ŞIRNAK AJANS- Kırşehir Ahi Evran Üniversitesi’nde bir öğretim üyesi kadrosu üzerinden başlayan ve yargıya taşınan süreçte Danıştay Birinci Dairesi, üniversite bünyesinde verilen men-i muhakeme kararını bozdu.
Daire, soruşturmanın eksik ve usule aykırı yürütüldüğüne hükmederek Rektör ile ilgili Yönetim Kurulu üyelerinin de soruşturmaya dahil edilmesini ve dosyanın YÖK tarafından yeniden incelenmesini istedi.
Kırşehir Ahi Evran Üniversitesi Sosyal Bilimler Meslek Yüksekokulu Büro Hizmetleri ve Sekreterlik Bölümü Büro Yönetimi ve Yönetici Asistanlığı Anabilim Dalında öğretim üyesi alımı için 31 Aralık 2024 tarihinde yayımlanan ilan, daha sonra hukuki sürecin konusu oldu.
Kadroya başvuran adaylardan Turan Başkonuş'un Akademik Değerlendirme Kurulu tarafından değerlendirme dışında bırakılması ve başka bir adayın kadroya atanmasının ardından başlayan süreç, Danıştay Birinci Dairesinin kararıyla yeni bir aşamaya taşındı.
Danıştay Birinci Dairesi, 2025/1857 Esas ve 2025/1704 Karar sayılı dosyada yaptığı incelemede, üniversite tarafından yürütülen soruşturmada çeşitli eksiklikler ve usule aykırılıklar bulunduğunu belirledi.
Üniversitenin verdiği men-i muhakeme kararı bozuldu
Turan Başkonuş'un görevi kötüye kullanma iddiasıyla yaptığı suç duyurusunun ardından üniversite bünyesinde ceza soruşturması başlatıldı.
Soruşturma, Sosyal Bilimler Meslek Yüksekokulu Müdürü Hayrettin Şahin ile Akademik Değerlendirme Kurulu üyeleri İsmail Anasız, Emin Efecen Aktaş ve Ahsen Seda Kılıç Bulut hakkında yürütüldü.
Kırşehir Ahi Evran Üniversitesi Rektörlüğünce oluşturulan kurul, 4 Kasım 2025 tarihinde ilgililer hakkında men-i muhakeme kararı verdi.
Başkonuş'un bu karara itiraz etmesi üzerine dosya Danıştay Birinci Dairesine taşındı.
Daire, yaptığı inceleme sonucunda soruşturmanın eksik ve usule aykırı yürütüldüğü değerlendirmesinde bulunarak üniversite bünyesinde verilen men-i muhakeme kararını bozdu.
Rektör de soruşturmaya dahil edilecek
Danıştay kararında dikkat çeken başlıklardan biri, akademik kadroya yapılan atamada Rektörlük makamının rolü oldu.
Kararda, söz konusu atamanın Sosyal Bilimler Meslek Yüksekokulu Yönetim Kurulunun görüşü, Yüksekokul Müdürünün önerisi ve Rektörün kararı doğrultusunda gerçekleştirildiğine dikkat çekildi.
Daire, kadroya ataması yapılan diğer adayın atanmasına karar veren Rektörün de soruşturmaya dahil edilmesi gerektiğine hükmetti.
Danıştay kararında, “diğer adayın atamasını yapan Rektörün isnat edilen suçla illiyet bağı bulunduğu” değerlendirmesine yer verildi.
Ayrıca Rektörün soruşturmacı ataması ve Yetkili Kurul oluşturması konusunda objektiflik bakımından şüphe bulunduğu belirtildi.
Bu nedenle yeni soruşturmanın üniversite bünyesinde değil, Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı tarafından yürütülmesi gerektiğine karar verildi.
YÖK tüm şüpheliler hakkında yeniden soruşturma yapacak
Danıştay Birinci Dairesi, yeniden yapılacak soruşturmaya ilişkin de kapsamlı bir çerçeve çizdi.
Buna göre Rektör ve Sosyal Bilimler Meslek Yüksekokulu Yönetim Kurulu üyeleri de soruşturmaya dahil edilerek, bütün şüpheliler hakkında YÖK Başkanınca yeni bir soruşturma yürütülecek.
Soruşturmanın tamamlanmasının ardından hazırlanacak fezleke, Yükseköğretim Kurulu üyeleri arasından oluşturulacak üç kişilik kurul tarafından değerlendirilecek.
Bu kurulun, tüm şüpheliler yönünden gerekçeli olarak men-i muhakeme veya lüzum-u muhakeme kararı vermesi öngörülüyor.
Öte yandan Danıştay'ın bu kararı, ilgili kişilerin suçlu bulunduğu anlamına gelmiyor. Karar, önceki soruşturmanın eksik ve usule aykırı yürütüldüğü gerekçesiyle bozulmasını ve belirtilen eksiklikler giderilerek yeniden soruşturma yapılmasını içeriyor.
Akademik kadro için bağımsız bilirkişi heyeti oluşturulacak
Danıştay'ın kararı yalnızca soruşturmanın yenilenmesiyle sınırlı kalmadı. Kadroya başvuran adayların liyakat durumunun bağımsız biçimde değerlendirilmesi de karara bağlandı.
Buna göre Kırşehir Ahi Evran Üniversitesi dışında görev yapan ve Büro Yönetimi ve Yönetici Asistanlığı Anabilim Dalında en az doçent unvanına sahip üç öğretim üyesinden bağımsız bilirkişi heyeti oluşturulacak.
Üç akademisyenden oluşacak heyet, iki adayın başvuru dosyasını ayrıntılı biçimde inceleyecek.
Bilirkişilerden;
- Adayların kadro için gerekli şartları taşıyıp taşımadığını,
- Başvuru dosyalarında eksik veya usule aykırı belge bulunup bulunmadığını,
- Başkonuş'un değerlendirme dışında bırakılması ile diğer adayın kabul edilmesinde usulsüzlük bulunup bulunmadığını,
- Bilimsel çalışmaların değerlendirilmesi sırasında objektiflik ve usule aykırı davranılıp davranılmadığını,
- Hangi adayın söz konusu kadroya atanma bakımından daha liyakatli olduğunu
ortaya koymaları istenecek.
Atanan adayın kimliği de dosyada yer aldı
Dosyadaki dikkat çeken ayrıntılardan biri de kadroya atanan adayla ilgili oldu.
Danıştay kararında atanan kişi, “Hukuk Müşavirinin eşi olan ve aynı Bölümde çalışan diğer aday” şeklinde ifade edildi.
Başkonuş ise başvurusunun hukuka ve usule aykırı şekilde değerlendirme dışında bırakıldığını, Akademik Değerlendirme Kurulunun taraflı davrandığını ve diğer adayın kadroya atanmasının sağlandığını ileri sürdü.
Söz konusu iddiaların doğruluğu ise Danıştay'ın kararıyla kesinleşmiş değil. İddiaların, YÖK tarafından yürütülecek yeni soruşturma ve bağımsız bilirkişi incelemesinin sonucunda değerlendirilmesi bekleniyor.
“İkinci dilekçe dikkate alınmadı” iddiası
Başkonuş'un süreçte gündeme getirdiği konulardan biri de üniversiteye sunduğu ikinci dilekçe oldu.
Başkonuş, söz konusu dilekçenin üniversitenin resmi kayıtlarına girmesine rağmen akademik kadro başvurusunun değerlendirilmesinde dikkate alınmadığını savundu.
Başkonuş'un aktardığına göre üniversite, idare mahkemesine sunduğu savunmada “ikinci dilekçe dikkate alınmamıştır” ifadesini kullandı.
Başkonuş, resmi olarak teslim edildiğini belirttiği ve akademik başvurusuyla doğrudan bağlantılı olduğunu ifade ettiği dilekçenin dikkate alınmamasının; Anayasa'nın 74'üncü maddesinde güvence altına alınan dilekçe hakkı, eşitlik, liyakat ve objektiflik ilkeleri açısından değerlendirilmesi gerektiğini savunuyor.
Akademik puanlar da dosyanın önemli başlıklarından biri
Uyuşmazlıkta adayların akademik puanları da tartışma konusu oldu.
Başkonuş'un verdiği bilgilere göre mahkemeye sunulan belgelerde kadroya atanan diğer adayın puanı 89,6669 olarak yer alırken, üniversitenin çevrim içi başvuru sistemi tarafından oluşturulan kendisine ait Akademik Puan Tablosunda genel toplam 542,0833 olarak görülüyor.
Başkonuş, aradaki puan farkının liyakat ve objektiflik yönünden incelenmesi gerektiğini ileri sürüyor.
Ancak mevcut aşamada bu iki puanın aynı kriterler üzerinden doğrudan karşılaştırılıp karşılaştırılamayacağı ve hangi adayın kadro açısından daha liyakatli olduğu hukuken kesinleşmiş değil.
Danıştay da bu konuda doğrudan bir adayın diğerinden daha liyakatli olduğuna karar vermedi. Bunun yerine, akademik değerlendirmeyi üniversite dışından seçilecek üç bağımsız akademisyenden oluşan bilirkişi heyetine bıraktı.
Dosya YÖK'e taşındı
Danıştay Birinci Dairesi, 9 Aralık 2025 tarihinde dosyayı oybirliğiyle karara bağladı ve üniversite bünyesinde oluşturulan kurulun men-i muhakeme kararının bozulmasına kesin olarak hükmetti.
Kararla birlikte dosyada yeni bir soruşturma süreci başlayacak.
Danıştay'ın belirlediği eksikliklerin giderilmesi kapsamında, Rektör dahil olmak üzere kadro süreciyle bağlantılı tüm şüpheliler hakkında YÖK Başkanlığı tarafından soruşturma yürütülmesi gerekiyor.
Bunun yanı sıra üç bağımsız akademisyenden oluşacak bilirkişi heyetinin hazırlayacağı değerlendirme de soruşturma dosyasına dahil edilecek.
Son aşamada YÖK üyelerinden oluşturulacak üç kişilik kurul, tüm şüpheliler hakkında gerekçeli karar verecek.
Böylece Kırşehir Ahi Evran Üniversitesi'nde bir akademik kadro ilanıyla başlayan ve adaylardan birinin değerlendirme dışında bırakılmasıyla yargıya taşınan süreç, Danıştay'ın men-i muhakeme kararını bozması, Rektörün de soruşturmaya dahil edilmesini istemesi ve bağımsız bilirkişi incelemesine hükmetmesiyle birlikte YÖK tarafından yürütülecek yeni soruşturma aşamasına taşınmış oldu.
Next





