Kral Antikos’un vasiyeti devam ediyor. Hikâyemizi yaşanmış olaylar ile temellendiriyoruz. Kral Antikos, kaya yüzlerine yazdırdığı vasiyeti ile kendisinden sonra gelecek torunlarına büyük bir miras bırakmış. İki bin yıl önce söylediklerinin bugün de hayatta geçerli olduğunu vasiyetinde bahsettiklerinden anlıyoruz. Büyük insanların büyüklükleri, öngörüleri ile anlaşılır. Hikâyemizin bu bölümünde Antikos’un krallığını ilan ettiği anı anlatarak başlayalım.

“Böylece ben doğum günümü Aralık ayının on altısı olarak ilan ettim. Doğum günüm dışında Temmuz ayının on altısını da krallığa başlarken taç giyme günü olarak ilan ettim. Ben Temmuz ayının on altısında en yüksek kata eriştim. O günleri Allah adına vakfediyorum. Çünkü ben o günleri krallığımın kaynağı günleri olarak anlıyorum. O günleri bahtiyarlığımın başladığı günler olarak kabul ediyorum. Bunun için bu günlere özgü yapılacak kurban merasimleri eksiksiz, zengin ve şox ü şeng içinde yapılsın. Ben o iki günü de bayram olarak ilan ettim. Ülkemin insanları o günlerde toplanacaklar. Halkım bayram merasimine katılsın diye köylerde ve şehirlerde gruplar ve kafileler halinde tanzim ettim. Halkımın kolaylıkla bayram alanına ve şox ü şeng alanına katılımını kolaylaştırmak için kural ve kaideler uyguladım. Doğum günüm anlaşılsın diye doğum günüme ‘Şazdemin Diademi’ adını koydum. Her ayın onuncu günü rahiplerin yardımı ile bayram merasimi tekrarlansın.

Bayram merasimi için tespit edilen kural ve kaideler devam etsin. Bu Allah’ımızın fermanını ben kutsal kanunla güncelleştirdim. Ben bu kanun devam etsin diye taş stel üzerine yazdırdım. Yaptığım bu iş akıllı ve dindar insanlar içindir. Bu yaptığım çalışma yalnız bizim için değil, yaptığımız çalışma hepimizin şan ve şöhreti içindir. Yaptığımız bu iş yalnız benim için değil, sadece tek tek hepimiz içindir. Yapılan çalışma his ve duygularımız ve ülkemiz için önemlidir.

Sevgili halkım! Biz önümüzdeki sürecin nasıl gelişeceğini bilemeyiz. Ancak bir gerçek var: Kutsal ülkemin hangi döneminde ne olursa olsun, hangi ırktan insan bu kutsal ülkeme egemen olursa olsun, taş stellerin üzerindeki kanunlar o isimler adına korunsun. Çok iyi anlaşılsın; bu dünyadan göç eden krallığımızın ağırlığı rahmet ile anılmalı. Krallığımız karşısında suç işleyen düşüncesizleri izleyeceğiz ve eşit ceza ile cezalandırılacaktır. Eğer bazı düşüncesizler kutsal atalarıma hakaret ederlerse onlar cezayı hak edecekler. Onlara merhamet edilmeyecek. Hakaretlerin dindarlık adına yapılması kolaydır. Bu kanunlar sesimdir. Ben bu sesi Allah’tan aldım.” Hikâyemiz devam edecek.