ŞIRNAK AJANS- Şırnak Gazeteciler Cemiyeti Başkanı, Güneydoğu Anadolu Gazeteciler Federasyonu Başkan Yardımcısı ve Şırnak Ajans Koordinatörü Halil Azizoğlu, Kur’an-ı Kerim’de Hz. Nuh’un gemisinin Cûdî üzerine oturduğunun açıkça bildirildiğine dikkat çekerek, söz konusu Cûdî’nin Şırnak’taki Cûdî Dağı olduğunu belirtti. Cemiyet, tarihî araştırmalar ve bölgedeki bulguların da bu görüşün araştırılmasını güçlendirdiğine dikkat çekti.

Halil Azizoğlu-2

Başkan Halil Azizoğlu, Hz. Nuh’un gemisinin bulunduğu yer olarak Cudî Dağı’nın öne çıktığına ilişkin kapsamlı bir açıklama yaptı. Açıklamada, konunun temel dayanağının Kur’an-ı Kerim’de yer alan açık ifade olduğu vurgulandı.

Kur’an-ı Kerim’in Hûd Suresi 44. ayetinde, tufanın sona ermesinin ardından “Gemi Cûdî’nin üzerine oturdu” buyuruluyor. Ayette geminin durduğu yer “Cûdî” adıyla açıkça belirtiliyor.

Azizoğlu’nun açıklamasında, Kur’an’da geçen Cûdî’nin Şırnak sınırları içerisinde bulunan Cudî Dağı olduğuna ilişkin tarihî ve tefsir kaynaklarında da önemli değerlendirmeler bulunduğu belirtildi.

Cûdî Dağı’nın Cizre ve Şırnak çevresindeki konumu, bölgedeki tarihî anlatılar ve Hz. Nuh kıssasıyla yüzyıllardır kurulan bağ, dağın bu açıdan taşıdığı önemi ortaya koyuyor.

KUR’AN’DA GEMİNİN DURDUĞU YER AÇIKÇA BELİRTİLİYOR

Hûd Suresi’nin 44. ayetinde tufanın sona ermesi şöyle anlatılıyor:

“Ey yer, suyunu yut! Ey gök, sen de tut!” denildi. Su çekildi, iş bitirildi ve gemi Cudî’nin üzerine oturdu.

Bu ifade, Hz. Nuh’un gemisinin tufanın ardından bir dağın üzerine oturduğunu ve bu yerin Kur’an’da Cûdî adıyla anıldığını ortaya koyuyor.

Konuya ilişkin Kur’an Yolu Tefsiri’nde de Cûdî’nin, Türkiye-Irak sınırına yakın, Cizre’nin kuzeydoğusunda ve Şırnak yakınlarında bulunan Cûdî Dağı olduğuna ilişkin görüşlere yer veriliyor.

Şırnak Gazeteciler CemiyetiBaşkanı Halil Azizoğlu, bu nedenle Cûdî Dağı’nın Hz. Nuh’un gemisiyle ilişkisinin yalnızca yöresel bir anlatı olarak görülmemesi gerektiğini belirtti.

Abdullah Yaşın

ABD’Lİ HEYETİN AĞRI DAĞI ARAYIŞI VE CÛDÎ’DEKİ ARAŞTIRMALAR

Cûdî Dağı’na ilişkin araştırmaların önemli isimlerinden biri olan Cizreli araştırmacı-yazar Abdullah Yaşın, Şırnak Ajans’a yaptığı açıklamalarda yıllar içerisinde bölgede gerçekleştirdiği çalışmalar hakkında dikkat çekici bilgiler paylaştı.

Yaşın, 1983 yılında Amerikalı astronot James Irwin öncülüğündeki bir heyetin Ağrı Dağı’nda Nuh’un Gemisi’ni aradığını, gerçekleştirilen çalışmaların ardından Cûdî Dağı’na yönelik araştırmaların da gündeme geldiğini anlattı.

Yaşın’ın verdiği bilgilere göre, aynı dönemde Bavyeralı Hans Thoma başkanlığındaki altı kişilik Alman araştırma heyeti Cizre’ye geldi. Dönemin kaymakamının kendisini bölgeyi en iyi bilen araştırmacı olarak heyete önerdiğini belirten Yaşın, Alman heyetiyle birlikte Cûdî Dağı’na çıktığını ifade etti.

Yaşın, gerçekleştirdiği saha çalışmasında geminin orijinal zifti olduğunu belirttiği bir örneğe ulaştığını ve bu örneklerin Almanya’da laboratuvar incelemesine gönderildiğini söyledi.

“ZİFT 18 BİN 900 YILLIK ÇIKTI”

Abdullah Yaşın, Almanya’da yapılan karbon testi sonucunda zift örneğinin 18 bin 900 yıllık olduğunun belirlendiğini açıkladı.

Yaşın, bu sonucun Hz. Nuh Tufanı’nın yaygın biçimde ifade edilen tarihlerden çok daha eski olabileceğini ortaya koyduğunu savundu.

Söz konusu tarihlendirme, Yaşın’ın aktardığı laboratuvar çalışmasına dayanıyor. Zift örneğinin doğrudan Hz. Nuh’un gemisine ait olduğunun kesin bilimsel kanıt olarak kabul edilip edilmediği ise ayrıca değerlendirilmesi gereken bir konu olarak öne çıkıyor.

Buna rağmen Yaşın’ın yıllardır sürdürdüğü araştırmalar, Cûdî Dağı’nın tarihî ve arkeolojik açıdan daha kapsamlı incelenmesi gerektiğine ilişkin önemli bir saha verisi olarak dikkat çekiyor.

ÇEKO TEPESİ’NDEKİ SANHERİB KABARTMALARI

Cûdî Dağı’ndaki araştırmaların bir diğer önemli başlığını ise Çeko Tepesi’ndeki Asur dönemine ait kabartmalar oluşturuyor.

Abdullah Yaşın, Cûdî Dağı’nın 2124 metre yüksekliğindeki Çeko Tepesi’nde Asur Kralı Sanherib’e (Sennacherib) ait olduğunu belirttiği altı kabartmanın bulunduğunu ifade etti.

Yaşın’ın aktardığına göre, 24-25 Ağustos 1983 tarihlerinde Alman heyetiyle gerçekleştirilen araştırma sırasında söz konusu kabartmalar incelendi. Alman araştırmacılardan Otmar Reiter, kabartmalardan birinin temizlenerek plastik kalıbının çıkarıldığını belirten bir belge imzaladı.

Yaşın, söz konusu belgenin Türkiye Cumhuriyeti gümrük makamlarına hitaben düzenlendiğini ve Cûdî Dağı’ndaki araştırmayı doğrulayan tarihî bir kayıt niteliği taşıdığını belirtti.

Hazırlanan plastik kalıp kopyasının daha sonra Abdullah Yaşın’a gönderildiği ve bugün Özel Cizre İsmail Ebul-iz El-Cezeri Müzesi’nde sergilendiği ifade edildi.

Yaşın ayrıca kabartmalardan birinde bulunan figürün parmağıyla Nuh’un Gemisi’nin bulunduğu yeri işaret ettiğini ileri sürdü.

43 YILLIK BELGE GÜNDEMDE

Abdullah Yaşın’ın Şırnak Ajans’a sunduğu belgeler arasında, Alman araştırmacı Otmar Reiter tarafından imzalandığı belirtilen 24-25 Ağustos 1983 tarihli gümrük belgesi de bulunuyor.

Belgede, Alman araştırma heyetinin Cûdî Dağı’nda araştırma yaptığı, Yaşın’ın heyete Çeko Tepesi’ndeki altı kabartmayı gösterdiği ve kabartmalardan birinin plastik kalıbının çıkarıldığına ilişkin ifadeler yer alıyor.

Bu belge, Cûdî Dağı’nda 1983 yılında gerçekleştirilen araştırmaya ilişkin tarihî kayıt niteliği taşıması bakımından dikkat çekiyor.

CÛDÎ DAĞI, ŞIRNAK’IN TARİHÎ VE MANEVİ MİRASIDIR

Şırnak Gazeteciler Cemiyeti başkanı Halil Azizoğlu açıklamasında, Hz. Nuh’un gemisinin Cûdî Dağı’nda bulunduğuna ilişkin inancın temelinde Kur’an-ı Kerim’de yer alan “Gemi Cûdî’nin üzerine oturdu” ifadesinin bulunduğu vurgulandı.

Şimşekler geceyi gündüze çevirdi
Şimşekler geceyi gündüze çevirdi
İçeriği Görüntüle

Azizoğlu, Kur’an’da geçen Cûdî’nin Şırnak’taki Cûdî Dağı olduğu yönündeki tarihî ve kültürel kabulün; tefsir kaynakları, bölgenin tarihî geçmişi, saha araştırmaları ve arşiv belgeleriyle birlikte ele alınması gerektiğine dikkat çekti.

Muhabir: Sedat Sevim