Geçtiğimiz hafta Cudi Dağı'nda düzenlenen Hz. Nuh'u Anma Merasimi ve Festivali kapsamında Şırnak'a gelen TBMM MHP Grup Başdanışmanı, gazeteci-yazar Yaşar İçen ile MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay'ın kentte gerçekleştirdiği ziyaretlerin izlenimleri, Yeni Birlik Gazetesi'ndeki köşe yazısına taşındı. İçen, bu haftaki yazısında Şırnak'ın kadim kültürünü, farklı inançların yüzyıllardır bir arada yaşadığı toplumsal yapıyı ve vatandaşların Ankara'ya iletilmesini istediği mesajları kaleme aldı.
"Erkan Akçay ile Şırnak, İdil, Silopi, Cizre'den yürek heybemizi doldurduk" başlıklı yazısında İçen, Şırnak'ın tarih boyunca Müslüman, Hristiyan, Süryani, Ezidi, Yahudi, Türk, Kürt, Arap ve Türkmenlerin birlikte yaşadığı en kadim şehirlerden biri olduğunu vurguladı. Terör nedeniyle yıllarca köylerinden ayrılmak zorunda kalan Süryani ve Ezidi vatandaşların, son yıllarda sağlanan huzur ortamıyla birlikte yeniden memleketlerine dönmeye başladığını ifade etti.
Festival programının ardından Erkan Akçay ile birlikte Şırnak, İdil, Cizre ve Silopi'de dört gün boyunca çeşitli ziyaretler gerçekleştirdiklerini aktaran İçen, Süryani ve Ezidi köylerinde vatandaşlarla bir araya geldiklerini, çay ve kahve eşliğinde uzun sohbetler yaptıklarını, geçmişin acılarını ve bugünün umutlarını birlikte dinlediklerini anlattı.
Köşe yazısında bölgenin kültürel mirasına geniş yer veren İçen, Süryani ve Ezidi ibadethanelerini ziyaret ettiklerini, Melek Tavus inancı hakkında bilgi aldıklarını, Ezidi müzik topluluğunun arbane dinletisini dinlediklerini ve köy evlerindeki tarihi motiflerden etkilendiklerini ifade etti. Öğündük (Midin) köyünde yedikleri pizzayı ise "hayatımız boyunca yediğimiz en muhteşem pizza" sözleriyle anlattı.
İçen, Şırnak Valisi Birol Ekici ile İdil, Silopi ve Cizre kaymakamlarının bölgeye dönüş yapan Süryani ve Ezidi vatandaşlara verdiği desteği de yazısında öne çıkardı.
İdil'deki cam terastan izledikleri manzaraya değinen İçen, "Cehennem Deresi" isminin bu güzelliği yansıtmadığını belirterek, huzurun simgesi olarak buranın "Cennet Deresi" diye anılması gerektiğini dile getirdi. Habur Sınır Kapısı ziyaretinde ise "Terörsüz Türkiye" sürecinin sınırın ötesine kadar umut oluşturduğunu ifade etti.
Cizre'deki Dengbêj Evi ziyaretini de anlatan İçen, Kürtçe, Arapça ve Türkçe seslendirilen türküler eşliğinde bölgenin kültürel çeşitliliğine bir kez daha hayran kaldıklarını belirtti.
Yazısında en dikkat çekici bölümlerden biri ise vatandaşların Ankara'ya iletilmesini istediği mesajlar oldu. İçen, görüştüğü Şırnaklıların Devlet Bahçeli'ye selam göndererek kendisini Şırnak'ta misafir etmek istediklerini aktardığını belirtti.
Vatandaşların ortak taleplerini de sıralayan İçen; "Terörsüz Türkiye sürecinin devam etmesi, huzurun üretim ve istihdamla güçlendirilmesi, gençlere daha fazla yatırım yapılması ve bölgenin turizm potansiyelinin değerlendirilmesi" gerektiğini ifade etti.
İçen, köşe yazısında ayrıca Ankara'dan gelen siyasetçi ve bürokratlara yönelik vatandaşların eleştirilerine de yer verdi. Şırnaklıların, kısa süreli protokol ziyaretleri yerine halkla vakit geçiren, sohbet eden ve şehri gerçekten tanımaya çalışan yöneticiler görmek istediklerini aktaran İçen, bu serzenişin yalnızca Şırnak'a değil, son yıllarda ziyaret ettiği birçok şehre ait ortak bir talep olduğunu vurguladı.
Yazısını, Şırnak'tan ayrılırken duyduğu duyguları anlatarak tamamlayan İçen, dört gün boyunca Şırnak'ın dağlarını, köylerini, kültürünü ve insanını yakından tanıma fırsatı bulduklarını belirterek, vatandaşların "En kısa zamanda tekrar bekliyoruz" temennisine "Amin, inşallah" diyerek karşılık verdiklerini ifade etti.