Prof. Dr. Fevzi Rençber, 6 Şubat depremlerinin ardından Adıyaman’ın yeniden yapılanma sürecinin yalnızca konut ve fiziki yatırımlarla sınırlı kalmaması gerektiğini belirterek; ekonomi, eğitim, tarım, turizm, gençlik ve şehir kültürünü kapsayan uzun vadeli bir kalkınma modeline ihtiyaç olduğunu söyledi.

Adıyaman’ın geleceğine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Prof. Dr. Fevzi Rençber, kentin tarih boyunca farklı medeniyetlerin, inançların ve kültürlerin kesişme noktalarından biri olduğunu ancak artık yalnızca geçmişin mirasıyla değil, geleceğe yönelik hedefleriyle de konuşulması gerektiğini ifade etti.

6 Şubat depremlerinin Adıyaman’da yalnızca yapıları değil, ekonomik ve sosyal hayatı da derinden etkilediğine dikkat çeken Rençber, deprem sonrasında konut ihtiyacının karşılanmasının hayati önem taşıdığını, ancak gerçek anlamda yeniden yapılanmanın bunun ötesine geçmesi gerektiğini vurguladı.

“Bir şehrin geleceği beton miktarıyla ölçülemez”

Rençber, yeniden yapılanma sürecinde şehir planlamasının bütüncül bir anlayışla ele alınması gerektiğini belirterek, “Bir şehrin geleceği beton miktarıyla ölçülemez. Şehir; insanıyla, üretimiyle, eğitim kurumlarıyla, kültür-sanat hayatıyla, ticaretiyle ve sosyal dayanışmasıyla yaşar. ‘Kaç konut yaptık?’ sorusunun yanında ‘Nasıl bir şehir oluşturuyoruz?’ sorusunu da sormamız gerekiyor” dedi.

Yeni yerleşim alanlarının ulaşım, sağlık, eğitim, istihdam, yeşil alanlar ile sosyal ve kültürel mekânlarla birlikte planlanması gerektiğini kaydeden Rençber, insanların yalnızca barınabileceği değil, yaşamaktan mutluluk duyacağı bir Adıyaman oluşturulması gerektiğini söyledi.

“Adıyaman’ın en büyük sermayesi insanıdır”

Cizreli esnaf Aydın’da silahlı saldırıda hayatını kaybetti
Cizreli esnaf Aydın’da silahlı saldırıda hayatını kaybetti
İçeriği Görüntüle

Kentin en önemli gücünün insan kaynağı olduğunu dile getiren Rençber, özellikle genç nüfusun başka şehirlere göç etmesinin önüne geçecek politikaların geliştirilmesinin önemine işaret etti.

Gençlerin kentte kalmasını sağlayacak eğitim, istihdam, girişimcilik ve sosyal imkânların artırılması gerektiğini belirten Rençber, üniversite ile şehir arasındaki ilişkinin de güçlendirilmesini istedi.

Rençber, “Adıyaman’ın üniversitesi sadece Adıyaman’da bulunan bir kurum değil, Adıyaman’ın kalkınmasına yön veren bir akıl merkezi olmalıdır. Akademisyen, öğrenci, sanayici, esnaf, çiftçi, kamu kurumları ve yerel yönetimler ortak projelerde buluşabilmelidir” ifadelerini kullandı.

Tarımda teknoloji ve markalaşma vurgusu

Adıyaman ekonomisinin önemli unsurlarından tarım ve tütün üretimine de değinen Rençber, geleneksel üretimin modern tarım teknolojileriyle desteklenmesi gerektiğini söyledi.

Modern sulama sistemleri, kooperatifleşme, işleme tesisleri, markalaşma ve ihracat odaklı yeni bir tarım modelinin oluşturulabileceğini belirten Rençber, çiftçinin yalnızca ham ürününü satan değil, ürünün işlenmesi, paketlenmesi ve pazarlanmasından da gelir elde eden bir yapıya kavuşması gerektiğini ifade etti.

Gençlerin tarımdan uzaklaşmasını engellemek amacıyla akıllı tarım ve dijital tarım teknolojilerinin yaygınlaştırılmasının önem taşıdığını kaydetti.

“Nemrut dünyaya açılan kapımız olmalı”

Turizm alanında Adıyaman’ın sahip olduğu potansiyelin henüz yeterince değerlendirilemediğini ifade eden Rençber; Nemrut Dağı, Perre Antik Kenti, Cendere Köprüsü ve Arsemia başta olmak üzere kentin çok önemli tarihî ve kültürel değerlere sahip olduğunu söyledi.

Adıyaman turizminin kültür, gastronomi, inanç, doğa ve arkeoloji ekseninde birlikte ele alınması gerektiğini belirten Rençber, turistlerin kentte daha uzun süre kalmasını sağlayacak bir turizm ekosistemi kurulmasını önerdi.

“Nemrut, Adıyaman’ın dünyaya açılan kapısı; Adıyaman ise başlı başına bir dünya markası olmalıdır” diyen Rençber, turizmin şehir ekonomisinin temel sektörlerinden birine dönüştürülebileceğini ifade etti.

Gençlik ve inovasyon merkezleri önerisi

Eğitimin Adıyaman’ın geleceğinde belirleyici rol oynayacağını kaydeden Rençber, gençlere bilim, teknoloji, yabancı dil, sanat, spor ve girişimcilik alanlarında daha fazla fırsat sunulması gerektiğini söyledi.

Kentte Gençlik ve İnovasyon Merkezleri oluşturulabileceğini belirten Rençber, gençlerin fikirlerini projeye, projelerini girişime, girişimlerini ise ekonomik değere dönüştürebilecekleri bir altyapının kurulmasının önemine dikkat çekti.

“Kararlar ortak akılla alınmalı”

Adıyaman’ın geleceğinin yalnızca yatırımlarla değil, yönetim anlayışındaki değişimle de şekilleneceğini ifade eden Rençber, kentle ilgili karar süreçlerine vatandaşların, akademisyenlerin, esnafın, çiftçilerin, gençlerin, kadınların ve sivil toplum kuruluşlarının daha fazla dahil edilmesi gerektiğini söyledi.

Şehrin önemli meselelerinin ortak akıl ve istişare kültürüyle ele alınmasını isteyen Rençber, “Siyaset yalnızca seçim dönemlerinde vatandaşın kapısını çalmak değildir. Siyaset; vatandaşın derdini dinlemek, çözüm üretmek ve hesap verebilir olmaktır” değerlendirmesinde bulundu.

“Meselemiz çocuklarımıza nasıl bir Adıyaman bırakacağımızdır”

Adıyaman’ın deprem sonrasında yalnızca yeniden ayağa kalkmayı değil, daha güçlü bir şehir olmayı hedeflemesi gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Fevzi Rençber, sözlerini şöyle tamamladı:

“Bizim çocuklarımıza bırakacağımız Adıyaman; deprem yaralarını sarmış, gençlerini kaybetmeyen, çiftçisini koruyan, esnafını güçlendiren, akademisyenini dinleyen, tarihini koruyan, turizmini geliştiren ve dünyaya açılan bir şehir olmalıdır. Meselemiz yalnızca bugünü kurtarmak değil, çocuklarımıza nasıl bir Adıyaman bırakacağımızdır. Adıyaman’ın geleceği yeniden düşünülmeli, yeniden planlanmalı ve en önemlisi Adıyamanlılarla birlikte yeniden inşa edilmelidir.”

Kaynak: Şırnak Ajans