Kendini feshettiğini açıklayan PKK’nin kurucularından Duran Kalkan, kamuoyunda tartışılan yeni süreç, yasal düzenlemeler ve silah bırakma tartışmalarına ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Medya Haber televizyonuna konuşan Kalkan, hareketin süreci herhangi bir siyasi iktidarı desteklemek amacıyla değil, “halkların demokratik geleceğine olan inançla” yürüttüğünü savundu.
“Somut bir yasal metin henüz ortaya çıkmadı”
Sürecin yasal zemini konusunda belirsizliklerin sürdüğünü öne süren Kalkan, bayram sonrası Meclis gündemine gelmesi beklenen çerçeve yasaya ilişkin kamuoyuyla paylaşılmış somut bir metnin bulunmadığını söyledi.
Kalkan, Abdullah Öcalan’ın yazılı taslak sunduğunu, DEM Parti’nin de hazırlıklarını ilgili siyasi aktörlerle paylaştığını iddia ederek, buna rağmen sürecin yavaş ilerlediğini ve bu durumun belirsizlik oluşturduğunu ifade etti.
“Bu süreci AK Parti için yürütmüyoruz”
Sürecin siyasi bir çıkar ilişkisi olarak değerlendirilmemesi gerektiğini savunan Kalkan, “Biz bu süreci devlet için veya AK Parti iktidarını kurtarmak için yürütmüyoruz. Bu yolu doğruluğuna ve halkların demokratik geleceğine inandığımız için sahipleniyoruz” dedi.
PKK’nin eski yapısına dönmesini bekleyen çevreler olduğunu belirten Kalkan, bunun gerçekleşmeyeceğini ileri sürerek demokratikleşme ve Kürt sorununun siyasi çözümünü hedefleyen bir mücadele yürüttüklerini söyledi.
“Kırmızı çizgimiz Öcalan’ın koşulları”
Kalkan, sürecin ilerlemesi açısından Abdullah Öcalan’ın konumunun belirleyici olduğunu savunarak, hareketin baş müzakereci olarak Öcalan’ı gördüğünü ifade etti.
Çıkacak olası yasal düzenlemenin Öcalan’ın “özgür yaşar ve çalışır koşullarına kavuşmasını” içermesi gerektiğini söyleyen Kalkan, bunun hareket açısından temel beklenti olduğunu dile getirdi.
MGK bildirisini eleştirdi
18 Haziran tarihli Milli Güvenlik Kurulu bildirisine de değinen Kalkan, bildiride kullanılan dilin geçmiş dönemlerden farklı olmadığını iddia etti.
Kalkan, PKK’nin kendisini feshettiğini ve dönüşüm kararı aldığını öne sürerek, buna rağmen resmi söylemde değişiklik yapılmadığını savundu.
Silah bırakma tartışmalarına ilişkin değerlendirme
Silah bırakma ve rehabilitasyon tartışmalarına da değinen Kalkan, bölgede güvenlik politikalarının devam ettiğini ileri sürdü.
Batman ve Şemdinli’de yaşanan bazı olayları örnek gösteren Kalkan, mevcut şartlarda silah bırakma çağrılarının sahadaki gerçeklikle örtüşmediğini iddia etti.
Eğitim ve gençlere ilişkin açıklamalar
Kalkan, bölgedeki genç kadınlara yönelik politikalar ve eğitim sistemi hakkında da değerlendirmelerde bulundu. Kürtçe eğitimden yana olduklarını belirten Kalkan, çeşitli kampanyalara yönelik eleştirilerini dile getirerek toplumsal barış için farklı adımlar atılması gerektiğini savundu.
Futbol ve barış süreci yorumu
Türk Milli Takımı’nın performansına da değinen Kalkan, spor alanındaki başarının toplumsal barış ortamıyla ilişkili olduğunu ileri sürdü. Milliyetçi söylemlerin sporcular üzerinde baskı oluşturduğunu iddia eden Kalkan, daha özgür bir ortamın başarıyı artıracağını savundu.