AİLE AHLAKI: MERHAMET (2)

Hz. Peygamber (sas) Hz. Hatice ile evlenmiş ve bu evlilikten ilk kızı Hz. Zeynep dünyaya gelmişti. Evlenme çağına gelince Hz. Peygamber (sas) onu, teyzesinin oğlu Ebü’l-Âs ile evlendirmişti. Hz. Peygamber’in (sas) Medine’ye hicretinden bir süre sonra kızı da hicret etmişti. Bir gün çocuklarından birisinin ağır bir şekilde hastalanması üzerine Hz. Zeynep, babasına, torununun çok hasta olduğunu, acilen gelmesi gerektiğini söyleyerek haber yollamıştı. Muhtemelen o sırada çok önemli bir işle meşgul olan Allah Resulü (sas) ona selâm gönderip, “Allah’ın aldığı ve verdiği her şey kendisine aittir. Her şey Allah katında takdir edilmiştir. Sen sabırlı ol ve mükâfatını Allah’tan bekle.” diye tavsiyede bulunmuştu. Fakat bebeğin durumu ağırlaşınca, babasını yanında görmek isteyen Zeynep Annemiz, mutlaka gelmesini isteyerek bir daha haber göndermiş, Hz. Peygamber de kızını kırmayarak beraberindekilerle birlikte onun evine gitmişti. Can çekişmekte olan çocuğu şefkat ve merhametle kucağına alan Rahmet Peygamberi (sas), gözyaşı dökmeye başlamıştı. Yanındaki arkadaşlarından Sa’d b. Ubâde, “Bu da nedir ya Resulallah?” diyerek hayretini gizleyememişti. Bunun üzerine şefkatli Nebî (sas), “Bu gözyaşı, Allah’ın, dilediği kullarının kalplerine yerleştirdiği bir rahmettir. Allah, kullarından sadece merhametli olanlara merhamet eder.” (Buhârî, “Merdâ”, 9.) buyurmuştu. (Hadislerle İslam, 3/89).

Görüyor musunuz, Rahmet ve Şefkat Peygamberi’nin (sas) metanet sınırları içerisindeki acıma duygusunu? Gözyaşını ve ağlamayı bile Cenab-ı Allah’ın bahşettiği merhamete nasıl da bağlıyor.

Merhamet nasıl da yumuşatıyor kalpleri.

Merhamet nasıl da ülfet ve muhabbet meydana getiriyor.

Merhamet, iyilik yapmaya teşvik eden bir hassasiyettir.

Merhamet, insana insanlığını hatırlatan bir duygudur.

‘Merhamet boruları döşenmiş’ bir toplum olmak için çabalamalıyız.

Yeryüzündekilere merhamet göstermedikçe Rabbimizin merhametinin talep etmeye yüzümüz tutmamalı.

Merhametle adım atmalıyız ki, muhabbet durağına varabilelim.

Muhabbet durağından kalkan vasıtaya yetişmeliyiz ki Ubudiyet semtinin İbadet sokağına gidelim.

Emin olun, bizi Rabbimizin cennetine götürecek güzergâh budur.

Adres belli ve kolay.

Hiçbir maddi navigasyon aletine ihtiyaç yok.

Rehber o (sas) olduktan sonra, menzile varmak elbette kolaylaşacaktır.

Rabbimiz, yüreğimizden merhamet ve şefkati, vicdan ve insafı eksiltmesin.

Yüce Yaratan, Rahman ve Rahim sıfatlarının tecellilerine gark etsin bizleri.

Âmin.