Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan, partisinin Merkez Yürütme Kurulu (MYK) toplantısının ardından önemli açıklamalarda bulundu. Doğan, Barış Süreci, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile yapılan görüşme, Rojava’daki insani durum ve yeni kabineye dair değerlendirmelerde bulundu.
Doğan, DEM Parti’nin İmralı Heyeti üyeleri Pervin Buldan ve Mithat Sancar’ın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile yaptığı görüşmeye değindi. Görüşmede Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nin kararlılıkla devam edeceği konusunda ortak irade teyit edilse de, bu iradenin toplumsal güveni tesis etmek için somut adımlara dönüşmesi gerektiğinin altını çizdi. Doğan, özellikle Meclis ve kamu kurumlarının demokratikleşme ve özgürlükler konusunda hızla harekete geçmesi gerektiğini ifade etti.
Yasal Düzenlemeler ve Demokrasi İçin Adımlar Bekleniyor
Barış Süreci’nin kalıcılaştırılması için gerekli yasal düzenlemelerin bir yıldır bekletildiğini belirten Doğan, Abdullah Öcalan’ın çağrısına örgütün ateşkes ve geri çekilme gibi adımlarla yanıt verdiğini hatırlattı. Ancak, Meclis’teki komisyondan hala somut adımların çıkmadığını vurguladı ve bu adımların hızla yasallaşması gerektiğini söyledi.
Doğan, Rojava’daki insani duruma da dikkat çekti. Özellikle Kobani’de 24 gündür süren kuşatmanın, temel hizmetlerin kesilmesinin bir insanlık suçu olduğunu belirtti. Yardımların ulaştırılması için Mürşitpınar Sınır Kapısı’nın açılması gerektiğini vurgulayan Doğan, bu konuda uluslararası kamuoyuna ve Türk hükümetine çağrıda bulundu.
Yeni Adalet Bakanı Akın Gürlek’e de seslenen Doğan, Türkiye’deki yargı bağımsızlığının ciddi şekilde ihlal edildiğini belirtti. Özellikle AİHM ve Anayasa Mahkemesi kararlarının uygulanmaması eleştirildi. Doğan, Gürlek’e tavsiyede bulunarak, siyasi rehine durumundaki kişilerin özgürlüğüne kavuşması için adaletin sağlanmasını istedi.
15 Şubat’ta Abdullah Öcalan’ın Türkiye’ye getirilişinin 27. yıl dönümü olduğuna dikkat çeken Doğan, tecrit politikalarına son verilmesi gerektiğini ve demokratik siyaset alanının genişletilmesi gerektiğini söyledi. “Zaman, eşitlik, özgürlük ve onurlu bir barış temelinde yeni bir dönem başlatma zamanıdır” diyerek sözlerini tamamladı.





