Gurkêl Mirliği’nin başat aşireti olan Goyî isminin etimolojisi hakkında birtakım tartışmalı tespitler bulunuyor. Kimi araştırmacılar Goyî ismini direkt Gutîlere bağlıyor. Goyî ve Gutî isimlerinin benzerliği bu tespitin yapılmasında kolaylaştırıcı rol oynar. Ancak Goyî isminin Gutî isminden geldiğini tespit edecek verilere sahip değiliz. Bu konudaki bir diğer tespit ise Goyî isminin “ga westan” yani Türkçesiyle “öküz yoruldu” ifadesinden geldiği yönündedir. Oysa bu tespit de temelsiz ve mantıksızdır.
Goyî ismini incelediğimizde karşımıza Ko/Koh/Kuhî kökü çıkar. Modern Kurmancî’de dağ kelimesi çiya olsa da eski Kürtçe metinlerinde ve Hint-Avrupa menşeli birçok dilde Ko/Koh/Kuhî kelimesine çok rastlarız. Ko/Koh/Kuhî kelimesi dağ anlamına gelir. Hala coğrafyamızda bu kelimeyi barındıran birçok yer ismi vardır. Hatta günümüz Farsça’da dağın karşılığı kuh kelimesidir. Zaten birçok Kürtçe ve Farsça eski edebiyat metinlerinde kuh/koh karşımıza çıkar. Bazı yer adlarına örnekler verirsek; Ortadoğu mitolojilerinde Kaf Dağı olarak geçen dağın orijinal adı Kafkuh’tur. Yine Zagros Dağları’nın bir parçası olan Zard Kuh vardır. Zard Kuh, İran’ın Şehre Kurd (Kürt Şehri) şehrinin yakınlarında bulunur. İran’ın Çaharmahal ve Bahtiyari Eyaleti’nin idari yer birimlerinden birisinin adı Kuh Reng’tir. Dağ anlamına gelen Ko/Koh/Kuhî kelimesi başka birçok yer adında daha karşımıza çıkar. Günümüzde Siirt’in Pervari (Perwarî) ilçe sınırları içerisinde bulunan Koh Kandîl başka bir örnektir. Koh Kandîl yani Kandil Dağı, tarihi Ewrex Kalesi’ne oldukça yakındır. Dağ anlamına gelen Ko/Koh/Kuhî kelimesi, Hint-Avrupa dillerinin önemli bir tarihi sahası olan Hindistan coğrafyasına kadar yayılmıştır. Hindikuş Dağları’nın güneyinde Safid Kuh yani Beyaz Dağ vardır. Yine Hindistan’da elmas madeni konusunda zengin olan Kohî Noor yani Işık Dağı bulunur. 19.yüzyıl Kürtçe edebiyatında önemli bir isim olan Hecî Qadirê Koyî de Koy’dan yani Koysancak’tan olduğu için bu şekilde isimlendirilmiştir. Esasen köy kelimesi de Ko/Koh/Kuhî yani dağ kelimesi ile bağlantılıdır. Günümüzde köy olarak Türkçede kullanılan kelime tarihsel birçok yerleşim adında kuy/koy şeklinde yazılıdır. Tarihsel yer adlarındaki kuy/koy kelimesi birçok dilde “dağlık alandaki yerleşim, kırsal yerleşim” anlamına gelir. Yani dağ anlamındaki Ko/Koh/Kuhî ile köy anlamına gelen Kuy/Koy kelimeleri birbiriyle bağlantılıdır. Zaten neredeyse bütün kaynaklar köy olarak Türkçe’ye geçmiş kelimesinin Hint-Avrupa menşeli olduğunu kabul eder. Yani Hecî Qadirê Koyî’nin memleketi olan Koysancak da bu kapsamdadır. Yine Kürtçe’nin Dimilkî/Kırmançkî lehçesinde de Ko/Koh/Kuhî’ye rastlarız. Örneğin Palu ile Genç mıntıkasında Ko Spî Dağı vardır. Spî, Kürtçe’de beyaz demektir. Türkçesiyle Akdağ. Yine Dimilkî lehçesinde Dêrsim bölgesini tarif etmek için Koyê Dêrsim tabiri kullanılır. Yani Dağlık Dêrsim. Dağ anlamına gelen Ko/Koh/Kuhî zamanla dağlık yapıya sahip coğrafyaların genel tanımı için kullanılmıştır. Yer isimlerinin de tarihi vardır. Tarih içerisinde yer isimlerini karşılayan kelimelerin anlamı ve kapsamı genişleyebilir. Örneğin modern Kürtçe’de köyün karşılığı “gund” kelimesidir. Kırsal yerleşim adı olan “gund” zamanla genişler ve büyüyüp şehir haline gelen yerleşim biriminin de adı olmuştur. Günümüzde İran’ın Huzistan Eyaleti’nin içerisinde yer alan Cundîşapur ( yine C/G değişimi) yani Gundîşapur, Sasani Devleti’nin hükümdarı Şapur tarafından kurulan antik bir yerleşimin adıdır. Kısaca dağ anlamına gelen Ko/Koh/Kuhî kelimesi tarih içerisinde dağın eteğindeki, yakınındaki yerleşimlerin karşılığı olarak da kullanılmıştır. Bu konuda epey bir örnek verdikten sonra Goyî ismine dönelim. Goyî demek “dağlı” demektir. Yani dağ anlamına gelen Koyî’den gelir. Goyan ismi de zaten Goyî isminin çoğul halidir. Kürtçe’de çoğul yapan “an” takısının eklendiği Goyan ismi, Goyîler anlamına gelir. Yani tarihsel yer adlarındaki Ko/Koh/Kuhî, Goyî isminin köküdür. K/G harf değişimleri ise zaten yüzlerce örnekle karşımıza çıkar. Goyîlerin yaşadığı coğrafya, son derece dağlık, ulaşımı zor, derin vadi ve zorlu geçitlerle dolu, ova yerleşimlerinden uzak bir coğrafyadır. Bu yüzden Kürtçe’nin Goyî ağzı, daha az deşiğime uğramış ve dış etkenlerden daha uzak kalmıştır. Goyî ağzında yer alan bazı kelimeler ve deyimler başka hiçbir Kürtçe ağızda yer almamaktadır. Dış etkenlerden bu kadar uzak, dağlık zorlu coğrafyada yer alan Goyî aşiretinin “dağlı” olarak tanımlanması son derece makuldur.
Goyî kelimesinin etimolojisine baktıktan sonra şimdi de Goyî aşiretinin geçtiği en eski kaynağa bakalım. Milattan sonra 1160 ile 1233 tarihleri arasında yaşayan Ortaçağ’ın ünlü tarihçisi İbnü’l Esir, Goyî aşireti hakkında bilgi vermektedir. Kürtçe’deki aşiret adları (î takısı) Arapça’da “iyye” takısıyla yazılır. Örneğin, Beşnevî aşiret adı Arapça’da Beşneviyye olarak yazılır. Başka örnekler de verirsek, Hakemiyye ve Hesneviyye aşiret adlarını sayabiliriz. Goyî aşireti de Kuhiyye olarak yazılmış. Bohtî de Buhtiyye olarak kayıt altına alınmış. İbnü’l Esir ünlü eseri El-Kamil Fi’t Tarih’te, Büveyhi hükümdarı Şemsüdevle döneminde, 1020-1021 yılında Büveyhi ordusunda El Kuvvadu’l Kuhiyye adıyla askeri birlik oluşturulduğunu aktarır. [1] Şemsüdevle’nin ordusu içerisinde kumandan oldukları görünen Kuhiyyelerin mesleki olarak askerlikte iyi oldukları anlaşılmaktadır. İbnü’l Esir’in bahsettiği Arapça Kuhiyye olarak yazılan aşiret, Kürtçe olarak Goyî aşiretidir. Böylece Goyî aşiret adını bin yıl önce Büveyhi ordusunda görürüz. Goyî aşiretinin müstakil askeri birlikler halinde Büveyhi ordusunda bulunması şaşırtıcı değildir. Goyîler, Ortaçağ Kürt tarihinde Kürt aşiretleri arasında savaşçılık yönleri açısından meşhurdur. Gurkêl Mirliği’nin başat aşireti olan Goyîler, 1838’de mirliğin dağılmasıyla eski güçlerini kaybettiler. Yüzyılllarca varlığını sürdüren Gurkêl Mirliği’nin 1838’de dağılmasıyla Goyîler, Şırnak ve Silopi aşiretlerinden oluşan Hecîbeyran Konfederasyonu da dağılmış, bölgedeki siyasi ve sosyo-ekonomik düzen alt üst olmuştur.
Kaynakça:
[1]: Bir Ortaçağ Müellifinin Gözüyle Kürtler ve Yaşadıkları Bölgeler (İbnü’l Esir), Necip Mansız, Avesta Yayınları, 2020.
Gurkêl Okulu, Metin Rastdil, KDY Yayınları, 2023.
Cizre Bohtan Beyi Bedirhan: Direniş ve İsyan Yılları, Ahmet Kardam, Dipnot Yayınları, 2011.
Şerefname, Şerefhan, Deng Yayınları, 3.baskı, 2006, İstanbul.