ŞIRNAK AJANS- Kürdistan Demokrat Partisi PM Üyesi Nasır Özden, Şırnak’ta artan arazi anlaşmazlıklarının toplumsal huzuru tehdit ettiğini belirterek, devletin daha etkin rol alması ve tüm kesimlerin dahil olacağı bağımsız bir uzlaşı heyeti kurulması çağrısında bulundu.Şırnak’ta son günlerde köy arazileri nedeniyle yaşanan olayları büyük bir üzüntüyle takip ediyoruz.
Aynı aileden, aynı kökten gelen insanların arazi anlaşmazlıkları sebebiyle karşı karşıya gelmesi, sadece bireysel bir sorun değil; aynı zamanda yıllardır çözülemeyen yapısal problemlerin bir sonucudur. Bu noktada devletin ilgili kurumlarının zamanında, adil ve etkin müdahale ortaya koyamaması bu tür olayların büyümesine zemin hazırlamaktadır.
Hiçbir toprak parçası, hiçbir maddi değer; insan hayatından, kardeşlik hukukundan ve toplumsal huzurdan daha kıymetli değildir. Ancak görüyoruz ki, sahada yaşanan olaylarda yeterli müdahalenin yapılmaması, hatta bazı durumlarda olayların adeta izlenmesi, toplumda ciddi bir güven sorunu oluşturmaktadır.

Özellikle olay anlarına ait görüntülerin kamu görevlileri eliyle kaydedilmesi ve kontrolsüz şekilde yayılması, kabul edilemez bir sorumsuzluktur. Bu durum, sadece mevcut gerilimi artırmakla kalmamakta, aynı zamanda toplum içinde kin ve kutuplaşmayı derinleştirmektedir. Kamu gücünü temsil eden herkesin bu konuda daha şeffaf, daha hesap verebilir ve daha sorumlu davranması gerekmektedir.
Devletin asli görevi; vatandaşın can ve mal güvenliğini sağlamak, adaleti tesis etmek ve toplumsal barışı korumaktır. Bu görevin eksik ya da geç yerine getirilmesi, bugün yaşadığımız gibi üzücü tabloların ortaya çıkmasına neden olmaktadır.
Artık bu sorunları görmezden gelme değil, kalıcı ve adil çözümler üretme zamanıdır. Şırnak merkez başta olmak üzere Cudi ve Gabar bölgelerinde geçmişten bugüne süregelen arazi anlaşmazlıkları için; devletin öncülüğünde ama toplumun tüm kesimlerini kapsayan bağımsız ve güvenilir bir uzlaşı heyeti kurulmalıdır.
Bu heyet; aile büyükleri, kanaat önderleri, sivil toplum kuruluşları ve ilgili kurumların katılımıyla çalışmalı, arabuluculuk mekanizmalarını etkin şekilde devreye sokmalıdır. Amaç, adalet duygusunu yeniden tesis etmek ve toplumsal güveni onarmaktır.
Bizler, insanların birbirine düşman olduğu değil; adaletin, saygının ve kardeşliğin hâkim olduğu bir düzenin inşası için çağrımızı yineliyoruz.
Herkesi sağduyuya davet ediyor, başta yetkili kurumlar olmak üzere herkesi sorumluluklarını yerine getirmeye çağırıyoruz.





