Şırnak Ajans köşe yazarı Araştırmacı Yazar Metin Rastdil, tarihî Hristiyan el yazmalarındaki dikkat çekici kayıtlara yer verdiği yeni yazısında, özellikle Kürtler ve Botan bölgesinin 1500 yıl önceki coğrafyasına dair önemli bulgulara dikkat çekiyor. Rastdil, tarihî belgelerde, bugünkü Şırnak ve çevresinin, o dönemde "Beth Kardo" olarak tanımlandığını belirtiyor.
Beth Kardo, Kürtlerin Evi
Süryani el yazmalarında "Beth Kardo" ifadesi, "yurt, yer, ev" anlamına gelirken, bugünkü Botan ve çevresi bu şekilde tanımlanıyordu. Bu terim, Arapçaya "Beyt" olarak geçmiş ve Kürtlerin tarihî olarak bu coğrafyada yaşadığını vurgulamaktadır. Cudi Dağı da, Süryani kaynaklarında aynı şekilde "Beth Kardo" yani "Kürtlerin yeri" olarak geçiyor. Rastdil, bu ifadeyi 1500 yıl öncesinin Doğu Hristiyan dünyasında nasıl algılandığına dikkat çekerek, bu toprakların o dönemdeki halklar tarafından nasıl adlandırıldığını aktarıyor.
Urfa Akademisi ve Kürtlerin Tarihteki Yeri
Rastdil, yazısında ayrıca Urfa Akademisi (Urfa Okulu) hakkında önemli bir kaynağa yer veriyor. 5. yüzyılda yaşamış olan Barşawmo'nun, "Kürt Mara’nın uşağı" olarak tanımlandığını belirtiyor. Barşawmo, Urfa Akademisi'nde eğitim almış ve bölgedeki dini tartışmalara katılmış bir figürdür. II. Efes Konsili'nde sürülmesine karar verilen bu şahsiyet, Botan bölgesine dair önemli bir tarihi figür olarak öne çıkıyor.
G/C Harf Değişimi, Cizre ve Çevresi
Rastdil, aynı zamanda bölgenin isimlendirilmesindeki G/C harf değişimine de dikkat çekiyor. Süryani el yazmalarında Cizre, "Gzirto" olarak yer alıyor. Bu harf değişimi, bölgedeki farklı dil ve kültürlerin etkileşimini gözler önüne seriyor. Aynı zamanda, bu değişim Erzincan’dan Azerbaycan’a kadar uzanan bir coğrafyada da karşımıza çıkıyor. Örneğin, Urfalı Mateos’un 10. yüzyıl kaynağında "Erzingan" ifadesi de bu dilsel farklılığı gösteriyor.

Tarihin Işığında Botan ve Kürtler
Metin Rastdil’in yazısı, bölgenin tarihî coğrafyasını yazılı kaynaklarla yeniden gün yüzüne çıkarıyor. Hristiyan el yazmalarındaki bu notlar, sadece Kürtler ve Botan bölgesinin tarihi için değil, aynı zamanda bölgenin dini, sosyolojik ve kültürel geçmişi için de önemli ipuçları sunuyor. Rastdil, bu kayıtlardan yola çıkarak, 1500 yıl önceki coğrafyaların ve halkların, tarihî miraslarının ve kültürel bağlarının günümüzde nasıl bir araya geldiğini araştırmaya devam ediyor.
Metin Rastdil köşe yazsını okumak için tıklayınız





