acısı, çoğu zaman bu yargıları sorgulama gereği bile duymuyoruz. Oysa hayat, insanı en çok da bu noktada şaşırtıyor. Bir bakıyorsunuz küçümsenen kişi büyük bir başarının sahibi çıkıyor; önemsenmeyen insan, bulunduğu ortamın en değerli karakteri oluyor.
Aslında mesele, bir kişinin kim olduğu değil; bizim ona hangi gözle baktığımızdır. Çünkü önyargılar, gerçeği görmemizin önündeki en büyük engellerden biridir. İnsanları sahip oldukları maddi imkânlarla, makamlarıyla veya dış görünüşleriyle ölçmeye başladığımız anda, insan olmanın özünü de gözden kaçırıyoruz.
Bugün kendimize şu soruyu sormamız gerekiyor: Karşımızdaki insanın değerini neye göre belirliyoruz? Bize sağlayacağı faydaya göre mi, yoksa taşıdığı insani değerlere göre mi?
Unutmamak gerekir ki insanın gerçek zenginliği banka hesabında, gardırobunda ya da unvanlarında değil; karakterinde, vicdanında ve kalbindedir. Bir insanın iç dünyası, üzerindeki en pahalı kıyafetten çok daha kıymetlidir.
Belki de artık bakış açımızı değiştirme zamanı gelmiştir. İnsanları etiketlemek yerine anlamaya çalıştığımızda, görünene değil özü görebildiğimizde, toplumsal ilişkilerimiz de daha sağlıklı bir zemine oturacaktır. Çünkü önemli olan nereden baktığımız değil, baktığımız yerde ne görebildiğimizdir.