Cizre Eğitim Sen Temsilciliği, ilçedeki bazı okul idarecilerinin öğretmenlere yönelik sistematik baskı, tehdit ve mobbing uyguladığını iddia ederek bir basın açıklaması yayımladı. Sendika, hukuksuz uygulamalara son verilmemesi halinde idarecilerin isimlerini kamuoyuyla paylaşacaklarını duyurdu.
Cizre Eğitim Sen Temsilciliği adına açıklama yapan Fırat Saygı, son dönemde öğretmenlerden gelen şikâyetlerin "kabul edilemez" bir boyuta ulaştığını vurguladı. Eğitim kurumlarının liyakat ve hukuk temelinde yönetilmesi gerektiğini hatırlatan Saygı, bazı yöneticilerin yetkilerini birer baskı aracına dönüştürdüğünü öne sürdü.
"Öğretmenler Tutanakla Tehdit Ediliyor"
Fırat Saygı, okul idarecilerinin öğretmenlere yönelik uyguladığı iddia edilen yöntemleri şu şekilde sıraladı:
Sürekli tutanak tutma tehdidi ile yürütülen yıldırma politikası,
Görev tanımı dışındaki işlere zorlama ve keyfi görevlendirmeler,
Öğretmenlerin mesleki ve sosyal açıdan yalnızlaştırılması,
Velilerin yanlış bilgilerle öğretmenlere karşı kışkırtılması.
Saygı, özellikle velilerin bu sürece alet edilerek öğretmenlerin hedef haline getirilmesinin hem etik hem de hukuki açıdan ağır bir sorumluluk doğurduğuna dikkat çekti.
"Gerekli Merciler Sessiz Kalıyor"
Konuyla ilgili daha önce İlçe ve İl Milli Eğitim Müdürlüklerine gerekli bilgilendirmelerin yapıldığını ancak hiçbir somut adım atılmadığını belirten Fırat Saygı, "Bu hukuksuzluklara neden sessiz kalınıyor?" sorusunu sordu. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’na atıfta bulunan Saygı, idarecilerin temel görevinin çalışma barışını sağlamak olduğunu, baskı kurmak olmadığını hatırlattı.
Ellerindeki iddiaları ve belgeleri titizlikle incelediklerini ifade eden Cizre Eğitim Sen Temsilcisi Fırat Saygı, uyarıda bulundu: "Çok yakın bir zamanda, söz konusu hukuksuz uygulamaları gerçekleştiren okul idarecilerinin isimlerini ve somut delillerle desteklenmiş dosyaları kamuoyu ile paylaşacağız. Bu süreç yalnızca teşhir boyutuyla sınırlı kalmayacak; sorumlular hakkında hukuki süreci de kararlılıkla işleteceğiz."
Açıklama, "Öğretmenler yalnız değildir, mobbinge asla boyun eğmeyeceğiz" vurgusuyla sona erdi.




