Son dönemde Silopi’de yaşanan fahiş kira artışları, hem vatandaşların hem de esnafların belini bükmüş durumda. Bir yıldan uzun süredir herkesin bahanesi olan "doların yükselişi" artık yerinde sayarken, yıllık enflasyon oranı %44 civarında seyrediyor. Ancak buna rağmen, Silopi’deki kira artışları en az %100’ü buluyor, hatta %400’e kadar çıkabiliyor. Bu durumun ekonomik verilerle açıklanabilir bir yanı olmadığı gibi, vicdan ve ahlakla da bağdaşmadığı açık.
Kira Artışları Temel İhtiyaçları KısıtlıyorSilopi’de kirada oturan vatandaşlar, bu kontrolsüz artışlara mecburen boyun eğmek zorunda kalıyor. Aileler, artan kiraları ödeyebilmek için temel ihtiyaçlarını kısmaya başlamış durumda. Esnaf ise bu yükün altından kalkamayarak iş yerlerini birer birer kapatıyor. Kiracıların çoğu, bu sorunlarını dile getirmekten çekiniyor. "Eğer sesimizi duyurursak, ev sahipleri kirayı daha da artırır" korkusu içinde suskun kalmayı tercih ediyorlar.
“Nerede Vicdan? Nerede İnsanlık?”Halil Azizoğlu, konuyla ilgili yaptığı değerlendirmede, bu sorunun artık ekonomik gerekçelerle açıklanamayacağını vurguladı:
“Bir yıldır ne bahane ettiğiniz dolar artmış, ne de en çok bizi zora düşüren enflasyon %50’yi geçmiş. Kira artışlarının vicdan ve ahlakla ilgisi var. Yetkililerin müdahale etmesi şart. Ama asıl sorgulanması gereken, toplum olarak bu sorumsuzluğa nasıl göz yumduğumuz.”
Esnaf ve Kiracılar Çözüm BekliyorGerek ev kiraları gerek işyeri kiralarının kontrolsüzce artması, Silopi’de yaşam şartlarını her geçen gün daha da zorlaştırıyor. Vatandaşlar yetkililere seslenerek bir çözüm bulunmasını talep ediyor. Ancak artan kira yükünün yanı sıra toplumsal dayanışmanın ve vicdanın eksikliği, sorunu daha da karmaşık bir hale getiriyor.
"Kimse Sesimizi Duymazsa Ne Yapacağız?"Kiracılar, içinde bulundukları mağduriyeti dile getirmekte dahi zorlanıyor. “Eğer durum daha kötüye giderse, temel ihtiyaçlarımızı karşılayamayacak hale geleceğiz” diyen vatandaşlar, bu adaletsizliği çözmesi gerekenlerin harekete geçmesini bekliyor.
Silopi’de yaşanan bu kira krizi, yalnızca ekonomik bir mesele değil; aynı zamanda toplumsal vicdanın ve ahlakın sınandığı bir durum. Yetkililer bir çözüm üretmekte geç kalırsa, bu durum daha büyük bir sosyal probleme dönüşebilir.
Halil AZİZOĞLU Şırnak Gazeteciler Cemiyeti başkanı




