Kararın ardından bölgede tanker hareketliliğinin durduğu, gemi takip sistemlerinde boğazdaki tanker ve yük gemilerinin hızlarının sıfıra düştüğü bildirildi.
Küresel enerji ticaretinin en kritik geçiş noktalarından biri olan Hürmüz Boğazı’ndan günlük yaklaşık 20 milyon varil ham petrol ve petrol ürünü dünya pazarlarına ulaşıyor. Bu miktar, küresel petrol arzının yaklaşık beşte birine karşılık geliyor.
Petrol 150 Doları Görebilir
Uluslararası veri şirketi Primary Vision Network Enerji ve Ekonomi Analisti Osama Rizvi, boğazın tamamen kapanması halinde petrol fiyatlarının varil başına 150 dolara kadar yükselebileceğini belirtti. Rizvi’ye göre bu senaryo küresel büyümeyi yaklaşık yüzde 1,5 oranında baskılayabilir, altın fiyatlarını 6 bin 500 doların üzerine taşıyabilir ve ABD enflasyonunu yeniden yüzde 4,5 seviyesine yaklaştırabilir.
Goldman Sachs değerlendirmelerine göre ise enerji akışının yalnızca yarıya düşmesi durumunda petrol fiyatları 110 dolar seviyesine ulaşabilir. İran kaynaklı sınırlı bir arz azalmasında fiyatların 90 dolar bandına çıkabileceği, tam kapanma halinde ise Brent petrolün 130–150 dolar aralığında işlem görebileceği ifade ediliyor.
Avrupa’da doğal gaz fiyatlarının TTF referansında 74 euro/MWh seviyesine kadar yükselebileceği tahmin ediliyor.
Küresel Büyüme ve Enflasyon Baskısı
Enerji maliyetlerindeki artışın üretim ve lojistik giderlerini yükselterek maliyet enflasyonunu tetiklemesi bekleniyor. Uzmanlara göre boğazın tamamen kapanması halinde küresel GSYH’de yaklaşık yüzde 0,8 oranında daralma yaşanabilir.
Uzun süreli bir kriz ortamının özellikle enerji bağımlılığı yüksek olan gelişmekte olan ekonomileri daha sert etkileyeceği belirtiliyor. Bazı ülkelerde enerji bağımlılığının yüzde 80-95 seviyelerine ulaşması, gıda enflasyonu ve yaşam maliyeti krizini derinleştirebilir.
Tedarik Zinciri ve Deniz Taşımacılığı Alarmda
Jeopolitik gerilim, yalnızca enerji fiyatlarını değil deniz taşımacılığını da doğrudan etkiliyor. Bölgede artan askeri ve siyasi tansiyon, sigorta primleri ile navlun ücretlerinde yükselişe yol açıyor. Alternatif güzergâhların sınırlı kapasiteye sahip olması ise küresel tedarik zincirindeki kırılganlığı artırıyor.
Hangi Ülkeler Daha Fazla Etkilenecek?
Petrol fiyatlarındaki yükseliş, enerji ithalatçısı ülkeleri ekonomik olarak zorlayacak. Özellikle Avrupa Birliği üyeleri ve Çin’in risk altında olduğu değerlendiriliyor. Rusya’ya uygulanan ambargolar sonrası Körfez ülkelerine yönelen AB’nin, Hürmüz Boğazı’nın kapanması halinde ciddi tedarik sorunları yaşayabileceği belirtiliyor.
Çin’in ise kısa vadeli arz sıkıntısını Rusya’dan sağlayacağı ek petrol ile telafi edebileceği ifade ediliyor. ABD’nin son yıllarda üretimini artırarak net ihracatçı konuma yükselmesi ise AB için alternatif kaynak olarak öne çıkıyor. Ancak bu durumun, Avrupa’nın ABD’ye enerji bağımlılığını artırabileceği değerlendiriliyor.