Çocuk masumiyetinin üzerine serilen yorgan (istismar)

“ Kaleme dökmek kolay olmadı, ama bu anlattıklarım yalnızca buzdağının görünen yüzü. “

Duyulmayan bir çığlık var, karşılık bulamayan bir isyan… Paylaşılamayan acılar, bilinçaltında gizlenen travmalar… Karanlıkta kalan korkular, dokunulmayan bir yara gibi içinde derin bir acı bırakıyor. “Konuşsam olmaz,” diyor insan, “sussam, içimde kanayan bir yara var, bir ateş gibi dinmeyen.”

Çocukken, sana dokunan elleri merhametle kabul edersin. Sevgi dersin, şefkat dersin. “Baba,” “abi,” “dayı,” “amca,” der geçersin. Ama o dokunan el, o okşayan dudaklar, masum değil. O ellerin, o dudakların seni çok farklı bir yerden, çok farklı bir şekilde etkiler. Ve yıllar sonra, bu etkiler korku ve travma olarak sana geri döner. O gece uykularında, bilinçaltında hep bu acıların yankısı vardır. Gece ağladığını, sabah uyandığında içindeki boşluğu hissedersin ama nedenini bir türlü anlayamazsın. Suskun bir çocuksundur, ama suskunluğunun arkasında yaşananları tahmin bile edemezsin.

Kimseye anlatamazsın, çünkü utanırsın. Acılarını, korkularını yalnızca kendi içinde yaşarsın. Bedenin büyür, ama içinde bir çocuk hep aynı kalır, o travmalarla, o acılarla. Geçmişin seni bir türlü terk etmez. O dokunan elleri, o seni kötü bakışlarla izleyen gözleri ararsın. Bulursun, ama ne yapacağını bilmezsin. İçine sindiremezsin, çünkü bir rüyadır dersin, ama aslında o yaşadıklarındır seni kemiren, yavaşça yıkan, içindeki çocukluğu öldüren.

Ailen, komşun, amcan, dayın, amcaoğlun, yeğenin, kardeşin ve hatta “baba” dediğin kişi bile, sana yaşattığı travmalarla seni her zaman hatırlatır. Ve sen bu anları kendi içinde hep sorgular, onları kabul etmekte zorlanırsın. İnsanlardan, ailenin geri kalanından, çevrenden kaçmak istersin. İçinde bir yerlerde o yaşadıklarını hep taşır, ne zaman hatırlasan ağlar, bir şeyler yutkunur ama konuşamazsın.

Tüm bunlar, küçük kızın sessiz çığlığıdır aslında…

Kaleme dökmek kolay olmadı, ama bu anlattıklarım yalnızca buzdağının görünen yüzü. Nice acı hikayeler, travmalar ve istismarlar, senin, benim, hepimizin yaşadığı bu kadim memleketimizde hala devam ediyor.

Bu çığlığı artık görün ve çocuklar hep masum kalsın !