ŞIRNAK AJANS-KCK Genel Başkanlık Konseyi Üyesi Sozdar Avesta, Stêrk TV’de katıldığı programda 27 Şubat 2025’te başlayan "Barış ve Demokratik Toplum Süreci", Abdullah Öcalan ile yapılan görüşmeler, Türkiye siyaseti, Suriye ve İran’daki gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Sürecin ilerleyebilmesi için somut adımlar atılması gerektiğini savunan Avesta, Abdullah Öcalan’ın müzakere sürecindeki konumunun netleştirilmesi ve gerekli hukuki düzenlemelerin yapılması gerektiğini söyledi. Öcalan üzerindeki tecridin kaldırılması ve görüşmelerin kesintisiz sürdürülmesinin önemine dikkat çeken Avesta, çözümün diyalog ve müzakere yoluyla sağlanabileceğini ifade etti.
Kamuoyunda tartışılan 7 ve 9 maddelik çerçeve yasa iddialarına da değinen Avesta, kendilerine resmi bir bilgilendirme ulaşmadığını belirterek sürece ilişkin mesajların doğrudan iletilmesi gerektiğini kaydetti.
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin süreçle ilgili açıklamalarını da değerlendiren Avesta, iktidar kanadından gelen bazı açıklamaların "oyalama ve süreci uzatma taktikleri" niteliğinde olduğunu öne sürdü. Sürecin samimiyetle yürütülmesi gerektiğini savunan Avesta, çözüm konusunda net bir yaklaşım sergilenmesi gerektiğini söyledi.
CHP’ye yönelik hamleler eleştirildi
İç siyasette yaşanan gelişmelere de değinen Avesta, CHP’ye yönelik yargısal süreçler ve siyasi tartışmaların güven ortamına zarar verdiğini ileri sürdü. Sürecin yalnızca iktidarın değil, Türkiye’nin uzun yıllardır devam eden sorunlarının çözümüne yönelik bir süreç olduğunu ifade eden Avesta, muhalefetin de sürece sahip çıkması gerektiğini belirtti.
İran’a öz savunma uyarısı
Avesta, İran’daki idamlar ve baskı politikalarına ilişkin değerlendirmelerinde ise Kürtlerin uzun süredir çeşitli hak ihlalleriyle karşı karşıya kaldığını savundu. İran yönetimine demokratikleşme çağrısı yapan Avesta, baskı politikalarının sürmesi halinde Kürtlerin öz savunma hakkını kullanacağını söyledi.
Suriye yönetimine YPJ tepkisi
Suriye Geçici Hükümeti’nin YPJ’nin statüsüne yönelik yaklaşımını da eleştiren Avesta, YPG, YPJ ve DSG güçlerinin bölgedeki mücadelede önemli rol oynadığını belirtti. Şehit isimlerinin okullardan kaldırılması ve kadın güçlerinin statüsünün tanınmamasına yönelik girişimlerin kabul edilemez olduğunu ifade etti.
“Entegrasyon değil, asimilasyon”
Suriye’de yürütülen entegrasyon sürecine ilişkin de konuşan Avesta, uygulamaların entegrasyondan çok asimilasyon politikalarını andırdığını öne sürdü. Kürtlerin siyasi temsilinin yetersiz bırakıldığını savunan Avesta, farklı kimliklerin, dillerin ve kültürlerin eşit şekilde tanınmasının gerçek entegrasyonun temel şartı olduğunu dile getirdi.
Avesta, Suriye’de kalıcı çözümün demokratik bir anayasa, çoğulcu yönetim anlayışı ve tüm halkların eşit temsiliyle mümkün olacağını savundu.





