Bitmeyen Yol: Cizre–Silopi Çilesi

Tarihin en kadim ticaret damarlarından biri olan İpek Yolu, yüzyıllar boyunca doğuyu batıya bağlayan; yalnızca ticaretin değil, kültürün, insanın ve yaşamın da akışını sağlayan eşsiz bir medeniyet hattı olmuştur. Bu kadim yolun günümüzdeki uzantılarından biri olan Cizre–Silopi hattı ise ne yazık ki bugün bu tarihi mirasa yakışmayan bir tabloyla anılmaktadır.

Silopi ile Cizre arasında uzanan bu yol, artık bölge halkı için sıradan bir ulaşım güzergâhı değil; adeta bitmeyen bir çilenin adı olmuştur. Özellikle “Güzeller Tepesi” mevkiinde oluşan kilometrelerce araç kuyrukları, normal şartlarda 20 dakika sürecek bir mesafeyi saatler süren bir bekleyişe dönüştürmektedir. Günlerce, her gün binlerce aracın geçtiği bu yol; ekonomik olması nedeniyle tercih edilse de mevcut haliyle zaman, sağlık ve ekonomi açısından büyük kayıplara yol açmaktadır.

Bu sorun yeni değil. Yıllardır Şırnak milletvekilleri başta olmak üzere yerel yöneticiler ve sivil toplum kuruluşları bu yolun iyileştirilmesi için sayısız girişimde bulunmuş, meclise önergeler sunulmuş, raporlar hazırlanmış ve kamuoyu oluşturulmaya çalışılmıştır. Hatta bu yol için ihale yapılalı uzun yıllar geçmiş olmasına rağmen, projenin hâlâ tamamlanamamış olması halkın zihninde ciddi soru işaretleri bırakmaktadır: Neden bitirilemedi? Süreç neden bu kadar uzadı? Sorumlular görevlerini yeterince yerine getirdi mi?

Bugün gelinen noktada bu yol yalnızca bir ulaşım problemi değil; insanların günlük yaşamını doğrudan etkileyen çok boyutlu bir krize dönüşmüştür. Hastaneye yetişmeye çalışan bir hasta, işine geç kalan bir çalışan, yükünü zamanında ulaştıramayan bir esnaf… Her biri bu yolun mağduru haline gelmiştir. Saatler süren bekleyişler yakıt tüketimini artırmakta, ekonomik kayıpları büyütmekte ve insanları hem fiziksel hem psikolojik olarak yıpratmaktadır.

Ancak tüm bu olumsuzlukların içinde dikkat çeken ironik bir gerçek de vardır: Bu yol artık sadece bir sorun değil, aynı zamanda bölge kültürünün bir parçası, adeta “ikonik” bir sembol haline gelmiştir. Öyle ki evlenen çiftlerin araç arkası yazılarında, gençlerin dilinde ve sevgililerin birbirine ettiği sözlerde bile bu yol kendine yer bulmuştur:

“Aşkımız Cizre–Silopi yolu gibi olsun; sorunları olsun ama hiç bitmesin…”

Bu cümle, bir yandan tebessüm ettirirken diğer yandan acı bir gerçeği de gözler önüne sermektedir. İnsanlar, yıllardır çözülmeyen bir sorunu mizaha dönüştürerek kabullenmek zorunda kalmıştır.

Oysa çözüm bellidir. Mevcut projenin hızlandırılması, sürecin şeffaf bir şekilde yönetilmesi ve kamuoyuna düzenli bilgi verilmesi artık bir zorunluluktur. Bununla birlikte alternatif yolların devreye alınması ve geçici çözümlerle trafik yükünün azaltılması da acil olarak hayata geçirilmelidir.

Unutulmamalıdır ki bir yol sadece iki noktayı birbirine bağlamaz; insanların hayatını, umudunu ve geleceğini de birbirine bağlar. İpek Yolu mirasının bir parçası olan bu hattın, geçmişine yakışır şekilde yeniden düzenlenmesi artık ertelenemez bir sorumluluktur.

Cizre–Silopi yolu kaderine terk edilecek bir güzergâh değil, bölgenin can damarıdır. Ve bu damar artık tıkanmış durumdadır. Halkın beklentisi açık ve nettir:
Bu yol, çile olmaktan çıkmalı ve yeniden hayatın akışını kolaylaştıran bir yol haline gelmelidir.