Özellikle belirtmek isterim; Kimse bu ziyareti ya da sözlerimi farklı anlamasın, bir yere çekmesin. Kim bu memleket için bir taşı diğerinin üzerine koyuyorsa, ben her daim imkanlarım ve gücüm yettiğince onun yanında olurum.
Politika benim işim değil. Siyasetin hiçbir tarafında değilim.Ama şunu gönül rahatlığıyla söyleyebilirim, Ben hizmetin tarafıyım. Emeğin tarafıyım. Bu halkın yararına olan her şeyin yanında durmaktan asla çekinmedim, çekinmem.
Sayın Tatar bir zamanlar, “Bu halkın hizmetkârı olmaya geldim” demişti. İlk duyduğumda bu söz bana oldukça klasik gelmişti. Hemen her siyasetçinin kullandığı türden, kulağa hoş gelen ama içi boşaltılmış bir cümle gibi... Fakat bugün o sözlerin içinin dolduğunu gördüm. Çünkü vekilin ayakkabıları tozluydu.Evet, gerçekten toz içindeydi. O toz, yolun, emeğin, hizmetin ve gayretin bir simgesiydi. O toz, halkın ayağına giden bir adamın, makamdan değil, sahadan konuşan bir yüreğin iziydi.
Değerli vekilim Arslan Tatar; sen bu millete hizmet yolunda babanın izinden giden bir adamsın. Yolun açık olsun...Halil Azizoğlu