ŞIRNAK AJANS- Okulların açılmasıyla birlikte birçok öğrencinin okul uyum süreci başladı. Uyum sağlayamayan ya da zorlanan öğrenci ve veliler için uyarılarda bulunan Memorial Diyarbakır Hastanesi Psikoloji Bölümünden Uzm. Psikolog Tülinay Seçkin, çocuklarda kaygıyı azaltmak için adaptasyon sürecinin önemli olduğunu söyledi. Okula dönüş rutinlerinin arttırılması gerektiğini kaydeden Seçkin, şu ifadeleri kullandı:

''Hepimizin bildiği üzere bu hafta okulların ilk haftasıydı ve birinci sınıflar okula başladı. Tabii onlar için yeni bir deneyim, yeni bir çevre, yeni bir ortam. O yüzden çocukların kaygıları artabilir, endişelenebilirler. Ailelerin daha çok kaygıları azaltmaya yönelik, yani 'Sen artık büyüdün, okula başlayacaksın.' gibi cümleler değil de 'Okula başlamak seni endişelendiriyor olabilir, bu yüzden de kaygıların üzerine konuşabiliriz.' gibi daha çok çocuğu rahatlatan cümleler kurmalarını öneriyoruz. Özellikle tatilin son haftalarına doğru tatil rutinlerinin biraz azaltılmasını ve okula dönüş rutinlerinin arttırılmasını istiyoruz. Yani bu nedir? Yemek düzeni, uyku düzeni artık biraz daha okula adapte olacak şekilde kademeli olarak değiştirilmeli. Çocuğa güven aşılamak çok önemli. Bunun için okulla iş birliği içerisinde olmak gerekiyor. Öncesinde çocukla birlikte gidip okulu gezmek, öğretmeniyle tanışmak, çocuğun biraz daha güveninin artmasına ve kaygılarının, endişelerinin azalmasına sebep olacaktır.''

''Çocuklar kaygılarını veliyle aşmalı''

Çocukların kaygılarının olduğunu ve bunları aşmaları için velilerin destek olmaları gerektirdiğini aktaran Seçkin, sözlerine şöyle devam etti:

Suriye’de Türkçe dersi müfredattan çıkarıldı
Suriye’de Türkçe dersi müfredattan çıkarıldı
İçeriği Görüntüle

''Bir önemli nokta da bazen çocuklar 'Beni okula kim bırakacak, okuldan kim alacak?' noktasında kaygı yaşayabiliyor. Bu da bir belirsizlik. Okula kimin bırakacağı, kimin alacağı, serviste gidecekse saat kaçta gideceği, kaçta geleceği ve çocuğun okuldan eve geldiğinde evde kimin karşılayacağını bilmesi. Yani bu belirsizliklerin azaltılması da kaygıyı hafifletecektir. Tabii ki çocuktan belki yüksek performans beklenebilir. Performans beklentisinin çok yüksek olmamasını öneriyoruz. Özellikle akranlarıyla mukayese edilmemesi, kıyaslanmaması gerekiyor. Özellikle anaokuluna başlayan çocuklar ve ilkokula başlayan çocuklar noktasında şöyle bir farklılık oluyor diğer çocuklara göre, şimdi onlar için yeni bir ortam, yeni bir çevre ve özellikle kreşte olan çocuklar anaokuluna geçiyor. Evet, onların rutinleri belki biraz daha devam edebiliyor ama anaokulundan ilkokula geçtiğimizde çocuklardaki o artık oyuncakları, akranları, sosyallik, o çevre biraz daha azalıyor tabii ki ilkokulla birlikte. Burada çocukta o kaygıyı azaltmak için adaptasyon sürecini biz önemli buluyoruz. Özellikle bir hafta önce açılması önemli bir nokta ve burada ailelerin de daha çok destekleyici, sabırlı olmasını öneriyoruz. En önemli nokta, vedaların çok uzun tutulmamasını istiyoruz. Yani vedaları ne kadar uzun tutarsanız o kadar dramatik bir hale gelebilir. O yüzden vedaları kısa tutmak ve çocuğa karşı destekleyici, açıklayıcı olmak, çocuğun bütün belirsizlikleri üzerine konuşmak, yani 'Sen şu an kaygılanıyorsun, endişeleniyorsun, ben bunu görüyorum.' deyip biraz daha duyguları üzerine konuşmak destekleyici bir yaklaşım. Beraberinde de adaptasyon, yani alışma sürecini daha da kolaylaştıracaktır."

Kaynak: İHA