Cudiye misafir olmak..

Cudi’ye misafir olmak

Kutsal Cudi dağı sahip olduğu namını sadece yüce heybetiyle almadığını onun o aziz toprağına ayak basar basmaz anlıyoruz. Neden efsanelere ve mitolojiye konu olmuş Nuhun Gemisi bu dağa yanaşıp ona konmuş?

Bu sorunun açık yanıtı aslında tekbir cevapla geçiştirilmez de her karış toprağından bereket fışkırdığını söylemek mümkün. Zira çok uzak diyarlardan gelenler asla bu yüce dağda asla karınları aç kalmaz. Neler yok ki ?  Zeytin, badem, alıç, sumak ağaçlarının koru şeklini aldıkları yerler çok geniş. Yine Anadolu’nun doğu ve güneydoğusunun doğal muzu olan révas, salamurasına ve kızartmasına doyum olmayan Kerenk, yerin altından bembeyaz ve şeker tadındaki Pivok, Şırnak’ın milli yiyeceği Soryaz, yabani sarımsak olan ve otlu peynirin doğal yiyecek katkısı olan Sirık , yine otlu peynire katılan Sıtırhık, yoğurda katılınca olağanüstü tat veren Biyık, yoğurt çorbasına enfes bir tat katan Punk, yeşillik şeklinde yenilen Qizmaz. Doğal armut türü olan réri, beyaz ve kırmızı dutu ve yine kara dutu diğer doğal meyveleri.

Bu saydıklarım sadece en önemli olanlar. Daha bilmediklerimiz ve zamanla unutulanlar ayrı bir yazı konusu olabilir. Şırnak / Botan halkı binlerce yıl bu doğal yiyeceklerin şifasını bulmadığını kim iddia edebilir ? Bir görüşe göre Botan kelimesinin etimolojik kökeninin Botanikten gelmiş olması ihtimali yabana atılabilinir mi ? Nitekim Botanik sözlükte şu anlama gelir.  Bitkiler aleminden bahseden bilim kolu. Botanik terimi, Botane (ot, çayır) veya Botanikos (ot, çayır) kelimelerinden alınmıştır.

Cudi dağında envayi çeşit ot ve çayır görmek mümkün. Bu dağın en önemli niteliklerinden biri dağın bir çok bölümün olması ve her bölünün ayrı bir güzellik ve doğallığı içinde barındırıyor olması. Dağ ve tepelerin sığ ve taşlık olduğu bölümler, yoğun orman ve sulak alanların olduğu yerler ve tarıma elverişli diğer alanlar olmak üzere bir çok farklı yüzey ve bitki örtüsü alanları görmek mümkün. Bu anlamda dağın bir doğal “envanterinin” çıkarılması bu yüce dağı görmek isteyenlere farklı seçenekler sunabilecektir.

Cudi dağının makro bütününden birçok mikro alanlar tespiti yapılabilir. Bu alanları şu şekilde sınıflamak mümkün ;  değişik ağaç korulukları, çayır ve ot alanları, yabani hayvan yaşamının olduğu alanlar, tarımsal alanlar, maden alanları, su kaynaklarının yer aldığı havzalar ve milli park-sit alanı olabilecek yerler. Böyle bir ayrım bu yüce dağı tüm insanlığın ortak bir mirası yapabilme potansiyelini içerisinde barındırmaktadır. Neden tüm insanlık bu doğal güzellikleri yaşayamazsın ki ?

Cudi dağı gibi kutsal kitaplara konu olmuş ve insanlığın yeniden diriliş ve türeyiş efsanesi olan Nuh Tufanına konu olmuş olması bile bu dağı odak noktası yapabilmektedir. Tam da bu eksenden devam ettiğimizde bir evrensel anlama yurtluk yapan bir alan Cudi dağı.

Toplumlar ve ülkeler için dağların, ovaların ve nehirlerin anlamlar taşıması çok büyük şans olmalı. Hayatın, sanatın ve edebiyatın konusu olması ne kadar asil bir duygu. Coğrafyaların doğal sistemleri olan dağlar, tepeler, ovalar, nehirlere doğal güzelliklerinin yanında tarihsel ve mitolojik anlamlar olması onlara ayrı bir güzellik katar.

Cudi dağının Avgamasya bölümünde en dikkati çeken doğal alanlar badem ağaçlarının oluşturduğu koruluk bölge. Bu bölgede taşlık coğrafya yüzeyinde bembeyaz rengiyle diğer ağaçlardan ayrı bir görünüm veriyor badem ağaçları. Tüm badem ağaçları doğal şekilde yetişmiş olması ona yabani bir kimlik de veriyor. Anayurdu Iran ve Afganistan yaylaları olan badem ağacı, Eski Yunan ve Romalılar tarafından Akdeniz havzasına getirilmiş ve bölgeye çok iyi uyum sağlamıştır. Ancak Cudi dağına getirilme hikayesi belki de hiç bilinmeyecek. Kim bilir belki de Cudi dağındaki badem türünün anayurdu bu dağın ta kendisi.

Tarihe bakıldığında Cudi dağına Şırnak halkının bir kutsallık atfetmesi tesadüf değildir. Nitekim tarih boyunca dışarıdan gelen Moğolların, Perslerin yoğun saldırılarına maruz kalmış Botan bölgesi her zaman kurtuluşu bu yüce dağın inanılmaz savunma alanı geniş ve doğal mutfak özellikli doğasında  görmüştür. Aylarca Cudi Şırnak halkını ağırlamış ve misafir perverliğin en güzel örneğini tarihe nakşetmiştir.

Sözün sonu yüce Cudi dağı kuş sesleri, mavi bitki örtüsü ve cap canlı bünyesiyle her zaman insanlığın yanında olmaya devam ediyor. Bu yüzden Şırnaklı Cudiye ve tüm insanlık da Cudiye tapıyor..

Mesut Balta