ŞIRNAK AJANS-Risale-i Nur Enstitüsü tarafından düzenlenen 19. Risale-i Nur Kongresi, bu yıl “Bediüzzaman Said Nursî’nin Görüşleri Işığında Küresel Vicdan, İnsaniyet ve Demokrasi” ana temasıyla Ankara’da gerçekleştirildi. Kongrenin ilk bölümünde Türkiye’nin farklı illerinden gelen akademisyenler, araştırmacılar ve yazarlar, belirlenen başlıklar çerçevesinde masa çalışmaları yaptı.
“Medeniyet krizi ve küresel adalet tartışıldı”
Kongrede, günümüz dünyasında yaşanan siyasi ve insani krizler, uluslararası hukuk, adalet anlayışı ve küresel vicdan kavramı çok yönlü olarak ele alındı. Özellikle Gazze’de yaşananlar, İran-ABD-İsrail gerilimi ve uluslararası sistemin adalet mekanizması üzerindeki etkileri oturumların ana gündemini oluşturdu.
Prof. Dr. Ahmet Yıldız’dan dikkat çeken konuşma
Kongrenin kapanış oturumunda konuşan Diyarbakırlı akademisyen Prof. Dr. Ahmet Yıldız, Said Nursî’nin medeniyet eleştirilerine değinerek, “kuvvetin hakkın yerine geçirildiği” günümüz dünyasında müspet hareketin ahlaki bir sorumluluk olduğunu vurguladı.
Yıldız, konuşmasında Müslümanların yalnızca kendi sorunlarını değil, insanlığın ortak vicdanını da savunması gerektiğini ifade ederek şu değerlendirmelerde bulundu “Zulüm gürültülü gelir, adalet yavaş yürür. Yalan hızlı yayılır, fakat hakikat kalıcıdır. Kuvvet korku üretir, fakat hak meşruiyet üretir. Bugün bize düşen, korkunun değil hakkın; propagandanın değil doğruluğun; intikamın değil adaletin; ümitsizliğin değil insanlığın tarafında durmaktır.”

“Medeniyet krizi” tartışması öne çıktı
Konuşmasının devamında Prof. Dr. Yıldız, dünyada derin bir medeniyet krizi yaşandığını belirterek, modern uluslararası sistemin kâğıt üzerinde insan haklarını savunmasına rağmen sahada güç dengeleri karşısında bu ilkelerin çoğu zaman zayıf kaldığını söyledi.
Gazze’de yaşananların bu krizin en çarpıcı örneklerinden biri olduğunu ifade eden Yıldız, savaş hukukunun sivillerin korunmasını esas aldığını, ancak günümüzde bu ilkenin ciddi şekilde ihlal edildiğini dile getirdi.
Uluslararası hukuk ve seçici adalet eleştirisi
Konuşmada ayrıca uluslararası hukuk düzeni, meşru müdafaa hakkının sınırları ve “seçici adalet” tartışmaları da gündeme geldi. Yıldız, adaletin yalnızca güçlü devletler için değil, tüm halklar için eşit şekilde işletilmesi gerektiğini vurguladı.

Bediüzzaman Said Nursî’nin yaklaşımına vurgu
Kongrede ayrıca Bediüzzaman Said Nursî’nin medeniyet eleştirileri ve “kuvvet yerine hakkın esas alınması” anlayışı da ele alındı. Risale-i Nur geleneğinin şiddetten uzak, hukuk ve vicdan merkezli bir yaklaşım sunduğu ifade edildi.
“Küresel vicdanın yeniden inşası” çağrısı
Kongrede yapılan değerlendirmelerde, insanlığın geleceği açısından üç olası yönelim üzerinde duruldu: kuvvet merkezli bir düzen, kimlik temelli çatışmalar ve küresel vicdanın yeniden doğuşu.
Katılımcılar, umut edilen yolun insan onurunu merkeze alan yeni bir ahlaki ve hukuki anlayışın güçlendirilmesi olduğunu ifade etti.
Kongre, insanlık ve adalet vurgusuyla sona erdi.
Risale-i Nur Kongresi, insanlık, adalet, hukuk ve küresel vicdan vurgularıyla tamamlandı. Kongrede yapılan değerlendirmeler, günümüz dünyasında ahlaki ve hukuki sorumluluğun yeniden düşünülmesi gerektiği yönünde ortak bir çerçeve ortaya koydu.




