ŞIRNAK AJANS- Şırnak’ın Cizre ilçesinde, Banga Heq Dergisi tarafından Melayê Cizîrî’yi anmak amacıyla program düzenlendi. “Hayalden Hakikate Melayê Cizîrî’nin Günümüz İnsanına Çağrısı” temasıyla gerçekleştirilen programda, büyük düşünür ve şair Melayê Cizîrî’nin dil, edebiyat, tasavvuf ve irfan dünyasına katkıları ele alındı.

Programın açılış konuşmasını yapan Banga Heq Dergisi Editörü Abdussamed Yalçın, Melayê Cizîrî’nin Kürtlerin şiir, edebiyat ve düşünce tarihinde öncü bir yere sahip olduğunu belirterek, onun fikirlerinin günümüz toplumu açısından da önem taşıdığını ifade etti.

“Kürtçeyi Kendi Doğal Yapısı İçinde Geliştirmeliyiz”
Melayê Cizîrî’nin yalnızca bir şair olmadığını, aynı zamanda irfan, rehberlik ve toplumsal yaşam alanlarında da öncü bir isim olduğunu belirten Yalçın, Kürtçenin korunması ve geliştirilmesinin önemine dikkat çekti.
Kürtçenin kendi disiplinleri ve kuralları çerçevesinde korunması gerektiğini vurgulayan Yalçın, dilde yaşanan müdahale ve değişimlerin, Kürtçenin bazı yönlerden kendi özünden ve halkından uzaklaşmasına neden olduğunu dile getirdi.
Yalçın, “Kürtçeyi kendi doğal yapısı içinde geliştirmeli ve ileriye taşımalıyız.” ifadelerini kullandı.

Toplumsal Barış ve Birliktelik Vurgusu
Kürtlerin karşı karşıya olduğu iki temel meseleye değinen Yalçın, bunlardan ilkinin dilin korunması, ikincisinin ise toplumsal barış temelinde ortak bir düşünce ve felsefenin geliştirilmesi olduğunu belirtti.
Toplumsal barışın sağlanması ve birlikte yaşama kültürünün güçlendirilmesi için ortak bir düşünce anlayışına ihtiyaç duyulduğunu ifade eden Yalçın, Melayê Cizîrî’nin eserleri ve yaşamının bu konularda önemli bir birikim sunduğunu kaydetti.

Dil ile düşüncenin birbirinden ayrı değerlendirilemeyeceğini belirten Yalçın, dilin düşünceyi, felsefeyi, bilgiyi ve irfanı taşıyan temel unsurlardan biri olduğunu söyledi.

Melayê Cizîrî’nin Düşünce Dünyasında Tasavvuf
Melayê Cizîrî’nin düşünce dünyasının merkezinde tasavvufun bulunduğunu ifade eden Yalçın, onun İslam’ın düşünce geleneğiyle güçlü bir bağ kurduğunu ve tasavvufi anlayışı şiirleriyle harmanlayarak kendine özgü bir üslup geliştirdiğini belirtti.

Tasavvufun Kürt dili ve kültürünün gelişmesine, zenginleşmesine katkı sunduğunu dile getiren Yalçın, bu düşünce geleneğinin aşk ve muhabbet anlayışını da güçlendirdiğini ifade etti.
Yalçın, tasavvufi düşüncede yalnızca insanın Allah’a duyduğu sevginin değil, insanların birbirlerine ve diğer yaratılmışlara yönelik muhabbetinin de önemli bir yer tuttuğunu kaydetti.
“İrfan Engin Bir Okyanus Gibidir”
Konuşmasında Melayê Cizîrî’nin irfan anlayışını yansıtan bir beyte de yer veren Yalçın, şu ifadeleri paylaştı:
“Yüzlerce Nil ve Fırat, benim gönlümde akar;
Ben ise bunların yanında bir okyanus ve denizim.”
Beytin anlamını değerlendiren Yalçın, irfanın enginliğine dikkat çekerek gönülde akan yüzlerce bilgi ve hikmet nehrinin dahi irfanın genişliğini anlatmaya yetmeyeceğini ifade etti.
Melayê Cizîrî’nin düşünce mirasının dil, edebiyat, tasavvuf ve toplumsal yaşam açısından önemini vurgulayan programda, onun eserlerinin günümüz insanına sunduğu mesajlar üzerinde duruldu.
Next




