Ankara Cizreliler Derneği Başkanı Diyar Özalp, çerçeve yasanın kabul edilmesinin ardından toplumun artık huzur, barış, kardeşlik ve refah temelinde ortak bir anlayış geliştirmesi gerektiğini belirterek, provokatif, ırkçı ve ayrıştırıcı söylemlere tepki gösterdi. Özalp, stadyumların gençlerin spor, kardeşlik ve dostluk duygularını yaşadığı alanlar olması gerektiğini vurgulayarak, Gençlerbirliği–Fenerbahçe karşılaşmasında duyulan ırkçı ve faşizan sloganların bir daha yaşanmamasını istedi.
Ankara Cizreliler Derneği Başkanı Diyar Özalp, başarıyla kabul edilen çerçeve yasa sonrasında toplumun önüne bakması gerektiğini belirterek, huzur, barış, kardeşlik ve refahın güçlendirilmesi çağrısında bulundu.
Toplumun farklı kesimlerini karşı karşıya getiren provokatif, ırkçı ve ayrıştırıcı söylemlerin hiç kimseye fayda sağlamayacağını ifade eden Özalp, siyasi hesaplar veya kişisel çıkarlar uğruna toplumdaki birlik ve beraberliğin zarar görmemesi gerektiğini söyledi.
Özalp, yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı;
“Huzur, Barış ve Kardeşlik Hepimizin Ortak Geleceğidir
Başarıyla kabul edilen çerçeve yasa sonrasında artık toplum olarak önümüze bakmamız, huzur, barış, kardeşlik ve refah için ortak bir anlayış geliştirmemiz gerekiyor.
Provokatif, ırkçı ve ayrıştırıcı söylemlerin hiç kimseye faydası yoktur. Bir oy uğruna, siyasi hesaplar veya kişisel çıkarlar uğruna toplumun farklı kesimlerini karşı karşıya getirmek kimsenin hakkı değildir.
Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ’ın bu konudaki yaklaşımının ve söylemlerinin amacı nedir bilemem. Ancak şunu çok iyi biliyoruz: Huzur, barış, kardeşlik ve refah güçlendikçe ayrıştırıcı söylemlerin toplumdaki karşılığı da azalacaktır.
Devletimizin yetkililerine de çağrımızdır: Stadyumlar; gençlerimizin spor, kardeşlik ve dostluk duygularını yaşadığı alanlar olmalıdır. Gencecik, tertemiz evlatlarımızın zihinlerini ırkçı ve ayrıştırıcı sloganlarla etkilemeye hiç kimsenin hakkı yoktur.
Dün Ankara’da oynanan Gençlerbirliği–Fenerbahçe karşılaşmasında duyulan ırkçı ve faşizan sloganların bir daha yaşanmamasını diliyoruz.
Bizim çocuklarımızın geleceği kavga değil; barış, kardeşlik, eğitim, spor, huzur ve refah üzerine kurulmalıdır.
Farklılıklarımızla birlikte yaşamak, birbirimize saygı göstermek ve kardeşliğimizi büyütmek hepimizin sorumluluğudur.
Artık ayrıştırma değil, birleştirme zamanı.
Artık nefret değil, kardeşlik zamanı.
Artık kavga değil, huzur ve refah zamanı.”





