Habur Çayı'nda Kayıp Genci Arama Çalışmaları 3'üncü Gününde
Habur Çayı'nda Kayıp Genci Arama Çalışmaları 3'üncü Gününde
İçeriği Görüntüle

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, boşanma davalarında emsal niteliği taşıyan bir karara imza attı. Daire, eşinin yaptığı yemekleri sürekli aşağılayan ve hakaret eden erkeği "ağır kusurlu", hakaret içerikli sözler kullanan kadını ise "az kusurlu" kabul ederek yerel mahkemenin kararını onadı.

Şiddetli geçimsizlik yaşayan çiftin karşılıklı açtığı boşanma davasında erkek, eşinin kendisine "defol, sen pissin, bunak, moruk" diyerek hakaret ettiğini, yemek vermediğini ve buzdolabına kilit taktığını öne sürdü. Kadın ise eşinin hem önceki evliliğinden olan çocuklarını aşağıladığını hem de kendisine sürekli hakaret ettiğini belirtti. Eşinin, yaptığı yemekler için "Yemeklerin berbat, zehirli", "Sen cahilsin", "Sen ne anlarsın", "Tipe bak", "Hırsız", "Utanmaz" gibi ifadeler kullandığını savundu.

Aile Mahkemesi, tarafların karşılıklı hakaret ettiğini tespit etti. Ancak erkeğin, eşinin yemeklerini sürekli küçümsemesi ve evin mutfak alışverişini de yeterince karşılamaması nedeniyle ağır kusurlu olduğuna hükmetti. Mahkeme, çiftin boşanmasına karar verirken ortak çocuğun velayetini babaya verdi. Ayrıca kadın lehine aylık 750 TL nafaka ile 20 bin TL maddi ve 15 bin TL manevi tazminata hükmetti.

Kararı istinafa taşıyan erkek, kusur değerlendirmesine itiraz etti. Bölge Adliye Mahkemesi, ilk derece mahkemesinin kararını yerinde bularak başvuruyu reddetti.

Dosyanın temyiz edilmesi üzerine inceleme yapan Yargıtay 2. Hukuk Dairesi de yerel mahkeme ile istinaf mahkemesinin kararını onayarak hükmü kesinleştirdi.

Karar, eşin yaptığı yemekleri sürekli aşağılayan, hakaret eden ve bu davranışları evlilik birliğini zedeleyen tutumların boşanma davalarında ağır kusur olarak değerlendirilebileceğine ilişkin emsal nitelikte bir karar olarak değerlendiriliyor.

Kaynak: İHA