Şırnak Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği (ŞESOB) Başkanı Heşar Haşimoğlu, Türkiye’de başlatılan terörsüz bir gelecek inşa etme sürecine ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Başkan Haşimoğlu, özellikle Güneydoğu Anadolu Bölgesi için bu sürecin “tarihi bir fırsat” olduğuna dikkat çekti.
Türkiye’nin son kırk yılına damgasını vuran çatışmalı süreç, toplumun her kesiminde derin yaralar açtı. Özellikle Güneydoğu Anadolu Bölgesi, bu sürecin en ağır bedelini ödeyen coğrafya oldu. Binlerce can kaybı, yerinden göç etmek zorunda kalan yüzbinlerce insan, ötelenen kalkınma adımları ve kaybedilen nesiller… Bu nedenle, başlatılan yeni süreç ile birlikte PKK’nın silah bırakma yönünde atacağı her bir adım, yalnızca çatışmanın sona ermesi değil; aynı zamanda yeni bir dönemin başlangıcı olarak görülmelidir. Bu gelişme, bölge için barış kadar ekonomik ve toplumsal dönüşüm fırsatı da sunmaktadır.
Çatışmanın Mirası: Geriye Ne Kaldı?Güneydoğu’da geçen onlarca yıl boyunca, silahların gölgesinde bir yaşam sürdürüldü. Köyler boşaltıldı, şehirler travmalarla büyüdü, gençler geleceğe dair umutlarını yitirdi. En temel kamu hizmetlerinin bile yeterince sunulamadığı bu ortamda, bölgenin sahip olduğu doğal, kültürel ve ekonomik potansiyel âdeta kaderine terk edildi.
Eğitimdeki fırsat eşitsizliği, altyapı eksiklikleri, tarımın gerilemesi, sanayisizleşme ve yaygın işsizlik; doğrudan bu çatışmalı sürecin sonuçları olarak ortaya çıktı. Ayrıca Güvenlik kaygısı, hem yerel girişimcilerin cesaretini kırdı hem de ulusal ve uluslararası yatırımcıları uzak tuttu.
Çatışmasızlığın Ekonomik Getirisi: Silahların Yerini Üretim AlmalıŞimdi ise önümüzde yeni bir pencere açılıyor. Silahların susmasıyla ve çatışmasızlık ile birlikte, bu topraklar gerçek potansiyeline kavuşabilir. Silopi gibi sınır ilçeleri, stratejik konumları sayesinde yalnızca Türkiye’nin değil, tüm bölgenin ticaret üssü haline gelebilir. Habur Sınır Kapısı’nın yanı sıra uzun süredir planlanan Ovaköy, Uludere ve Andiver gibi sınır kapılarının faaliyete geçirilmesi, bölge ekonomisini canlandıracak önemli adımlar olacaktır.
Bu gelişmeler yalnızca ticareti değil; lojistik, tarım, enerji ve hizmet sektörlerinde de yeni bir kalkınma dalgasını beraberinde getirebilir. Genç nüfusun üretime kazandırılması, istihdamın artması ve göçün tersine çevrilmesi; ancak kalıcı huzur ortamıyla mümkün olabilir.
Stratejik Kaynaklar, Stratejik HedeflerGüneydoğu Anadolu’nun sahip olduğu geniş tarım arazileri, verimli ovaları ve zengin yer altı kaynakları, doğru planlama ve yatırımla Türkiye’nin kalkınma hedeflerine ciddi katkı sunabilir. GAP gibi yarım kalmış projelerin tamamlanması, yenilenebilir enerji alanında yapılacak yatırımlar, tarım ve hayvancılığın modernleştirilmesi; bölgeyi ekonomik olarak ayağa kaldıracaktır.
Ayrıca genç nüfusumuzu için sportif faaliyetler ile , Kadim ilimizi inanç turizm ile ve doğa harikası yaylalarımızı doğa turizmi ile ön plana çıkarmak yıllarca terör ile anılan ilimizi ulusal ve uluslararası tanıtımlar ile hak ettiği prestiji ve imajı sağlamak,
Ancak bu dönüşümün sürdürülebilir olabilmesi için sadece yatırım değil, sosyal uyum politikaları, eğitim seferberlikleri ve yerel halkın sürece katılımı da şarttır.
Umutların Boşa Çıkmaması İçinBugün artık bu topraklarda yeni bir hikâye yazılabilir. Acıların yerini umut, yıkımın yerini inşa, kayıpların yerini kazanımlar alabilir. Bu fırsatı değerlendirmek yalnızca devletin değil; yerel yönetimlerin, sivil toplumun, iş dünyasının ve halkın ortak sorumluluğudur.
PKK’nın silah bırakması, sadece bir örgütün değil; çatışmalı bir tarihin sonu ve Terörsüz Türkiye ile barış içinde yaşanacak bir geleceğin başlangıcı olabilir. Yeter ki bu kez umutlar boşa çıkmasın.
Şırnak Ajans





