Biz onu, yarattığı etkileyici romanlarıyla tanıdık. Ancak şimdi karşımıza, Adıyaman’ın milyonlarca yıl öncesine ait bilgilerini bizlerle buluşturan bir kitapla çıkıyor. Bu eser, hem Adıyaman sevdalıları hem de bilim insanları için oldukça değerli ve önemli bir başvuru kaynağı niteliğinde. “Milyonlarca yıl” ifadesi sizi şaşırtmasın; zira kitap, coğrafyamızda milyonlarca yıl öncesine ait ilk canlı fosillerin bulunduğuna atıfta bulunuyor.

Sırrı Özbek ve Fatih Yıldız, konuyu ele alırken büyük bir emek sarf etmiş; her mekânı bizzat ziyaret ederek, yöre halkından bilgi alarak, ilgili efsane ve hikâyeleri dinleyerek araştırmalarını derinleştirmişler. Eserin amacı, okuyucuya anlaşılır ve etkileyici bir biçimde aktarmak.

Kitap, coğrafyamızın tarih boyunca yaşadığı kıyımlar, açlık, hastalık ve zulümlerin yanı sıra, sanatsal ve inançsal temelli medeniyetlerin tahminlerimizden çok daha ileri bir düzeyde geliştiğini de gözler önüne seriyor. Yazarlar, insan ve doğanın birleştiği coğrafyamızın tabiat güzelliklerini, çarpıcı fotoğraflarla bizlere tanıtmaya çalışıyor.

Eserde ayrıca Anadolu ve Mezopotamya’nın en eski kavmi olan Luviler, bu halkların kültür ve dilleri ile hayatımızdaki etkileriyle ele alınmış. Luvilerden sonra bölgeye yerleşmiş Huriler ve onların günümüze ulaşan sözcükleri, yer adları, dağ, ova, dere ve su yollarının Luwi ve Huri dillerindeki isimleri bu çalışma ile gün ışığına çıkıyor.

Kitap, insanın doğa ile uyumlu yaşamını, coğrafyamızda 234 yıl bağımsız bir devlet olarak iki büyük imparatorluk arasında diplomasi ve barışı başarıyla yürüten Komagene Krallığı’nı da tanıtıyor. 42 bin yıl önce şehrin kuzeyinde bulunan Palanlı Mağarası’nda ilk insan yaşamının izlerini öğrenmek, iki bin yıl önce Komagene devleti tarafından yaratılan ve bugün dünya çapında bilinen devasa eserleri yakından tanımak da bu eserin sundukları arasında.

Sırrı Özbek ve Fatih Yıldız’ın birlikte hazırladıkları 296 sayfalık bu çalışma, adeta bir Adıyaman envanteri niteliğinde. İlimizin en ücra köşelerini didik didik ederek, henüz adını bilmediğimiz mekânları gün yüzüne çıkarıyor. Binlerce yıl boyunca farklı inançların bu coğrafyada nasıl hayat bulduğunu ve zamanla dünyada kabul gördüğünü görmek de mümkün. Örneğin, bölgemizin en eski inançlarından Mîtra inancı hakkında birçok kişi yeterince bilgi sahibi değil. Kitap, Mitra’nın Antepli olduğunu ve günümüzde hâlâ “Dolik Baba” olarak anılan mekanın bu inancın temelleri üzerinden günümüze geldiğini ortaya koyuyor. Mitra inancının Ortadoğu, Orta Asya ve Hindistan’a etkisi, sınırları aşarak Avrupa’ya yayılması, Roma köleleri arasında itibar görmesi ve hatta Roma devletinin resmi dini hâline gelmesi gibi bilgiler de eserde yer alıyor. Mitra inancının birçok ritüeli, Hristiyanlıkta günümüzde de yaşamaya devam ediyor.

Yazarlar, Adıyaman coğrafyasında milyonlarca yıl öncesinin izlerini derinlemesine inceleyerek, farklı medeniyetlerin izlerini fotoğraflar ve açıklayıcı alt yazılarla bizlere sunuyorlar. Bu değerli eser, “Sırları Taşlarında Saklı Şehir: ADIYAMAN” adıyla yayın hayatına girmiş durumda. Adıyaman’ı yakından tanımak isteyenler için olduğu kadar, akademisyenler ve araştırmacılar için de kıymetli bir kaynak.

Sayın A. Sırrı Özbek ve Sayın M. Fatih Yıldız’a, böyle önemli bir eseri bizlere kazandırdıkları için, bir Adıyamanlı olarak şükranlarımı sunuyorum.