“Siyasetin JEODEZİ’si; Aynı Dünya, Farklı Baş Harfler”
JEODEZİ
Bilmem neden ama bu cümle bugün aklıma geldi. Yazıya da böyle başlamak istedim. Çünkü siyaseti düşününce, bu sözün benzer bir hali partiler için de geçerli gibi geliyor bana.
Yani demem o ki; partilerin büyük çoğunluğu aynı, sadece baş harfleri farklı.
“Bu ne alaka şimdi?” dediğinizi duyar gibiyim.
Ama bir bakın; siyasi partilerin büyük çoğunluğunun tüzüklerinde ne yazıyor?
Hak, adalet, eşitlik, özgürlük, insan onuru... falan filan.
Kulağa hoş geliyor değil mi?
Ama işin mutfağına girince, o tencerede aynı çorbanın kaynadığını görüyorsunuz.
Bir gün A partiliyle B partili aynı lokantada, aynı masada oturur, aynı menüden yer.
Tek fark, biri hesabı öder gibi yapar, diğeri “abi sen hallet” der.
Tabii bu, jeodezi hesabından biraz farklı...
Ama kürsüye çıkınca...
Ah o kürsüye çıkınca!
Birbirlerine öyle laflar ederler ki, zannedersiniz az sonra birbirlerini dava edecekler.
Halbuki kürsüden inince yine kol kola, yine aynı masada.
Yani siyaset bir nevi tiyatro; seyirciler heyecanla izler, oyuncular ise sahne bitince birlikte kahve içer.
Silopi’de işler zaten “güllük gülistanlık” olunca (!)
dedim ki biraz da Ankara kulislerine bakalım.
Kulis deyince aklıma o yukarıdakiler geldi...
Hani şu çiçek gibi açan ama seçim zamanı yaprak dökenler.
Duyduğuma göre Şırnak’tan iki belediye çok yakında başka bir partiye geçecekmiş.
Hayırlı olsun demek lazım herhalde.
Siyasette kimler geldi, kimler geçti...
Yine aynı yüzler, sadece rozetler değişmiş.
Ama ne diyelim azizim,
biz yine doğayı sevelim,
kışa hazırlığımızı yapalım,
çiçek böcek konuşalım.
Zaten memlekette siyasetle ilgilenmek için artık
ya çok güçlü bir mideye,
ya da kalın bir mizah duygusuna sahip olmak gerekiyor.
Halil AZİZOĞLU - Şırnak Ajans
16 Temmuz 2025