Mardin’in mistik atmosferi yıllardır sinema ve televizyon yapımlarına ev sahipliği yapıyor. Son olarak, “Zerhun” adlı yeni dizi, bu kadim şehrin dokusunu ekranlara taşımaya hazırlanıyor. Kanal 7’de Kasım ayında yayınlanmaya başlayacak dizi, yalnızca hikâyesiyle değil; güçlü oyuncu kadrosuyla da dikkat çekiyor. Başrollerden birini üstlenen Osman Xunav, dizide Şehmus Ağa karakterini canlandırıyor. Ailenin lideri olan Şehmus Ağa, güçlü ama otoritesini zaman zaman bencilce kullanan bir karakter olarak öne çıkıyor.Osman Xunav, hem yeni projesini hem de sanat yolculuğunu Mardin Haber gazetesine anlattı.

Çekimler Mardin’in neresinde yapılıyor?

 Yeşilli ilçesinde. Mardin’in her köşesi bir açık hava platosu gibi zaten. Bu coğrafyada çekim yapmak büyük bir şans. Ayrıca yapımcılarımız da Mardinli. Buralarda doğmuş, büyümüş, sonra göç etmişler ama bağlarını hiç koparmamışlar. Kendi memleketlerinde böyle bir projeyi hayata geçirmeleri çok anlamlı. Umarım başka yapımcılara da örnek olur.

“Kürtçe’den sonra ilk kez Türkçe bir projede”

Bugüne kadar ağırlıklı olarak Kürtçe tiyatro ve dizilerde rol aldınız. Bu proje sizin için nasıl bir deneyim oluyor?

– Evet, ben 1992’den beri Kürtçe tiyatro ve oyunculuk yapıyorum. Zerhun dizisiyle ilk defa bir Türkçe projede yer alıyorum. Türkçe bizim ikinci dilimiz; bu nedenle yabancılık çekmedim, aksine keyif aldım. Çekimler çok güzel gidiyor. Yapımcılarımızın insana dayalı bir set anlayışı var. Bu, oyuncuya hem güven hem huzur veriyor. Kürtçe’den sonra Türkçe bir projede oynamak benim için yeni bir heyecan ve yolculuk. Memleketinizden de bahsedelim. Siz Deriklisiniz, değil mi? – Evet, Mardin’in Derik ilçesinde doğdum. İki yaşındayken ailemle birlikte Diyarbakır’a göç ettik. Orada uzun yıllar  yaşadım, orada şekillendim diyebilirim. Son beş yıldır Mardin’in Kızıltepe ilçesinde yaşıyorum. Dizi çekimleri nedeniyle de çoğunlukla Mardin’deyim. Aslında bir anlamda doğduğum topraklara geri döndüm.   Tiyatroyla nasıl tanıştınız? İlk sahneye çıktığınız oyunu hatırlıyor musunuz?

– İlk oyunum “Birîna Dilêmin” idi. 1993-94 yıllarında sahnelendi. Çok güçlü bir aşk hikâyesi barındırıyordu. Daha sonra dizilere yöneldim. 2010’dan 2015’e kadar süren CiranCiran dizisinde beş sezon boyunca yer aldım. Toplam 172 bölüm çekildi. Bu dizi, kariyerimde dönüm noktası oldu. Çünkü tiyatroda belli bir kesim sizi tanır ama Ciran Ciran sayesinde Kürtçe bilen geniş bir kitleye ulaşabildim. Sokakta, pazarda, havaalanında insanların sevgisini görmek çok güzeldi. Şimdi de Türkçe diziyle yeni bir sayfa açıyorum.

Peki, oyunculuk yolculuğunuzda kimlerden etkilendiniz?

Bizler Kürtçe tiyatro yapan ilk kuşaklardanız. Hepimiz birbirimizden ilham aldık. Türkiye’den de Haluk Bilginer’i çok severim, sık sık izlerim. Allah rahmet eylesin Tuncel Kurtiz ve Çetin Tekindor da çok etkilendiğim oyuncular arasında. Onların duruşu, sahne gücü bambaşka.  Son olarak, sizin için oyunculuk ne ifade ediyor?

– Benim için oyunculuk özgürlüktür. Özellikle tiyatro sahnesinde oyuncu daha özgürdür. Dizi ya da filmde iş çoğu zaman yönetmenin ya da yapımcının elindedir ama sahne, oyuncunun mekânıdır. Hayatta deneyimlemediğiniz şeyleri orada yaşayabilir, başka hayatlara girebilirsiniz. Bu da özgürleştirici bir şey. Aynı zamanda oyunculuk, topluma doğruları anlatmanın, insanlara ulaşmanın en güçlü yollarından biri.

Osman bey, yoğun çekim programınıza rağmen röportaj talebimizi geri çevirmediğiniz için size çok teşekkür ediyoruz.Son olarak okurlarımıza vermek istediğiniz bir mesaj var mı?

Tüm okurlara sevgilerimi gönderiyorum. Kasım ayında ekranlarda olacağız. Bizi izlesinler, desteklesinler.

Mardin Haber

Şırnak’ta Nadir Doğa Olayı, Kayanın Ortasından Su Patladı
Şırnak’ta Nadir Doğa Olayı, Kayanın Ortasından Su Patladı
İçeriği Görüntüle