Dani geleneği, halkın yoğun ilgisiyle yeniden hayat buldu. Dani, bölgede özellikle kış öncesi veya bereket dualarının yapıldığı dönemlerde, buğdayın büyük kazanlarda kaynatılıp halka ikram edilmesiyle gerçekleştiriliyor.
Tarihçilerin ve yaşlıların anlatımına göre, Dani geleneği Osmanlı döneminden de öncesine,
Cizre’nin kadim köy kültürüne dayanıyor. Geçmişte hasat mevsiminin ardından, her aile elinde bulunan buğdaydan bir miktar getirir, büyük kazanlarda kaynatılan
buğdaya nohut, fasulye ve bazen et eklenirdi. Etkinlik sırasında dualar okunur, ihtiyaç sahiplerine öncelik verilirdi. Kıtlık dönemlerinde ise Dani, toplumsal dayanışmanın en önemli simgelerinden biri olurdu.
Her yıl Dağkapı Mahallesi’ndeki
Hz. Nuh Camii avlusunda yapılan etkinlikte, sabahın erken saatlerinde başlayan hazırlıklarda mahalle sakinleri ve gönüllüler kazanlarda buğdayı geleneksel usulle kaynatıyor.
Mahalle muhtarı Cahfer Ebret, “Dani, bölgemizin kültürel miraslarından biridir. Hem dayanışma hem de paylaşım ruhunu yaşatıyor. Bu etkinlikle gençlere geçmişimizi hatırlatmak istiyoruz” dedi.
Etkinliğe katılan vatandaşlar, Dani’nin yalnızca bir yemek değil, aynı zamanda birlik ve beraberliğin simgesi olduğunu vurguladı.
Her yıl tekrarlanan Dani etkinliği, geçmişten bugüne uzanan köklü bir geleneğin yaşatılmasını sağlarken, Cizre’nin kültürel kimliğini de gelecek kuşaklara aktarıyor.
Şırnak Ajans - Silopi Gazetesi / Mahmut İbrahimoğlu