Altın Fiyatlarında Son Durum 5 Haziran 2026
Altın Fiyatlarında Son Durum 5 Haziran 2026
İçeriği Görüntüle

ŞIRNAK AJANS-Enerji fiyatlarından gıda arzına, ihracattan enflasyona kadar birçok alanda baskı oluştuğunu belirten Şimşek, mevcut petrol fiyatlamalarının enflasyon üzerinde en az 5 puanlık ilave yük oluşturduğunu söyledi.
“Savaşın Etkisi Enerjiyle Sınırlı Değil”
Ekonomi gündemine ilişkin soruları yanıtlayan Şimşek, savaşın yalnızca petrol ve doğalgaz fiyatlarını artırmadığını, kimya sanayi, gübre üretimi, helyum ve çip sektöründe kullanılan hammaddeler başta olmak üzere kritik alanlarda da ciddi arz şoklarına yol açtığını ifade etti.
Bölgenin enerji ve temel hammadde üretiminde stratejik bir konuma sahip olduğunu vurgulayan Şimşek, yaşanan gelişmelerin üretim zincirinin birçok halkasını doğrudan etkilediğini belirtti.
Petrol fiyatlarındaki yükselişin tekstilden ayakkabı sektörüne, tarımsal üretimden gübre maliyetlerine kadar geniş bir alanda maliyet baskısı oluşturduğunu kaydeden Şimşek, gübre kullanımındaki azalışın tarımsal verimi düşürebileceğini, bunun da gıda fiyatlarına yeni zam baskıları getirebileceğini söyledi.
“Yüzde 21 Olacaktıysa Yüzde 26”
Küresel ekonomide büyümenin yavaşladığını, finansal koşulların sıkılaştığını ve risk primlerinin yükseldiğini belirten Şimşek, savaşın ilk döneminde çatışmaların kısa sürede sona ereceği yönünde beklenti oluştuğunu ancak sürecin uzadığını ifade etti.
Geçmiş enerji krizlerinde yaklaşık 4,5 milyon varillik etkinin konuşulduğunu hatırlatan Şimşek, bugün ise 20 milyon varillik bir etkinin söz konusu olduğunu belirterek şunları söyledi:
“Doğrudan ve dolaylı etkileri birlikte değerlendirdiğimizde mevcut petrol fiyatlamalarının enflasyon üzerinde en az 5 puanlık ilave baskı oluşturduğunu görüyoruz. Yüzde 21 olacaktıysa yüzde 26.”
“Dış Şoklara Sığınmam”
Ekonomik tahminlerin belirli varsayımlar üzerine kurulduğunu ifade eden Şimşek, dünya ekonomisinin doğrusal ilerlemediğini ve öngörülmesi zor gelişmelerin sıkça yaşandığını söyledi.
2025 yılında İstanbul Büyükşehir Belediyesi davası, ABD'nin ticaret savaşları, İsrail-İran gerilimi, zirai don ve kuraklık gibi birçok gelişmenin ekonomi üzerinde etkili olduğunu belirten Şimşek, enflasyon hedeflerinde yaşanan sapmaları yalnızca dış gelişmelerle açıklamanın doğru olmayacağını vurguladı.
“Dış şoklara sığınmam” diyen Şimşek, yapısal sorunların da ekonomi üzerindeki etkilerine dikkat çekti.
Öncelik: Enflasyonla Mücadele ve Mali Disiplin
Orta Vadeli Program'ın her yıl güncellendiğini hatırlatan Şimşek, programın ilk aşamada deprem sonrası oluşan makroekonomik riskleri yönetmeye odaklandığını belirtti.
2023 Kahramanmaraş depremlerinin ardından ortaya çıkan yeniden inşa ihtiyacının ve Kur Korumalı Mevduat uygulamasının ekonomi yönetiminin önceliklerini şekillendirdiğini ifade eden Şimşek, ekonomi programının temel amacının makro finansal istikrarı sağlamak olduğunu söyledi.
Dezenflasyon, bütçe disiplini ve cari açığın sürdürülebilir seviyelerde tutulmasının öncelikli hedefler arasında bulunduğunu kaydetti.
“Rezervler 5 Aylık İthalatı Karşılıyor”
Türkiye'nin jeopolitik açıdan zor bir bölgede bulunduğunu belirten Şimşek, savaşlar ve bölgesel krizlerin ülkenin kontrolü dışında geliştiğini ifade etti.
Bu nedenle rezerv birikiminin büyük önem taşıdığını vurgulayan Şimşek, Türkiye'nin rezervlerinin yaklaşık 5 aylık ithalatı karşılayabilecek seviyeye ulaştığını açıkladı.
Savaşın sona ermesi ve enerji arzının normalleşmesi halinde petrol fiyatlarında düşüş yaşanabileceğini belirten Şimşek, bundan en fazla fayda sağlayacak ülkelerden birinin Türkiye olacağını söyledi.
Türkiye'nin son 23 yılda petrol ve doğalgaz ithalatına yaklaşık 1,1 trilyon dolar ödediğini hatırlatan Şimşek, enerji maliyetlerindeki düşüşün enflasyona da olumlu yansıyacağını ifade etti.
Kira ve Gıda Enflasyonunda Düşüş Beklentisi
Hayat pahalılığıyla mücadelenin sürdüğünü vurgulayan Şimşek, hane halkı harcamalarında kira, gıda ve ulaştırmanın en büyük paya sahip olduğunu belirtti.
Bu üç kalemin toplam harcamaların ortalama yüzde 67'sini oluşturduğunu, düşük gelir grubunda ise bu oranın yüzde 77'ye kadar yükseldiğini kaydeden Şimşek, konut arzını artırmaya, gıda arzını güçlendirmeye ve ulaştırma maliyetlerini düşürmeye yönelik politikaların önem taşıdığını söyledi.
Deprem bölgesinde 500 bin konutun teslim edildiğini, bu yıl ise 120 bin yeni konutun daha teslim edileceğini açıklayan Şimşek, sosyal konut projeleriyle birlikte kira enflasyonunda düşüş beklediklerini belirtti.
“Kira enflasyonunun yıl sonunda yüzde 30-35 bandına gerilemesini öngörüyoruz” dedi.
Tarım ve Üretimde Yapısal Adımlar
Gıda fiyatlarının yalnızca mevsimsel gelişmelerden etkilenmediğini belirten Şimşek, organize tarım bölgeleri ve örtü altı sera üretimini artırmaya yönelik çalışmaların sürdüğünü söyledi.
Bu yatırımların etkilerinin önümüzdeki 2-3 yıl içerisinde daha net görüleceğini ifade eden Şimşek, tarladan sofraya kadar uzanan süreçte yaşanan kayıpların azaltılması gerektiğini belirtti.
Hal Yasası'nın da bu konuda önemli katkılar sağlayacağını kaydetti.
“Tedavinin Yan Etkisi Var Diye Vazgeçer Misiniz?”
Reel sektörün finansmana erişimde yaşadığı sıkıntıları bildiklerini belirten Şimşek, ihracatçılara yönelik desteklerin artırıldığını söyledi.
Reeskont kredilerinin günlük 300 milyon liradan 4,5 milyar liraya çıkarıldığını açıklayan Şimşek, Eximbank sermayesinin de güçlendirildiğini ifade etti.
Çiftçiler, esnaf, KOBİ'ler ve emek yoğun sektörlere desteklerin devam edeceğini belirten Şimşek, yatırım, üretim, istihdam ve ihracatın öncelikli alanlar olduğunu söyledi.
Ekonomi programına yönelik eleştirilere de değinen Şimşek, “Tedavinin yan etkisi var diye tedaviden vazgeçer misiniz?” sözleriyle programın uzun vadeli hedeflerine vurgu yaptı.
“Sermaye ve Yetenek Çekmek İstiyoruz”
Türkiye'nin küresel ölçekte sermaye, girişimci ve nitelikli insan kaynağını çekmek için yeni adımlar attığını belirten Şimşek, üretimi teşvik eden vergi düzenlemeleri ve hizmet ihracatına yönelik avantajlarla Türkiye'yi bölgesel bir merkez haline getirmeyi hedeflediklerini söyledi.
Varlık barışı düzenlemesine de değinen Şimşek, amaçlarının sistem dışında bulunan kaynakları finansal sisteme kazandırmak olduğunu belirtti.
Sisteme dahil edilecek kaynakların yüzde 5 oranında vergilendirileceğini ifade eden Şimşek, bu kaynakların bankacılık sistemi üzerinden izlenebilir hale gelmesinin önem taşıdığını sözlerine ekledi.

Kaynak: HABER MERKEZİ