ŞIRNAK AJANS – Gazze’de yaşanan insanlık dramını dünya kamuoyunun gündeminde tutmak, Batı Şeria’daki hak ihlallerine dikkat çekmek ve Filistin halkının yalnız olmadığını göstermek amacıyla Avrupa’dan yola çıkan Filistin Konvoyu, Irak sınırında yaşanan gelişmelere ilişkin kamuoyuna ve ümmete duyuruda bulundu.
Filistin konvoyu sözcüsü Dr. Hüseyin Durmaz tarafından yapılan açıklamada, Gazze’nin unutturulmaya ve Filistin meselesinin uluslararası kamuoyunun dikkatinden uzaklaştırılmaya çalışıldığı bir dönemde sessizliği kırmak ve Filistin’in sesini dünyaya duyurmak amacıyla yola çıkıldığı belirtildi.
Yolculuğun üç temel amaç doğrultusunda başlatıldığı ifade edilen açıklamada, Gazze’deki insanlık dramını yeniden dünya gündemine taşımak, Batı Şeria’daki hak ihlallerini görünür kılmak ve Filistin halkının yalnız olmadığını göstererek vicdan sahibi insanları harekete geçirmek hedeflerinin bulunduğu kaydedildi.

Binlerce kilometrelik yol kat edildi
Avrupa’da başlayan yolculuğun farklı ülkelerden katılımlarla Bosna Hersek ve Srebrenitsa’nın ardından Türkiye’ye ulaştığı belirtilen açıklamada, Edirne’den başlayan güzergah kapsamında İstanbul, Sakarya, Ankara, Konya, Adana, Gaziantep, Şanlıurfa, Diyarbakır ve Mardin başta olmak üzere birçok şehirden geçildiği bildirildi.
Açıklamada, binlerce kilometrelik yol boyunca farklı noktalarda halkla buluşulduğu, Gazze’nin sesinin yükseltildiği ve Filistin meselesinin yalnızca bir coğrafyanın değil, bütün insanlığın ortak meselesi olduğunun vurgulandığı ifade edildi.
Srebrenitsa’dan Habur Sınır Kapısı’na kadar uzanan sürecin yalnızca kat edilen mesafeden ibaret olmadığı belirtilen açıklamada, bunun vicdanların, iradelerin ve halkların ortak bir duruşta birleşmesi anlamına geldiği kaydedildi.
“Geçişimize izin verilmedi”
Irak sınırına ulaşıldığında yeni bir tabloyla karşılaşıldığı belirtilen açıklamada, Habur üzerinden Irak’a geçerek yolculuğa devam etme iradesi ortaya konulmasına rağmen İbrahim Halil Sınır Kapısı’ndan geçişe izin verilmediği aktarıldı.
Açıklamada, “Üstelik tarafımıza somut ve hukuki bir gerekçe de sunulmadı” ifadelerine yer verildi.
Konvoyun süreç boyunca barışçıl ve hukuki ilkeler doğrultusunda hareket ettiği belirtilerek hiçbir ülkenin egemenliğini veya güvenliğini tehdit edecek bir tutum içerisinde olunmadığı vurgulandı.
Açıklamada, konvoyun talebinin insani bir sorumlulukla yolculuğa devam etmek ve sivil dayanışma sergilemek olduğu ifade edildi.
“Hedefimiz devletler değil”
Her devletin kendi egemenlik ve güvenlik önceliklerinin bulunduğuna dikkat çekilen açıklamada, büyük bir insani kriz karşısında alınan kararların şeffaf şekilde açıklanması gerektiği belirtildi.
Sahadaki gelişmeler ve diplomatik tablonun bölge ülkeleri üzerinde ciddi siyasi baskıların bulunduğunu gösterdiği savunulan açıklamada, kesinleşmemiş iddialarla herhangi bir kesimin itham edilmek istenmediği ifade edildi.
Açıklamada, Filistin meselesinde bölge ülkelerinin dış baskılara boyun eğmeden kendi iradelerini ortaya koyacakları bir döneme ihtiyaç olduğu belirtilerek, “Bizim hedefimiz devletler değil; Gazze’de katledilen çocukların, kadınların ve tüm masumların sesini dünyaya ulaştırmaktır” denildi.
“Bu bir geri çekilme değil”
Filistin Konvoyu, tampon bölgedeki eylemlerini bu aşamada sonlandırma kararı aldığını açıkladı.
Bu kararın geri çekilme veya mücadeleden vazgeçme anlamına gelmediği belirtilen açıklamada, kararın yürütülen mücadeleyi daha stratejik, uzun soluklu ve etkili bir boyuta taşımak amacıyla alınan yeniden konumlanma kararı olduğu ifade edildi.
Açıklamada, gerçek bir misyonun yalnızca mevcut iradeyi ortaya koymakla sınırlı olmadığı, geleceğin şartlarını ve mücadele zeminini de oluşturması gerektiği vurgulandı.
“Mücadelemiz tek bir sınır kapısıyla sınırlı kalmayacak”
Açıklamada, Siyonizm’in yalnızca belirli bir bölgedeki işgalden ibaret olmadığı, baskı ve çaresizlik duygusunu sınırların ötesine yaymaya çalışan bir sistem olduğu ileri sürüldü.
Bu nedenle mücadelenin tek bir sınır kapısı veya eylem alanıyla sınırlı kalmayacağı belirtilerek, yolculuk boyunca edinilen tecrübelerin üzerine kurulacak yeni dönemin daha planlı, güçlü ve kapsamlı olacağı kaydedildi.
Gazze’nin yeniden dünya gündeminin merkezinde olduğu belirtilen açıklamada, ateşkes tartışmaları ile Batı Şeria’daki işgale karşı uluslararası sorumlulukların yeniden gündeme geldiği ifade edildi.
Yolculuğun önemli sonuçlarından birinin de farklı ülkelerden aktivistlerin, sivil toplum kuruluşlarının ve vicdan sahibi insanların aynı zeminde buluşması ve yeni mücadele yöntemlerinin önünün açılması olduğu belirtildi.
Bölge ülkelerine çağrı
Filistin Konvoyu, başta İslam ülkeleri olmak üzere tüm bölge devletlerine çağrıda bulundu.
Açıklamada, “Artık mazeretlerin arkasına sığınma zamanı değildir. Birlikte hareket etme, dayanışmayı büyütme ve Filistin halkının yanında durma zamanıdır. Bizler kimseden cesaret beklemiyoruz; cesaretin mümkün olduğunu göstermek için yola çıktık. Siz de kendi imkân ve iradenizi ortaya koyun” ifadeleri kullanıldı.
Konvoy, açıklamasında Gazze ve Filistin'e ilişkin mesajlarını da yineledi:
“Gazze’nin sesi susturulamaz.
Filistin gündemden düşürülemez.
İnsani vicdan sınır kapılarında durdurulamaz.”
Eylemlerin tamamlandığı ancak mücadelenin sona ermediği belirtilen açıklamada, yolculuk boyunca destek veren halklara, sivil toplum kuruluşlarına, gönüllülere ve aktivistlere teşekkür edildi.
Açıklamanın sonunda, “Filistin Konvoyu yeni bir safhaya geçiyor. Ümmete ve tüm insanlığa hayırlı olsun. Gazze, Batı Şeria ve adalet için mücadelemiz kararlılıkla sürecektir” ifadelerine yer verildi.




